Operasyonu sonra değil önce yapın

A+A-
Afet ILGAZ

Her şehit haberinden sonra şu cümleyi duyarız:
“Bölgede operasyonlara başlandı” ...
Siyasi iktidar da her şehit haberinden, özellikle toplu şehit haberlerinden sonra çıkıp olayı bir haberci gibi anlatır. Oysa o lafları biraz önce haberciler söylemiştir. Kaç şehit var, olay nasıl olmuş...
Operasyonları olaydan önce yapamıyorsanız ve şehit haberlerinden sonra da söyleyecek bir şeyiniz yoksa boş laflar etmeyin, susun.
Kandil’e girilebilirmiş. Bari yerini, saatini, gününü de söyleyin. Bu terör olaylarında ciddiye alınacak bir tek şey var, askerlerimizi onar onar kaybetmekte oluşumuz.
HHH
Ne garip bir ülke olduk! Güneydoğu’da veya başka bir yerde sekizer onar şehitler verilirken bir kısım insanlar, bir kısım yerlerde vur patlasın, çal oynasın yapıyorlar. Oysa topyekûn seferberlik halinde olmamız gerekmez mi?
Teröriste dokunamazsınız çünkü bir çok kanun maddeleriyle bu önlenmiş; askerin polisin eli bağlanmıştır. Dokunanları hapse tıkarsın, haklarında dava açarsın.
Güneydoğu sınırlarını alemin teröristine açarsın ve sınırlardan sığınmacılarla birlikte teröristlerin girişlerini bilir ama hiçbir önlem almazsın. Sözün kısası operasyonları olaylardan önce değil sonra yaparsın.

 

O adam kimdi?
Sayın Arslan Bulut’un  “neo con” larla ilgili, Yeniçağ’daki yazı dizisinde bir fotoğraf vardı. Erbakan Hoca oturmuş, Behiç Kılıç ve Arslan Bulut’a Haçlı emperyalizmini anlatıyor. Bu fotoğrafı görünce benim de aklıma böyle bir hatıra geldi.
Emirgan’daki köşkte (bu köşklerin adlarını bir türlü öğrenemedim, işte tarihi köşklerden biriydi) rahmetli Hoca küçük bir gazeteci grubunu toplamış, gene o Siyonist hareketi ve gelişmelerini anlatıyordu. 6-7 kişi vardık. İçlerinden Atatürk kaşlarıyla rahmetli Behiç Kılıç’ı hatırlıyorum. Bir kişi daha vardı. Bilin bakalım o kimdi? Dışişleri Bakanı’mız Ahmet Davutoğlu’ydu.
Davutoğlu’nun durup dururken ulusçulukla hesaplaşmak lazım geldiğine dair beyanat vermesi bana o toplantıyı hatırlattı. Erbakan Hoca işte tam da onu anlatıyordu. Küresel sermayenin, devletlerin içine yuvalanmış Siyonist kadrolar eliyle ve BOP tarzındaki projelerle ulus devletleri yıkıp sözde eyaletler oluşturarak peşinde olduğu tek dünya devleti tehlikesini anlatıyordu yani.
Bu emelleri uğruna dünyayı ateşe verenler bilmiyorlar mı, artık  “yeni feodalite”  dönemi çoktan tarihe karışmıştır ve ulus devlet demek sağlam ulusal bilince sahip olan devlet demektir.

Yazarın Diğer Yazıları