Ordular; Hareket Ordusu, Hilafet Ordusu...

Altemur KILIÇ

Özel, profesyonel ordu gündemde... Türk Ordusu yakın tarihte de bölünmüştü. İstanbul’da gericilerin bir rivayete göre de Abdülhamit’in tahrikleriyle avcı taburları ayaklanmış, Mektepli -Harbiyeli- subayları öldürmüşlerdi... Bu ayaklanmayı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu bastırdı ve isyancılar, yobazlar idam edildi.

Hareket Ordusu
Hareket Ordusu, İttihatçıların 1909 yılında 31 Mart Ayaklanması’nı bastırmak için Selanik’ten Mahmut Şevket Paşa komutasında ve Mustafa Kemal’in kurmay başkanlığında İstanbul’a gönderdikleri ordudur. 3. Ordu bünyesinde hazırlanan ve gönüllülerden oluşan bu birliğe Hareket Ordusu adını, Erkânıharp Yüzbaşı Mustafa Kemal koymuştur.
II. Meşrutiyetin ilan edildiği 1908 Temmuz’undan bu yana iktidarı denetleyen İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı bir tepki doğmaya başlamıştı.
Bu tepki, 13 Nisan 1909 tarihinde  “31 Mart Vakası”  olarak adlandırılan (dönemin Rumi takvimine göre) gerici ayaklanmasını doğurmuştu. Ayaklanmada İngiliz istihbaratının izleri de görülmekteydi.
Sultan II. Abdülhamit’in kardeş kanı dökülmemesi için isyana müdahale edilmesine izin vermemesi üzerine Selanik’teki devrimciler bir ordu toplayarak başkente yürümeye başladılar.
Ordunun çekirdeği Selanik’teki devrime sadık 3. Ordu birliklerinden oluşmaktaydı. Bunun yanı sıra Bulgar çapulcular da orduda görev almıştır. Ordunun baştaki kumandanı Hüseyin Hüsnü Paşa idi. Kurmay Başkanlığını ise Kolağası Mustafa Kemal Bey yapmaktaydı.
Ancak İstanbul kapılarında vaziyet değişmiş, siyasi mülahazalarla hareket edilerek kumanda Mahmut Şevket Paşa’ya bırakılmış, kurmay başkanlığına da Berlin’den adeta koşarak gelen Kurmay Binbaşı Enver Bey getirilmiştir.

Hilafet Ordusu
İngiltere, Damat Ferit Hükümeti’ne 7 Nisan 1920 tarihinde Hilafet Ordusu’nun kurulması için izin verdi. 18 Nisan tarihinde Hilafet Ordusu kurulmuş oldu.
Sadrazam Damat Ferit, hükümeti kurduktan 2 gün sonra 7 Nisan 1920 tarihinde İngiliz Yüksek Komiseri Amiral John de Robbeck ile milliyetçilere karşı alınacak tedbirleri görüştü. 11 Nisan’da Kuva-yı Milliyecilerin eşkıya olduğu ve öldürülmelerinin sevap ve vatani bir yükümlülük olduğuna dair Dürrizade Abdullah Efendi’nin bir fetva çıkarması sağlandı. Robbeck, Damat Ferit’e İngiltere’nin aktif bir işbirliği yapamayacağını ama silah ve mühimmat konusunda destek olacağını bildirdi. İngiltere devleti Hilafet Ordusu’nun erlerine 30, teğmenlerine 60 ve alay komutanlarına 150 lira maaş bağladı. Lojistik ihtiyaçlarını silah, araç ve gereçlerini temin etti. Hilafet Ordusu birlikleri Nisan ve Mayıs aylarında İzmit bölgesinde yığınaklaşmalarını bitirdiler. İngiliz birlikleri de Hilafet Ordusu’nun arkasında konuşlandı. İzmit limanına demirleyen İngiliz savaş gemileri mevzileri top ateşi ile destekleyebilecek bir konum aldılar.
Garp Cephesi Umum Kumandanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Kuva-yı Milliye kuvvetlerine komuta ediyordu.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Sivas Kongresi’nde kurulduktan sonra hızla güçlenmesi ve yeni bir siyasal ve askeri güç odağı olarak ortaya çıkması, İngiltere’yi ve İstanbul’da Damat Ferit Paşa Hükümeti’ni kaygılandırıyordu. 1919 yılında Aznavur isyanı çıkarıldı. Boğazları koruyacak tampon bölgeler oluşturmak için din, mezhep ve etnik ayrılıklar kullanılmaya çalışıldı. El altından desteklenen yerel ayaklanmaların sonuç getirmeyeceği ve Kuva-yı Milliye’yi bastıramayacağı anlaşılınca, düzenli bir askeri gücün oluşturulmasına girişildi. Bu askeri gücün adı 18 Nisan tarihli kararnamede Kuva-yı İnzibatiye olarak belirtiliyordu. Aynı kararname, Kuva-yı İnzibatiye’nin görevinin ve amacının Düzce, Hendek, Adapazarı dolaylarında Kuva-yı Milliye’ye karşı ayaklanmış olanları desteklemek, bu bölgeleri İstanbul Hükümeti’nin etkisi altına alarak milli kuvvetleri (Kuva-yı Milliye) etkisizleştirmek olduğunu açıkça ortaya koyuyordu. Örgüt Harbiye ve Dahiliye vekaletlerine bağlı olacak, kolluk kuvvetlerine de yardım edecekti. Kuva-yı İnzibatiye, üç piyade alayı ve bir topçu taburundan oluşan bir tümendi. 4.000 kişilik bir askeri güce dayanan tümenin komutanlığına Süleyman Şefik Paşa atandı ama Paşa sonra bu görevden alındı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş