Operasyonun perde arkası...

A+A-
Arslan BULUT

Tayyip Erdoğan’ın Suriye sınırındaki olay sebebiyle “NATO sınırımızı korumak durumundadır” açıklamasının hemen ardından 28 Şubat gözaltıları başladı. “Ne ilgisi var” diyenler olabilir. Yüzde yüz ilgisi var. 28 Şubat neydi? Önce ona bakalım.
Mahir Kaynak’a göre Erbakan yönetimindeki Refah iktidarı Amerikan karşıtıydı ve tasfiye edilmesi gerekiyordu. Bu sebeple suni irtica hareketleri oluşturularak 28 Şubat darbesine gerekçe hazırlandı ve sonuçta Amerikan karşıtı Erbakan ve ekibi tasfiye edildi. Yerine, Ecevit iktidarlarından sonra, CIA’nın Türkiye uzmanı Graham Fuller’in planladığı ve arzuladığı gibi bu zaman aralığında eksikleri tamamlanan Yenilikçiler getirildi.
30-31 Mayıs 1998 tarihlerinde ABD’de Amerikan Ulusal Savunma Enstitüsü bir toplantı düzenledi. Eski CIA Ankara İstasyon Şefi Graham Fuller ile ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi Planlama Dairesi görevlisi Prof. Henry Barkey, toplantıda senaryolarını açıkladılar.
Senaryoya göre “Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Kayseri ve Çorum’da cuma namazında camilerde bombalar patlayacak. Ayaklanan halk, valiliklere, kaymakamlıklara yürüyecek. Polis halkın önüne geçemeyince askeri birlikler devreye girecek. Laik-anti laik, Alevi-Sünni çatışması patlak verecek. Ağırlıklı olarak Sünnilerin safına geçen polis, askeri birliklerle çatışmaya girecek. Radikal İslamcılar, ayrılıkçı Kürtlerle birleşerek orduya karşı silâhlı mücadeleye başlayacaklar. Orduda çözülmeler baş gösterecekti.”
Böyle olmadı ama Cumhuriyet mitingleri ile o karşıtlık oluşturuldu ve muhafazakar halkın tepkisi sağlanarak AKP, iktidara getirildi. Bu arada Amerika’nın cami bombalama planlarından Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları sorumlu tutularak hapse atıldı..

***


ABD, 1997 yılının haziran ayında, AKP iktidarın bugünkü açılım söylemi ile bire bir örtüşen bir Türkiye raporu hazırlatmıştı. Yine Graham Fuller ve Henri Barkey imzasını taşıyan raporda, “Bir değişim gerçekleştirmek için sivil politik liderler çok zayıf. Türkiye’de bu sorunu askeri olmayan yöntemle çözme cesaretini gösterecek lider yok” deniyor ve cesur bir lider bulunması gerektiği işleniyordu.
Refah Partisi’nden sonra Fazilet Partisi’nin de kapatılacağı süreçte,
Graham Fuller Türkiye’de artık Kemalizm’in modasının geçtiğini ileri sürüyor ve “Fazilet Partisi’ndeki gençlerin baskın çıkacağını ve Yenilikçi Hareket’in ılımlı İslâma liderlik yapacağını” söylüyordu! Fuller bu sözleri Abdullah Gül ile gizli bir görüşme yaptıktan sonra söylemişti.
Nitekim aranan lideri buldular ve iktidara getirdiler. Yetmedi, Büyük Orta Doğu Projesi eş Başkanlığına tayin ettiler. Yetmedi, Erdoğan’ı Arap Baharı’nın öncüsü haline getirdiler. Yetmedi, Libya’ya NATO gücünü davet ettirdiler. Yetmedi, Kandil’e operasyon için Türkiye’nin Güneydoğusu’na NATO’yu davet ettirdiler. Yetmedi, Suriye sınırına NATO gücünü davet ettirdiler...
Bu davetler yapılırken de Türk kamuoyunu, içerideki operasyonlarla oyaladılar. Direnç odaklarını, etkisizleştirdiler.
28 Şubat Amerikancı bir darbeydi. Türkiye’nin ABD ile birlikte Irak’a girmesinin en hararetli savunucusu da Çevik Bir idi. Şimdiki iktidar da Amerikancı... Amerikancıların Amerikancılardan hesap sorması tamamen hedef saptırmadır. Türkiye’nin Suriye üzerinde sürdürdüğü Amerikancı operasyonu örtme ve gizleme işlevi görmektedir. Dizginler Amerika’nın elindedir.

***

Türkiye, NATO’nun haçlı bayrağı altında, Afganistan işgaline destek vermektedir. Irak’ta Kürt devletini kuran Çekiç Güç, Türkiye topraklarına NATO’nun haçlı bayrağı altında gelmişti. Afganistan ve Irak işgallerinin Haçlı Seferi olduğunu ABD Başkanı Bush söylemişti. Libya’ya saldırının da bir Haçlı Seferi olduğunu Fransa Dışişleri Bakanı söyledi. NATO’nun bayrağı bir haçtan ibarettir ve 4 İncil’i temsil eder! NATO plân tatbikatlarında, harita üzerindeki Türk-İslam ülkelerinin üzerine küçük birer haç dikilirdi. Şimdi o plân, yani 22-24 İslam ülkesinin haritasının etnik ve dini farklılıklara göre bölünmesi planı uygulanıyor. AKP ve destekçi kurumları, ABD’nin İslam dünyasındaki Truva atı olarak bu plana yardımcı oluyor. Operasyonlarla da kamuoyu meşgul ediliyor...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları