Ordu hain geçidine seyirci kalabilir mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Müstevlilerin bütün itirazlarına rağmen bir şafak vakti ansızın 'sınır ötesine' geçen Türk Silahlı Kuvvetleri, terör örgütüne ait bütün inleri darmadağın etti.

'Kandil'in ışıklarını söndürüp, 'demokratik özerklik' üzerine besteler yapanların ellerindeki 'gitarlarını' kafalarına geçirdi.

Paketlenip Türkiye'ye getirilen 'örgüt elebaşları', İmralı'da besiye çekilen 'Bebek Katili' önderleri ile birlikte 'vatana ihanet' suçundan yargılanarak asıldı.

Örgütün 'petrol' sevkiyatından, 'silah' sevkiyatından, 'insan' ticaretinden, 'uyuşturucu' kaçakçılığından, 'ihale' komisyonculuğundan 'haraç' alımından elde ettiği bütün gelirler kesildi; 'Avrupa' ülkelerinden akan yardımlara el konuldu.

Türk askerini görünce yeniden esas duruşa geçen Peşmerge Ağaları, "Bağımsız bir devlet mi? Tövbe, haşa. Hayalini kurmak bile imkânsız. Bütün Kürt kedileri Türkiye'ye feda olsun." diye tekmil getirdiler.

KDP kontrolündeki Kerkük ve IŞİD kontrolündeki Musul ile Türkmenlerin yaşadıkları vilayetler en kısa zamanda 'tarafsız bölge' statüsüne kavuşacak.

Irak'taki Türkmenler en kısa sürede 'sürgün edildikleri' topraklara geri dönecek. 

Suriye'de varlık mücadelesi veren Türkmenler de aynı haklardan yararlanacak.

***

Hayır, hayır, bütün bu beklentiler, 'inanç hortumculuğunu' paravan yaparak 'Millî İrade' üzerine kabus gibi çöken 'Sağlam İrade' ve onun emir erliğini yapan bir takım omuzu kalabalık üniformalı memurlar sayesinde asla gerçekleşmesi mümkün olmayan 'ham hayaller' olarak tarih sayfalarında yerini aldı.

Sam Amca tarafından teslimiyet iktidarının eline tutuşturulan 'barışçıl bölünme' planı kapsamında tedavüle sokulan 'açılım' ihanetinden geriye örgütün 'halk arasında kök salması' ve 'alan hâkimiyeti sağlaması' dışında hiçbir şey kalmadı.

Akıllarda kalan tek şey şu manşet:

- "Ordu, teröristleri seyrediyor."

Hatırlarsanız, 'Bebek Katili' ile yürütülen 'müzakere' sonucunda eli kanlı katiller, 'yeni anayasa çalışmalarını' ve 'demokratikleşme sürecini" izlemek üzere inlerinin yolunu tutmaya başlamışlardı.

Her gün kafileler halinde, yanlarındaki 'gazeteci' kılıklı abileri ile birlikte ellerini kollarını sallayarak sınırdan geçip giden teröristlerin görüntülerini yayınlayan uluslararası televizyonlar, şu alt başlığı geçiyorlardı:

- "Kürdistan özgürlük savaşçıları, Türkiye'den geçici olarak geri çekiliyor."

Olup bitenlere inanamayan vatandaşların ise şu soru düğümleniyordu boğazlarında:

- "Bünyesinde 365 general, 40 bin subay, 95 bin astsubayın yanı sıra uzman personel ve erlerle 700 bini aşkın güç bulunduran ordu ne iş yapıyor?"

***

Sınırı geçen hainlerin görüntüleri ekranlara düşerken, ülkeyi 'iç ve dış tehditlere' karşı korumakla görevli olan kurumdan aynen şu açıklama yapılıyordu:

- "Teröristlere ait herhangi bir görüntü ve bilgi elimizde mevcut değildir."

Anlaşılan o ki ülkenin 'adım adım' bu kahredici günlere sürüklenmesi ile ilgili de paşazadelerin ellerinde herhangi bir 'görüntü' ve 'bilgi' mevcut değildi.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin 'geleceği' ABD'ye ipotek edildi, 'egemenliği' AB'ye devredildi, 'bölünmez parçası' satışa çıkarıldı, 'askerlerinin' başına çuval geçirildi, 'kırmızı çizgileri' yerle bir edildi.

Ama Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tepe noktalarında bulunan bir takım omuzu kalabalıklar, görevde iken 'rütbeler', 'yıldızlar', 'madalyalar' gitmesin diye, olup bitenlere 'tepkisiz' kaldılar, 'seslerini' çıkarmadılar, 'istifayı' dahi göze alamadılar.

Ama her ne hikmetse, 'emekli' olur olmaz birden hidayete erip salvo atışına geçtiler. İşlerine geldiğinde 'piyasaların', işlerine geldiğinde 'Atatürk'ün' arkasına sığındılar.

Ama Atatürk'ün, 'vatanın tehlikeye düştüğünü' görünce ne yaptığını, akıllarının ucuna dahi getirmek istemediler.

***

Hainler, sırtlarında 'savaş üniformaları', ellerinde 'kanlı silahlar', dünyanın gözü önünde 'uygun adım', 'rap rap' sınırı geçerek, geldikleri inlere geri döndüler.

Dünyanın sayılı güçlerinden biri olan TSK'nın başındakiler ise termal ekranların karşısına geçip, 'BBG evine giden yarışmacıları' izler gibi onları seyrettiler.

30 Ağustos mesajı ile olumlu sinyaller veren yeni komuta kademesi, inşallah Türk milletine bu 'utancı' bir daha yaşatmaz.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş