Onların meselesi Halaçoğlu mu?

A+A-
Mehmet GÜL

Halaçoğlu’nun malum beyanı üzerine eteğinde erik kurusu olan herkes feryada başladı. Kimisi terbiyesizce ‘Alın bu adamı’ bile dedi. Kimisi de hiç uzmanlığı olmayan bir konuda, bu işin zirvesindeki bir ilim adamını neredeyse bilgisizlik, yalancılık ve hatta ırkçılıkla suçluyordu. Zaten bu tipleri hepimiz biliyoruz. Irkçılık yaptığını iddia edip onun görevden alınmasını isteyenler arasında DTP bile vardı. İyi ama DTP’nin neredeyse tamamı her gün bölücü demeçler veriyor, davranışlar sergiliyordu. Üstelik daha dün bölücü teröristlik suçundan hapiste yatan Sebahat Tuncel ne çabuk bütünleştirici olmuştu, milli birlikten yana olmuştu. Halaçoğlu’na saldıran ekip hiç ‘Bunlardan milletvekili olmaz, bunlar düpedüz bölücü, meclisten atın bunları’ dedi mi? Birilerinin ‘Ama onların dokunulmazlıkları var artık bunu yapamayız’ dediklerini duyar gibiyiz. İyi o zaman, bunların milletvekili olmadan önce söyledikleri ne olacak. Leyla Zana açıkça her sözünde bölücülük yapmıyor mu? Onunla ilgili hangi tepkiniz oldu? Milliyet gazetesi açıkça bölücülüğü tahrik eden Kürt Alevi ayrımına giderek bölücülük yaparken hiç birinizin memnuniyetsizliğinizi ifade eden bir belirti görmedik. Bırakın yabancı servislerin sözde ilim adamlarını, bu ülkede bu milletin başbakan yaptığı bir insan 36 etnik gruptan bahsediyor, Türkleri de bunlardan birisi yapıyor. Üst kimliklerden biri olarak bile ortaya koymuyor. Siz taklacılar onu alkışlıyorsunuz. Biriniz çıkıp ‘Bir ülkenin başbakanı ancak birlik bütünlük telkini yapabilir, bu söyledikleri doğru bile olsa onun sorumluluğu bunu ifadeye manidir, istifa etmelidir’ dediniz mi? Ne istifası, üstelik onu bu konuda destekleyip beslediniz. Söylemediği sözlerden dolayı ise Yusuf Halaçoğlu’na ‘İstifa etsin, alın bu adamı’ naraları atıyorsunuz. Önce yere düşen takkenizi alıp şu kelinizi bir örtün de millet anlamasın bari.
Halaçoğlu yerli yabancı belgelere dayanarak ilmi bir sonuca varmış. Zaten bu tür tepkilerin olabileceğini de hesaplamıştır. Ben bir iki örnekle ona destek olmak istiyorum. Burhan Kocadağ ‘Doğuda Aşiretler Kürtler Aleviler’ isimli kitabında doğuda nüfus kesafetindeki değişimi izah ederken ‘Olayların akışı ile yerli Ermenilerin bir kısmı göç etmiş kalanlar da Müslümanlığa şeklen dönüşüm yaparak çoğunluğa uymuşlardır.’ (sf 218) Buradaki şeklen sözü ile Halaçoğlu’nun gözüken nitelemesi aynı şeyi ifade etmektedir. Burhan Kocadağ günümüzde de onlara ‘dönme’ denildiğini belirtiyor. Burhan Kocadağ’ın Varta doğumlu olduğunu da özellikle ifade edelim.
‘Saadettin Paşa’nın Anıları’ ismiyle kitapçılarda da satılan çok önemli bir kitap var. Olayların başlangıç noktası sayılan 1896 tarihinde Bitlis-Muş-Van bölgesine gidip sükuneti sağlamak, çatışmaları durdurmak isteyen paşanın günlüğünden alınmıştır. Biz bunlardan sadece birini nakledelim: Paşaya bir haber gelir ki Sason’da Ermeniler, kiliselerini kapatmışlar ve 2000 kadarı Müslüman olup namaz kılmaktadırlar. Paşa hayret eder. Yine benzer haberler gelir. Çeşitli köylerde kiliseler camilere çevrilmiş ve Müslümanlara kız vermeye başlamışlar. Sonra anlaşılır ki Avrupa’nın Hıristiyan kamuoyunu yanlarına almak için, Batı hükümet ve gazetelerine bütün bunların zorla yaptırıldığını, baskı ve zulüm gördüklerini bildirmektedirler.
Mıgırdiç Margosyan’ın  Müslüman adı Ali olan babası 5 vakit namazlı Serkis’in onu İstanbul’a gönderme sebebini ‘Tespih Taneleri’ isimli kitabında yazdığı şekli ile Ermenice’yi iyi öğrenmek için olduğunu söylüyor. Onu gönderirken ‘Kendi dilini iyice öğren, adam ol’ diyor Ali, yani Serkis. Dayısı Haçadur da Müslüman adı İsmail Temiz. Babası Serkis Ali de kızı Artemis’i onu ‘Ermenistan bayrağına kurban edeceğim’ diye sevmektedir. Zaten Diyarbakır’daki bütün Ermeniler Rusya’nın Ermenilere kapılarını açtığı söylentisi üzerine radyo haberlerini hiç kaçırmamakta ve Ermenistan’a gitmek için yanıp tutuşmaktadırlar. Yani öyle Türkiye’ye söylendiği gibi bağlı falan da değildir. Daha pek çok örnek verilebilir. Bunların Türk Tarih Kurumu’nda fazlasıyla olduğu kesindir. ‘İstemezük’çü takımın asıl derdi, milletimizin uyanıp Kürtçülük adı altında Osmanlıcılık yapıldığını anlamasıdır. Serkis ne kadar Ali ise, bunların bir çoğu da o kadar Kürttür.

Yazarın Diğer Yazıları