Okul dizileri

A+A-
Arslan TEKİN

Televizyon kanallarında okul dizileri furyası var... Hepsi rezil... En rezili son dizi:  “Bizim Okul”. Bir mektup gelmişti. Ancak bugün meseleye temas edebiliyorum:
“Ben bir, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Son zamanlarda arka arkaya çekilen okul dizilerine ATV’de yayınlanan ‘Bizim Okul’ da eklendi. Diğer diziler eğitim ve öğretime yeterince zarar veriyordu; ancak, bu hepsinden beter gibi duruyor. Bu dizide öğretmenlere hakaret edilmektedir. Toplum nezdinde zaten itibarsızlaşan öğretmenler bu dizilerle daha da hırpalanmaktadır. Dizide öğretmenler boş boş oturan, bilgisiz, kişiliksiz, psikolojik sorunlu hareketleri olan, Türkçeyi doğru konuşamayan kişiler olarak gösterilmektedir. Bunlar iftiradır. Siz de bir eğitimci olarak biliyorsunuz ki yoğun iş ve ders yüküyle, büyük bir özveriyle çalışmaktayız. Okulumuz, evimiz belli değil. Bu diziler bizi rencide ettiği kadar öğrencilere de kötü örnek olmakta. Öğrencilerimin bu dizilerdeki öğrenciler gibi konuştuğuna bizzat şahit oldum. İşimiz zaten zorken bu diziler yüzünden daha zorlaşmaktadır...” (Bilgehan Ayata)
Bilgehan Bey, yerden göğe kadar haklı. Lise ve üniversite dizileri kaç tane bilmiyorum ama gözüme çarpanların hepsi, öğrencileri tembelliğe, haylazlığa, gayrimeşru ilişkilere, yalancılığa, hırsızlığa alıştıracak nitelikte... Hiçbir dizide örnek öğrenci yok. Çeşit olsun diye konulanlar da yalancılığın, gayrimeşruluğun  “erdemini” (!) fark ettirmek için konuyor!
Reytingi yakalamak kadar kolay bir yol yoktur. Esas olan seviye yakalamaktır. Dizilerin öğretici olma gibi bir maksat taşıdığını düşünemeyiz elbette. Cemiyetin iyi ve kötü yönleri ister istemez abartılı aksettirilecektir. Ama  “haya”  diye, “fazilet”  diye hasletler var. Dizilerde bunları göremeyecek miyiz?
Dizilerde “Türkçe” yok her şeyden önce... Her dizinin bir de  “Türkçe danışmanı”  olması gerekmez mi?

 

***

 

Yeni Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’nın, bir “Türk” tarafı olması gerek. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’yla yakındı. Yazıcıoğlu ve arkadaşları MHP’den ayrıldıktan sonra haftalık “Yeni Hafta” gazetesini kurmuşlar, bir yıl sonra da gazetenin perde arkası yayın müdürlüğünü Nabi Avcı üstlenmiş, ayrıca gazetenin arka sayfasında  “Molla Kasım” imzasıyla mizahî siyasî yazılar yazmıştı. Yine, çocuklarını Türk Ocağı’nın İzci Grubu’na göndermişti. Benim 2 büyük çocuğum da ilk ve ortaokul sıralarında bu izci grubundaydı, Bolu dağlarına kampa giderlerdi, oradan biliyorum.
Başbakan  “Türk”ü, kastından mı, cehaletinden mi, ayak altına alsa da Nabi Bey,  “Türk”ün manasını idrâk eder (diye düşünüyorum!).
Nabi Bey! Mekteplerde Erdoğan’ı arkalayıp  “Türk”ü ayak altına alabilirler; önüne geçin lütfen. İki: Türkçe darmadağınık; öğrencilerin kafası karışık... Çare bulun! Üç: Okul dizilerine müdahale edin!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları