Oğuz Kağan kimdir?

Ahmet B. ERCİLASUN

           Oğuz Kağan Türklerin destani ve efsanevi atasıdır. Efsane ve destanlardaki olaylar tarihte yaşanmış olayların yansıması olabilir. Aynı şekilde kişiler de tarihte yaşamış kişilerin yansıması olabilir. Ancak destan ve efsanelere yansıyan olay ve kahramanlar asıllarından bir hayli farklılaşmış olurlar. Olay ve kahramanları yüzyıllarca sözlü gelenekle aktarmaya çalışan halk muhayyilesi, eklemeler, çıkarmalar, değiştirmelerle destanı durmadan yeniler ve zenginleştirir.

Halk muhayyilesindeki değiştirmeler, destanlarda "tabakalaşma" denilen bir olguya da yol açar. Tarihte farklı zamanlarda yaşamış birbirinden farklı kahramanlar, tabakalaşma (katmanlaşma) sonunda tek bir destan kahramanında birleşir. Farklı zamanların farklı olayları da aynı kahraman etrafında toplanır. Tabakalaşma, çok eski olay ve kahramanların destanlaşmasında daha çok görülen bir olgudur. Araştırmacılar, destan tarih ilişkisini araştırırken muhtemel değişme ve tabakalaşmaları daima göz önünde bulundurmalıdırlar.

Oğuz Kağan destanındaki olaylar ve ana kahraman Oğuz için de tabakalaşma olgusu söz konusudur. Bunun en açık delili, Kıpçak, Kanglı, Karluk adlarının ve boylarının ortaya çıkışlarıyla ilgili olaylardır. Bunların hepsinin aynı tarihte, aynı hükümdarın seferleri sırasında ortaya çıkmadığı muhakkaktır. Fakat destan hepsini aynı döneme toplamıştır.

Oğuz Kağan, biri mitolojik, ikisi tarihî olmak üzere en az üç kişiliği birleştirmiş bir destan kahramanıdır.

Oğuz'un ışıktan ve ağaç kovuğundan çıkan kızlarla evlenmesi, mitolojik hatta kozmogonik (yaratılışla ilgili) tabakayı yansıtır. Işık kızdan doğan çocukların Kün (Güneş), Ay ve Yıldız adlarını; Ağaç kızdan doğan çocukların Kök (gök / atmosfer), Dağ ve Deniz adlarını almaları boşuna değildir. Güneş, ay ve yıldız uzayı, gök, dağ ve deniz dünyayı temsil eder. Yani önce uzay, sonra dünya yaratılmıştır. Bu olgu, Köktürk anıtlarında "üstte mavi gök, altta kara yer yaratıldığında" ibaresiyle ifade edilir.

Oğuz Kağan'ın temsil ettiği ilk tarihî şahsiyet Alp Er Tonga'dır. Zeki Velidi Togan, "Oğuz Kağan Destanı" adlı önemli kitabında, Anadolu ve Suriye'ye kadar uzanan batı seferleri dolayısıyla Oğuz'un Motun olamayacağını, Alp Er Tonga olması gerektiğini ileri sürer. Gerçekten de Motun'un Anadolu ve Suriye'ye uzanan seferleri yoktur. Alp Er Tonga, İran destanı Şehname'de Afrâsiyab adıyla geçer. Afrâsiyab'ın adı, Herodot'ta Madyes, Asur kaynaklarında Maduva'dır. Babası ise Herodot'ta Prototeus, Asur kaynaklarında Bartatua'dır. "Türk Dili Tarihi" kitabımda ben Afrâsiyab'ın ilk iki hecesiyle Alp Er arasında ve Bartatua ile Alp Er Tonga arasında sesçe benzerlik olduğunu belirtmiştim.

Oğuz Kağan'ın temsil ettiği ikinci tarihî şahsiyet Asya Hun hükümdarı Motun'dur. Araştırıcılar, Motun'un babası Tuman'la mücadelesi ile Oğuz Kağan'ın babası Karahan'la savaşması arasında ilgi kurmuşlardır. Motun'un 24 tümenlik ordu kurması ile Oğuz Kağan'ın 24 torunundan 24 Oğuz boyunun türemesi arasında da ilgi vardır. Türk tarihinin şafağındaki baba-oğul mücadelesi, Dede Korkut Kitabı'ndaki destani hikâyelerin birincisi olan Boğaç Han boyuna da yansımıştır.

M.Ö. 209-174 arasında 35 yıl Türk devletini yönetmiş olan hükümdarın adı Çin kaynaklarında Motun / Maodu(n)'dur. Bazı araştırıcılar, Çinlilerin Motun olarak telaffuz ettiği ismin Türkçesinin Bagatur olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu konuda Bahaeddin Ögel'in Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi'ne bakılmalıdır. Ben bir araştırmamda Türkçe adın Bagatur değil, Bugatur olması gerektiğini ileri sürmüş ve Bugatur - Oğuz/Öküz - Boğaç arasında ilgi kurmuştum. Yani hem Çin kaynağında, hem Oğuz Kağan Destanı'da, hem de Dede Korkut'ta kahramanın adı Boğa(ç) veya Öküz.

Okuyucuların ve gençlerin destanlara ilgi duyması ne kadar güzel! 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş