Ölümünün 300. yıldönümünde şair Nâbî

Ahmet SEVGİ

2012 yılı, ölümünün 300. yıldönümü münasebetiyle UNESCO tarafından Nâbî yılı ilan edildi. Türk şiirinde bir “ekol şahsiyet” olma özelliği taşıyan Nâbî’yi (1642-1712) hiç olmazsa bu vesile ile anmak ve şiirimize getirdiği yenilikler üzerinde durmak boynumuzun borcudur diye düşünüyorum...
“Nâbî Dîvânı” nda yer alan 10 bini aşkın beyit içerisinde Nâbî Efendi’nin kişiliğini ve şiir anlayışını en iyi yansıtan beyit kanaatimizce şudur: “Sözde darb-ı mesel îrâdına söz yok ammâ//Söz odur âleme senden kala bir darb-ı mesel.” Şair meâlen diyor ki: “Söz arasında atasözü zikretmek iyidir, hoştur ama esas olan sizden geriye atasözü misali dilden dile dolaşacak güzel sözlerin kalmasıdır.” Gerçekten de Nâbî şiirlerini hep bu ideali gerçekleştirebilmek için kaleme almış, çoğunlukla da hedefine ulaşmıştır. Bu yüzdendir ki haklı olarak edebiyat tarihleri onu “hikemî tarzın en büyük temsilcisi” olarak kaydetmiştir.
Duygu ve düşüncelerin didaktik bir üslupla dile getirildiği hikemî şiirin örneklerine Nâbî’de çokça rastlamak mümkündür. Biz bu sınırlı sütunda onlardan birkaçına işaret etmek istiyoruz...
Hayatta mutlu olmayı ve huzur içinde bir ömür geçirmeyi kim istemez? Ama bu her zaman mümkün olmuyor. Mümkün olmamasının altında yatan temel neden de insanların hakkına razı olmaması ve haddini bilmemesidir. Toplumda her zaman var olan ve fertleri huzursuz eden bu hastalığın tedavisi için Nâbî şöyle bir teklifte bulunuyor:
“Senden ednâyı görüp şükr ile demsâz olmak//Senden âlâlara reşk eylemenin merhemidir.” (Kişinin, kendinden daha aşağı durumda olanlara bakıp kendi haline şükretmesi, kendinden yukarıda olanlara haset etmesini önler.) Hakkına razı olmamak ve haset gibi insanlığın bu ezelî hastalıklarını Kendimizden aşağıdakilere bakıp halimize şükreder ve kendimizden yukarıda olanlara özenmeden vazgeçersek ancak yenebiliriz. Bu bakımdan Nâbî’nin tespiti dikkate şayandır.
İnsanlığın bir başka ezelî hastalığı da kibirdir. Malum, C. Allah, Hz. Âdem’i yaratır ve meleklere, ona secde etmelerini emreder. İblis dışındakiler hemen secde ederler. Şeytan kibirlenip secde etmez. Ben ondan daha hayırlıyım, çünkü ben ateşten yaratıldım, Âdem ise çamurdan, der. Maalesef o günden beri bu kibir illeti insanlar arasında da görülmektedir.
Farz edelim ki maddî yahut manevî yönden tanınmış birisiniz. Şöhretiniz cihanı tutmuş, başınız göğe değmiş. Sonuçta Allah’ın hakir bir kulu değil misiniz?.. Bakınız bu gerçeği Nâbî nasıl dile getirmiş: “Tutalım çarha erişmiş câhın//Yine ednâ kulusun Allâh’ın...”
Sosyal bir varlık olması hasebiyle insanın ister istemez dostu da oluyor düşmanı da... Ancak atalarımız “Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur” demişler. Aynı şeyi Nâbî de şöyle ifade etmektedir: “Sen kabul eyle bu pendi benden//Dostluk var iken olma düşmen...”
Toplumda çok sık rastlanan problemlerden bir diğeri de insanların yaşantılarındaki anormalliklerdir. Özellikle sonradan görmelerde tesadüf edilen bu gösteriş budalalığı da sosyal dokuyu tahrip eden hastalıklardandır. Nâbî bu konuda da: “Kendi ef’âline uysun hâlin//Ne kadar var ise de ikbâlin” diyerek ne kadar mal-mülk, makam-mevki sahibi olursak olalım karakterimizi bozmamamız gerektiğini vurgulamaktadır.
Kısacası; Nâbî: “Hikmet-âmîz gerekdir eş’âr//Ki meâli ola irşâda medâr.” (Şiir, insana ibret dersi verici olmalı ki mânâsıyla insanları doğru yola sevk edebilsin.) Yahut: “Teveccüh etmez idim şi’re Nâbiyâ bu kadar//Beyân-ı sırr-ı hikem olmayaydı mazmûnu” (Gayesi, hikemî sırları beyan etmek olmasaydı şiire bu kadar yönelmezdim) gibi beyitlerinde de ifade ettiği üzere bililtizam hikmetli şiirler söylemiş böylece de “hikemî tarzın en büyük temsilcisi” unvanını kazanmıştır.
Ölümünün 300. yıldönümünde şair Nâbî’yi rahmetle anıyoruz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş