Operasyon Valkyre final...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Yüzbaşı Ahmet Özkılıç, 15 Temmuz'un bilinmeyen yönlerini anlatmaya devam ediyor:

6- Filmde darbeden habersiz tabur komutanı Binbaşı'ya ve astı olan bölük komutanlarına alarm haberi Binbaşı havuzda yüzerken geliyor. Bana da 14 aylık kızımı kollarımda sallayarak oynatmaya çalışırken geliyor. Yani her ikimize de kendi özel işlerimizle ilgilenirken geliyor alarm haberi.

7- Filmde Propaganda Bakanlığı'na giden taburun bir bölük komutanı gecenin ilerleyen saatlerinde "bir terslik olduğunu, galiba darbe olduğunu" söylüyor. Tabur komutanı da "ben de hissediyorum, ancak ne tarafta olduğumuzu bilmiyorum" diyor. Biz de Genelkurmay içinde bölük komutanları olarak ben, Adil Yüzbaşı, Hüseyin Yüzbaşı ve İsmail Üsteğmen, gece boyunca tabur komutanına her duyduğumuz haberi aktarıyoruz ve tabur komutanı her defasında bize mantıklı açıklamalar yaparak bizi ikna edip gönderiyor. Fakat son gidişimizde ona "burada ters şeylerin olduğunu, bizi doğru bilgilendirmesini, doğru yerde olup olmadığımızı" sorup onu sıkıştırınca bize sinirli bir şekilde "bizim doğru yerde ve tarafta olduğumuzu, kendisini beklememizi ve karargaha gidip geleceğini" söyleyip yanımızdan ayrılıyor.

8- Filmde tabur komutanı Binbaşı, Propaganda Bakanı'nın odasında telefon ile Hitler'le konuşunca gerçeği öğreniyor ve Hitler'in emrine göre hareket ediyor. Taburunu toplayıp darbecileri tutuklamaya ve darbenin başarısız olmasında kilit rol oynuyor. Tabur komutanımız yanımızdan ayrılır ayrılmaz yanımıza gelen Genelkurmay Başkanı'nın yakın koruması vasıtasıyla biz de telefon ile konuştuğumuz Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'dan gerçeği öğreniyoruz ve onun verdiği emre göre hareket ediyoruz. Bizim gerçeği öğrenip tankları boşalttığımızı karargahtaki darbeyi yönetenler öğrenince dirençleri kırılıyor ve teslim olmak zorunda kalıyorlar. Aslında biz de burada darbenin başarısız olmasında büyük rol oynuyoruz.

9- Filmde Tabur Komutanı Binbaşı ve Ordu Muhabere Merkezi Komutanı Yüzbaşı gerçeği öğrenene kadar amirleri tarafından kendilerine verilen emirleri görevleri gereği icra ediyorlar. Ortamın belirsizliğinden dolayı kendilerine gelen çelişkili emirleri dahi sorgulamadan mutlak itaat çerçevesinde yerine getiriyorlar. Ben de KOKTOD görevim kapsamında amirimin verdiği emirleri yerine getirdim. Olayların belirsizliğinden dolayı söylediklerine güveneceğim birinci amirimdir, yani tabur komutanımdır. Her şeyin belirsiz, kaos halinde olduğu bir ortamda neyin doğru, neyin yanlış olduğun anlaşılamadığından mecburen amirin verdiği emri sorgulamadan yerine getirmek zorundasınız. Zaten sorgularsanız da o kaosta bir sonuca varamazsınız. Bu yüzden kafanıza göre değil sadece amirinizin verdiği emre göre hareket edersiniz.

10- Filmde tüm askeri birliklere darbe karargahı tarafından VALKYRE Planı Uygulama emri çekilerek birlikler harekete geçiriliyor. Ankara'da da 4. Kolordu ve 28. Piyade Tugayına darbeciler tarafından Genelkurmay Başkanlığı MEDAS sistemi üzerinden "Zırhlı Birlik İntikali" konulu emir çekilerek benim görev yaptığım 28. Mekanize Piyade Tugayı harekete geçiriliyor.

Her iki darbe girişimindeki genel benzerlikler:

* Her iki darbe girişiminin planlamasında da sivillerde yer alıyor.

* Her iki darbe girişiminde de devlet başkanlarına suikast girişiminde bulunuluyor ve her ikisinde de başarısızlıkla sonuçlanıyor.

* Filmde Almanya'daki darbe girişiminde Hitler radyodan "olayın asker içerisindeki küçük bir vatan haini grubun kalkışması olduğu ve olayın kısa zamanda bastırılacağını" söylüyor. Türkiye'deki darbe girişiminde Başbakan ve Cumhurbaşkanı televizyondan "olayın asker içerisindeki FETÖ'cü küçük bir grubun kalkışması olduğu ve en kısa sürede bastırılacağını" söylüyor. Dikkat edilirse hem filmde hem de 15 Temmuz'da devlet başkanları sadece "kalkışma" kelimesini kullanıyorlar, "darbe" kelimesini değil.

* Filmde darbecilerin bulunduğu karargahta darbeye direnen birkaç kişi darbeciler tarafından derdest edilerek bir odaya kapatılıyorlar. Ankara'da Genelkurmay Karargahında da darbeye direnenler derdest edilerek Akıncı Hava Üssü'ne götürülüp bir odaya kapatılıyorlar.

* Filmde darbe planına göre Hitler'in bulunduğu toplantı salonunda bomba patlar patlamaz birliklere alarm verilip VALKYRE Planı devreye sokulması gerekirken, darbeci generaller Hitler'in ölüp ölmediğinden emin olamadıkları için alarm vermekte geç kalıyorlar. Bu da darbenin başarısızlıkla sonuçlanmasının ilk sebebi oluyor. 15 Temmuz'da ise darbeciler planlarının açığa çıkmış olabileceğini düşünerekten paniğe kapılıp plana göre 16 Temmuz 2016 günü saat 03.00'da başlayacak olan darbeyi erkenden 15 Temmuz 2016 günü saat 20.30'da başlatıyorlar. Bu da darbenin başarısızlıkla sonuçlanmasının ilk sebebi oluyor.

Filmdeki darbe girişimi ile 15 Temmuz'da ki darbe girişimi arasındaki tek fark ise;

Filmdekinde sadece planlayıcı 4 sivil ve 8-10 asker cezalandırılıyor, fakat kandırılarak dışarı çıkarılan ve devlet kurumlarını bilfiil işgal eden hiçbir asker cezalandırılmıyor.

15 Temmuz'dakinde ise planlayan da, benim gibi kandırılarak dışarı çıkarılan ve Genelkurmayın emniyetini aldığını düşünen masum askerler de cezalandırılıyor."

***

Mektup burada bitiyor. Aylar önce bu sütundan üç günlük "Rövanş" adlı darbenin provasını "kurgu-roman" haline getirenleri yazmıştım. "Operasyon Valkyre" filmini yeniden seyredince "yerli ve millî" olmayan unsurların her zamanki gibi "güdümlü" olduğu kanaatim depreşti... Hollywood yıldızlarının sözde barış elçisi olarak gittikleri yerlerin tamamında iç savaşlar çıktığını hatırlatıp "darbe girişimi"ni mercek altına almaya devam edeceğiz...

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları