Okların hedefi, Türk Milleti ve Milli Devletimiz (II)

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

İddia edildiği gibi,  “PKK açılımı” nın boş olmadığını, bölücü örgütün taleplerini karşılayan yasa tasarılarında görüyoruz. Biz bu tasarıların ne olduğunu incelemeye devam edelim.
3. Siyasi Partilerin Ana Dilde Propaganda yapmasına izin verilmesi Anayasa’ya aykırıdır. Çünkü partiler egemenliğin ve devletin birer parçası gibidirler. Devletin kuruluş esasları ve anayasa ile tesis edilmiş temel yapısı ne ise o özellikleri taşırlar. Bu haliyle de, bir anlamda egemenliği temsil ederler. Yeterli oy alan her parti iktidar olur, hükümeti kurar, devletin icra yetkilerini kullanır. AKP gibi.
Partiler, bunun için demokrasilerde, rejimin temel kurumlarıdırlar.
Nitekim Siyasi Partiler Kanununa göre Partiler (özetle):
Md. 78 - Anayasanın başlangıç kısmı, 2’nci ve 3’üncü maddelerindeki hükümleri; egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğuna, dair esasları değiştirme; bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayandırma,
Md. 79 - Milli Devlet niteliğini ve devletin bağımsızlığını ortadan kaldırma,
Md. 80 - Türkiye Cumhuriyetinin dayandığı Devletin tekliği ilkesini değiştirme,
Md. 81 - Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde milli veya dini kültür veya mezhep veya ırk veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğu,
Md. 82 -  Bölünmez bir bütün olan ülkede, bölgecilik veya ırkçılık,
Md. 83 - Herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşitliğini bozma,
amacını güdemez ve faaliyette bulunamazlar.
Bir örnek de dışardan, Almanya’dan verelim. Almanya’da “Anayasaya aykırı Parti kurulamaz.” Ayrıca, “Partiler Halkın devlete, onun anayasa düzenine ve demokratik müesseselerine sıkı bağlılığını sağlamak durumundadırlar.” Demek ki bir de böyle bir görevleri var.
Devlet yapısı içindeki konumları böyle olan partilerin, devlet dilinin tekliği temel ilkesine aykırı olarak ana dillerden propaganda yapması mümkün mü? Eğer,  “PKK açılım”  paketi gereğince, ana dil propagandası serbest yapılırsa, devlet iki dilliliğe geçmiş olur. Anayasa hiçe sayılarak, TRT-6’dan sonra, devlet zemininde bir adım daha atılıyor. Böylece, teröristbaşının  “iki dilli devlet”  veya  “demokratik cumhuriyet”  talebi karşılanıyor demektir. AB’nin de bunu istediğini hatırlayalım.
Evet, yine okların hedefi, Türk Milleti’nin birliği ve egemenliği ile Milli Devletimiz olmaktadır.
4- Düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmek için, TCK 216’ncı maddesinin değiştirilmesi, milletimizin birliği açısından çok önemlidir. Bu madde neyi yasaklıyor?
 “Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik.. kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması.... Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suç sayılıyor.
Bu değişiklik yapılırken, (daha önce de yazmıştık)  “Nefret suçlarına ilişkin boşluk doğmamasına”  dikkat edilecekmiş.
Karikatür gibi, bir aldatma cümlesi. Demek ki bu maddede sayılan toplum kesimleri arasında kin ve düşmanlık doğuracak takrikler, düşünce özgürlüğünü sınırlıyormuş. Bunun için zikredilen fiiller suç olmaktan çıkarılacakmış, ama  “nefret suçlarına ilişkin”  bir durum yaratılmamak şartıyla.
Hemen soralım, toplumda “kin ve düşmanlık”  saçmak mı, yoksa nefret uyandırmak mı daha tehlikelidir? Sonra, “kin ve düşmanlık”  kaçınılmaz olarak  “nefret” duygularını doğurmaz mı?
Bu değişiklik, ülkemizde iç çatışma ortamı isteyenlerin ihtiyacını karşılamaya yarayacaktır.
Terörle Mücadele Kanunu (TMK)’nun 7. madesi de aynı mantıkla değiştirilmişti. Düşünce özgürlüğünün önünü açmak için Terör örgütünü  “şiddete özendirmeden övmek”  serbest bırakılmıştı. Terör zaten  “şiddet” demek, şiddete özendirmeden övmek nasıl olabilir ki?
TMK’nun bölücülüğü yasaklayan 8. maddesi tamamen kaldırılınca, hem bölücülük, hem de terör örgütünün övülmesi serbest olmadı mı?
Evet, yine okların hedefi, Türk Milleti’nin birliği ve egemenliği ile Milli Devletimiz olmaktadır. Devamı var

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları