Olayı aralarında paylaşmışlar

A+A-
Afet ILGAZ

Diyarbakır Emniyet Müdürü, o akıllara ziyan lafları ederken, kendilerine ağlamamız tavsiye edilen insanlar Güneydoğu Anadolu illerini bombalarla yakıp yıkıyorlardı. İşin en acı tarafı, saldırdıkları yerler, okullar. Cumhuriyet okullarını yakıp yıkıyorlar. Bunlarla cumhuriyeti el altından yıkanlar arasında ne fark var?

 

***

 


Eskiden Genelkurmay Başkanlarımızın ve komutanlarımızın o illere gidip halkla selamlaşmasını sevinçle izlerdim. Bu sefer ise bir gösteriyi izler gibi izledim. Yumruğu havaya kaldırmalar, kendini alkışlayanları alkışlarla cevaplamak gibi artistlik pozlar, gerçeği yansıtmayan hamasi konuşmalar...
Şimdiye kadar Suriye sınırında niye böyle olaylar olmuyordu? Başbakan diyor ki,  “Esad’la kardeşliğimiz konusunu öne sürüp duruyorlar, bize arkasını dönene biz de gerekli cevabı veririz.”
Esad Türkiye’ye ne zaman ve nasıl arkasını döndü? Ne zaman ve nasıl kötülük etti? Kafa kesen muhaliflerin resimleri boy boy ortadayken Suriye devletinin kendini bu sürüden korumak üzere harekete geçmesini Esad’ın Türkiye’ye arkasını dönmesi olarak mı yorumluyorsunuz?
Sınırda gördüğüm ziyaret çok hüzün vericiydi. Ordumuz kendini alkışlattı. Oradaki hayatından bezmiş köylüler “en büyük asker bizim asker” diye tezahürat yaptı ama gerçek bu muydu? Bunlar haklı ve doğru alkışlar mıydı?

 

***

 

Bülent Arınç, “PKK’ya ağlamayan, insan değildir” lafını çok beğenmiş. Bunu ayrıca bölge valilerine de örnek gösteriyor. Bir de üstelik “gönülden konuştuğunu” iddia ediyor. Bu durumda Başbakan ya gönülden konuşmuyor ya Diyarbakır Emniyet Müdürü’nün tarifine göre insan olmaktan çıkıyor ya da hepsi, ya da hiç biri.
Bu kadar çelişkili konuşmalar ancak hesaplanarak yapılır. Demek ki, “sen öyle konuş, ben de böyle konuşayım” havasında bir paylaşım yapıldı. Bülent Arınç şunlara, Tayyip Erdoğan bunlara seslenmiş oldu. Ne şiş yansın ne kebap!

 

***

 


Bu o kadar böyle ki matematik işleminin sağlaması, Tayyip Erdoğan’ın bir cümlesinde gizliydi: “... eğer bu milliyetçilikse, ben milliyetçiyim”.
O kadar kolay değil efendim. Öyle, bir kelimeyle milliyetçi olunmuyor, bir itirafla da olunmuyor. Ayrıca senin, zaten milliyetçi olman lazım. Sözünü ettiğimiz şey Avrupa’nın nasyonalizmi değil elbette. 7 düvelle münasebet kurmuş Türk milletinin, uzaklarda kalmış kardeşlerine duyduğu özlem, sevgi ve yakındaki kardeşlerine duyduğu itina ve şefkattir. Atatürk, boşuna altı oktan birini milliyetçilik olarak vasıflandırmamıştır. O olmazsa, hiçbir şey olmuyor. Onun bunun peşine takılıp gidiyorsunuz. Ne sevgi ne özlem ne merhamet ne itina ne cesaret kalıyor.

 

***

 


Türkiye’deki gelişmeleri takip edebilmek çok zor. Yazımı yazıp yolladıktan sonra uçak hadisesini öğrendim. Rusya’dan gelen uçak Türkiye’de durdurulmuş ve aranmış. Böyle kritik bir zamanda yasal hakkımız da olsa bunu yapmak akla ziyan bir davranış. Siz muhaliflere her türlü hafif ve ağır silahı yollayın ama Rusya’nın yolladığı dinleme cihazlarına el koyun. Sonuç olarak, Putin’in gezisi bu uçak hadisesinden evvel iptal olsa da, yapılan diplomatik ve askeri hatalara cevap olarak iptal ediliyor. Devlet yönetimi ve devlet adamlığı hakkında hiçbir bilgisi ve tecrübesi olmayanlar ülkelerinin çıkarlarını düşünmeden hareket ederler, yakında doğal gazın iptalini bekleyelim diyeceğim ama diyemiyorum. Kibarlık gösterdiler ve doğal gazın devamını sağladılar ama kibarlık ne zamana kadar?..

Yazarın Diğer Yazıları