"Ordu içindeki ulusalcılar tasfiye mi ediliyor?"

Altemur KILIÇ

Bence, bugünlerin  “anlam ve önemini” ifade eden tespit, emekli hâkim albay Ümit Kardaş’ın şu sözlerinde: “İki generalin orduevinden alınması bir mutabakatın sonucudur. Ulusalcı kanadın ordudan tasfiyesidir. Bu kanat hem rejim hem de ordu açısından taşınabilir olmaktan çıktı.” Ve Kardaş der ki: “TSK, ulusalcı çizgiden farklı bir anlayışa doğru gidiyor. Ulusalcı kanadın hem askeri olarak bağlarının kesilmesi ve hem de toplumda etkisiz hale getirilmesi gündemde.”
Gerçekten öyle mi? Ordumuz da, böyle ikiye mi, hatta üçe mi bölündü? Milliyetçilere -ulusalcılara karşı “liberal” bir “kanat” mı var! Bütün yüksek komutanları Atatürk milliyetçisi bilirdim! Yoksa fesat bu ocağa da mı karıştı-karıştırıldı? O zaman durum “Ergenekon soruşturmaları çerçevesini aşmıştır” Ve “şüyuu” bile “vukuundan” beterdir!
Türlü dedikodular havada uçuşurken ve kasten uçurulurken her şeyden önce emekli yargıç albay Kardaş’ın bu iddiasına yanıt verilmelidir! Suskunluk zehirli şüpheleri artırıyor!
Endişelenmekte haklıyız: Ergenekon soruşturmasıyla ilk kez iki orgeneral gözaltına alındı. Hem de orduevinden. Bana göre, bu, birilerinin; “Biz generalleri bile tutuklarız” diye, adeta meydan okumaları! Tutmasa da ve “Ergenekon’un”, nasıl büyük bir balon olduğu, sonunda anlaşılsa bile, “sakalın üzerinden sıçan geçmesi” gibi bir şey! Sakal ve bıyık arasında kalmadan, “sakalın” kesilmesi ve “sıçanların” itlaf edilmeleri gerekiyor!

Sorgulamalar
Can Dündar’ın yazdıklarından ve yargılanmak üzere “salıverilen” sevgili Mustafa Balbay’ın anlattıklarından, Ergenekon iddiaları, eğer gülünç -kara mizah- olmasaydı, hukuk ve -savcılar açısından, ne kadar acı olduğu anlaşılıyor... Sorular -ortaya delil gibi konan belgeler-iddialar, tam bir “George Orwell-McCarthycilik” -ve de Abdülhamit “hafiyeliği”  karışımı... “Büyük Birader” her şeyi dinlemiş... Gizli kameralar her şeyi izlemiş. İnsanlar dostluklarından ve ilişkilerinden, aldıkları faks ve e-posta mesajlarından, yazdıkları kitaplardaki “mehazlardan” dolayı -ve tıpkı Abdülhamit döneminde olduğu gibi “hafiyelerin jurnallerinden” dolayı suçlanıyor!
Geciken adalet adalet olmaz... Haddinden fazla geciken 2500 sayfalık iddianamenin, içinden nasıl çıkılacak- sayın savcı nasıl çıkacak? Bütün bu didiklemelerden, cımbızla bir şeyler çıkarılsa bile, artık bunları da, şüpheyle karşılamak gerekecek! Sayın savcı sonunda bu işin içinden nasıl çıkacak? Ruh sağlığının bozulmasından endişe ediyorum!

Sorular
Kayıtlara geçsin diye bu konudaki başlıca soruları, ben de soruyorum: AK Parti iktidarı, Ergenekon Çetesi’nin üstüne gittiği için mi aleyhinde kapatılma davası açıldı? CHP’nin ve Deniz Baykal’ın, Ergenekon Çetesi ile bir ilişkisi mi var? Acaba Sabih Kanadoğlu, Vural Savaş gibi hukukçuların Ergenekon Çetesi’yle ve darbecilerle bağlantısı var mı? Ve acaba yargılamada, bu konuda hakikat ortaya çıkacak mı?
Bence aslında can alıcı soru şudur: “Acaba Başbakan Erdoğan,” Kapatma davasını etkilemek için kendisi, bir “temiz eller” operasyonu başlatmadı mı?  
Ve en önemlisi: Tutuklanan iki orgeneral hakkındaki, ömür boyu hapsi gerektirecek suçlamalar doğru mu? Eğer doğru değilse ve bu senaryoları içerden ve dışardan yazanlar - “Büyük Oyunu” sahneye koyanlar, ortaya çıkacak ve bence, asıl kızılca kıyamet bundan sonra kopacak! 
Ama ne pahasına? Bu iddialar yüzünden bir yıldan fazla hâkim önüne çıkarılmadan neyle suçlandığını bile bilmeden, beş aydır, cezaevinde, ölüm halinde yatan ve ancak ölürken tahliye edilen Kuddusi Okkır’a, diğer gözaltında yatanlara, ailelerine, kim, nasıl hesap verecek! “Tut keli perçeminden” mi diyeceğiz? Birileri vicdan azabı çekecekler mi?
Dönüyorum başa; bu arada saygınlığı hırpalanan, içine nifak ve casuslar sokulan TSK’nın itibarı nasıl korunacak, ülkeyi savunmak gücü nasıl tazelenecek? ’Unutulmasın Türkiye Cumhuriyeti’ni, iç ve dış düşmanlara karşı korumak, TSK’nın, Anayasa’ya atıf yapan İç Hizmet Talimatnamesi’nin 35. maddesi görevi ve gereğidir!

NOT -
Bu yazı, baskıya yetiştirilmek için, mecburen, Genelkurmay Başkanı’nın yapacağı açıklamadan önce yazılmıştı; umudum bu açıklamada!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş