Onurlu ve anlamlı bir istifa

Altemur KILIÇ
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, dün partisinin Genel Başkanlığından istifa etti. Sitelerde, özellikle mâlum Vakit sitesinde görüntülenen kasetten dolayı, hükûmeti komplo yapmakla suçladı. Bu istifa, siyaset tarihimizde,  hep anılacak, önemli bir olay. Konuşmanın kendisi de, gene tarihe geçecek,  duygusal, samimi, iddiaları gerçek, zorunlu bir konuşma!
Dinlerken gözlerim yaşardı ve söz  “istifa” noktasına gelince, salondaki  bazıları gibi, içimden  “yapma”  demek geldi... Hem değerli, deneyimli ve yürekli  bir liderin, hazin ve haksız sonu olacağını, hem de, bunun komployu yapanlara prim vermek olacağını düşündüğüm için! Üstelik, Baykal’ın tam bu sırada sahadan çekilmesi, CHP’de lider boşluğu yaratacak, parti içinde kaçınılmaz liderlik rekabeti, AKP’ye ve karanlık emellerine karşı mücadelede en güçlü kale CHP’yi  güçsüz bırakacak! 
Taşlar 
Bu arada herkes eteklerindeki taşları, emellerini ortaya döküyor... Kimin, kim olduğu, maksatları daha iyi anlaşılıyor.
Ben, Baykal’ın siyasi geleceği konusunda tahminler ve yorumlar yapmayacağım.
Evet, Baykal  “istifa ettim” deyince üzüldüm ancak, sonra serin kanlı düşününce, onun onurlu ve doğru olanı yaptığını düşünüyorum. Baykal, tuzağa düşmedi, iktidarın  “oyununa” gelmedi ve şimdi daha da güçlendi. AKP iktidarını açıkça suçlamak ve hem de meydan okumakla, başkalarının sonunu hazırlamıştır. Bundan sonra, onun ve namuslu olan herkesin, öncelik ve özellikle bu fesat kasetlerinin nasıl çekildiğini ve nasıl  servis edildiğini araştırıp bulması gerekmektedir. Burada da asıl görev devlete, daha doğrusu  “devlete” ve  kurumlarını elinde tutan iktidar partisine düşer.. Bu  “masumiyeti ispata”  zorlamak değil, ülkeyi saran karanlık bulutları dağıtmak görevidir.
Bu konuda doğruları söylediği için Baykal’a kızan Erdoğan, eğer yatak odaları izlemelere, telefon dinlemelere hakikaten karşı ise, bunların odağı olan 
“Ergenekon iddialarında”  bu yöntemlerin kullanılmasını neden takbih ve
men etmez? Aksine savcılığını yapar!
Haberdar olmak
Bu yazıyı yazarken aklıma geldi; can dostım  Şiar Cavit Yalçın’ın babası eski Maliye Nazırı Cavit Beyin neden idama mahkum edildiğini, İstiklal Mahkemesi yargıcı babam Kılıç Ali’ye sorduğumda  “Cavit Bey komplonun içinde değildi ama haberi   vardı”  demişti. Bence, normal şartlarda   “komplodan” haberdar olmak idam sebebi olamaz... Ancak, şu sırada devletin bütün  kurumlarını elinde tutan Başbakan Erdoğan’ın bu olaydan ve kasetten önceden haberdar olmaması, en azından merak konusu. Hükûmet eğer bu kasetten önceden  “haberdar”  olmuş ve hiçbir şey şey yapmamısa, bu  “suça ortaklık” sayılır! Dünyada hiçbir şey, sonuna kadar ne kaybolur, ne de gizli kalır.. Umarım bu olay hususunda da öyle olacak, gerçekler er veya geç, ortaya çıkacaktır... Çok geç olmazsa, sonunda  bitecek olan Baykal olmayacaktır!
Pensilvanya  ayağı
Baykal’ın konuşmasında, ayrıntı olmayan  “ayrıntı”  vardı. Pensilvanya’dan gelen  destek  “mesajı”... Yani bu komplonun malum cemaatin komplosu olmadığı mesajı... Ancak, burada zımni bir anlam var... Benim anladığım kadar,  “cemaat”   bu işlerı Ergenekon kapsamında yapar da,  “bu sefer”  biz yapmadık demek mi  istediler? 
İlk ve son taş
İstifadan önce yazdığım  “İlk taşı kim atacak” başlıklı yazımda bu alçak komplonun maksadının ne olduğunu yazmıştım.. Gördüğüm lüzum üzerine özetleyeyim; Bu operasyon -komplo-, Türkiye üzerinde ve aleyhinde oynanmakta olan “Büyük oyunun”  müstehcen bir perdesi!... Türkiye en kritik noktada... Bütün tehdit ve tehlikeler sarmal olmuş; irticadan, bölücülükten,  “Anayasa paketine” kadar! İç ve dış  “eşkıya”  bu durum ve ortamda, Türkiye’deki bütün  “kaleleri”  düşürmek istemezler mi? Yargının bağımsızlığı tehlikede... TC ulus devlet yapısı değiştirilmek isteniyor. En vahimi, son kale, Türk Ordusu yıpratılıyor, milletin ordusuna geleneksel saygı ve güveni sarsıyorlar... Şehit cenazeleri bölücülere karşı mücadelede azmimizi artırırken, alçak PKK saldırılarını ve şehit cenazelerini meşum emelleri için kullanıyorlar! En acısı, başarılı da oluyorlar!
Baykal istifa etmekle bizi, Atatürk milliyetçilerini üzdü ama,  “şeytan arabasının” tekerine  çomak soktu, şeytan taşladı!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş