Onur Öymen'in onurlu direnişine destek verin

İsrafil K.KUMBASAR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, işbirlikçi teslimiyet iktidarının  “Artık analar ağlamasın”  sloganının arkasına sığınarak, tam da Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım günü TBMM gündemine indirdiği ‘yıkım’ projesi ile ilgili yaptığı konuşmada, aynen şu ifadeleri kullanıyordu:
- “Atatürk Şeyh Sait ile müzakere etti mi? Dersim isyanını yapanlarla müzakere etti mi? Onların sözcüleriyle, temsilcileriyle masaya mı oturdu? Bunların hiçbirini yapmadı. Yabancı ülkelerin istihbaratından mı yararlandı? Hayır. Türkiye’nin istihbaratından yararlandı. Ve kısa bir sürede bütün terör örgütlerini dize getirdi. ‘Analar ağlamasın’ diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı? Kimse çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Buz şu Yunanlarla anlaşalım.’ dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Bir tek kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın diye bu mücadeleyi durduralım’dedi mi? Dünyada diyen var mı? İlk siz diyorsunuz. Niçin. Çünkü terörle mücadele cesaretiniz yok.”

* * *

Onur Öymen, etnik rahatsızlık duymadan  “Ne mutlu Türküm diyene”  diyebilen herkesin gözünü kırpmadan rahatlıkla altına imza atabileceği bu sözlerden dolayı, ihanet çetelerinin boy hedefi haline geldi.
‘Etnik’ rahatsızlıklarını, kökleri dışarıda olan ‘gayrimilli’ ideolojilerin arkasına gizlemeye çalışan hainler, öz be öz Türk olan ‘alevi’ vatandaşlar üzerinden hücuma geçerek, CHP’den Öymen’in kellesini istiyorlar.
Kervana, ‘zihniyet’ açısından ‘ülke bütünlüğünü’ savunanları ‘bölücülük’ ile itham edip, ‘ülkeyi parçalamaya’ çalışan bölücülere alkış tutan iktidar sahipleri ile ‘laik’ olmanın dışında hiçbir farkları bulunmayan bazı CHP yöneticileri de katıldı.
Fena dolduruşa geldiği anlaşılan Kemal Kılıçdaroğlu, aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Sayın Öymen, tepkiler karşısında gereğini yapmak zorundadır. Bir politikacı, bu olayın gereğinin ne olduğunu çok iyi bilir.”

* * *


Neymiş efendim?
Onur Öymen, CHP’nin kurucusu olan Atatürk döneminde ‘Dersim’de devlet otoritesine başkaldıran hainlere karşı başvurulan yöntemleri savunuyormuş.
Nitekim, sözlerinin aynen arkasında duran Öymen, eleştirilere şu karşılığı verdi:
- “Ben gereğini yaptım. Görevim Atatürk’e sahip çıkmaktır. CHP iktidarında Atatürk’ün kararını aldığı, Celal Bayar’ın uyguladığı bir olaya sahip çıktım.”
Peki ne yapacaktı Onur Bey?
Mesela, şöyle mi diyecekti:
- “Dersim hadisesi, CHP tarihinde kara bir lekedir. Atatürk çok büyük bir yanlış yaptı. Osmanlı döneminde Ermeni çeteler ile işbirliği yapan, Cumhuriyet kurulduktan sonra da topyekun  isyana kalkışan hainlerin Dersim bölgesinde ayrı bir devlet kurmalarına izin vermedi.”
Bu muydu istedikleri?

* * *


Hani ‘fikir özgürlüğü’ esas olmalıydı?
Hani her isteyenin, düşüncelerini hiçbir baskı altında kalmadan, korkusuzca dile getirme hürriyeti bulunmalıydı?
Yoksa fikir özgürlüğü, sadece ‘hainlere’ tanınması gereken ‘imtiyazlı’ bir hak mıdır?
Türk töresinde temel kuraldır:
 “Devlete baş kaldıranın başı ezilir.”
Bu böyle biline.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş