Orman ve ağaçlar

A+A-
Altemur KILIÇ
“Ağaçlara, dallara takılıp kaldık,” ormanın “tamamını”, göremez olduk!.. Eğer söz konusu vatanımızın, milletimizin geleceği ise, dallar ve budaklardaki maymunlar ve şeytanlıklar, hiç de teferruat değil!
Her şeyden önce, bugünkü genel dünya çapında bir tabloya, tarih perspektifiyle, bakmamız gerekiyor... Böyle bakılınca, şu sırada içine düşürüldüğümüz “AB-ABD/PKK-Kürt-Ermeni, Şeytan Dörtgeninde” bilmemiz -unutmamamız- gereken -“Kaziye-i Muhkeme”- “Aksiyon” olmuş bir gerçek var; Yabancı devletler ve milletlerde yerleşmiş bir “Türk Düşmanlığı-Türk Korkusu”. “Türk Korkusu”  eskidir, ama güncel boyutu da var. Avrupa’da yerleşen -sayıları milyonu geçen- Türkler de korkutuyor. Türkiye’yi AB’ye “tam üye” yapmamalarının bir sebebi de bu. Türkiye, tam üye olursa, AB yönetiminde söz sahibi olur! Fakat güya “imtiyazlı” ortaklık “bahşedilirse” Türkiye “uydu”, Ordusu da “lejyoner” olur!
Şimdiki dünya denge ve projeleri içinde, yeni bir boyut bir ikilem var; Türkiye ve güçlü ordusu, ABD projeleri ve çıkarları, AB’nin hesapları için gerekli... Ama yabancılar güçlü fakat kendi kontrollerinde olmayacak, onlara lejyonerlik yapmayacak bir Türk Ordusunu istemezler, ondan korkarlar! Öyleyse, ne yapmalılar? TSK’yı evcil, kendilerine bağlı kılmak isterler! Bunun için de amacı aynı olan iktidara destek ve gaz veriyorlar! 
Şu sırada Güvenlik Müsteşarlığının kurulması ve kisvesi altında, TBMM’den alelacele geçirilen bir yasayla, Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde konuşlanan, 35 Amerikan “istihbarat-teknoloji” uzmanının görevleri nedir ve neden oradadırlar? İçişleri Bakanına soruluyor, cevap; “kem küm”!
Ortada, gergef gibi işleyen büyük bir tezgâh var; “Soykırımından”, Avrupa’da PKK’ya karşı operasyonlara kadar. “Operasyonlar”  neden tam şu sırada?..
Yüzyılların ve acı tecrübelerin ürünü bir atasözümüz vardır: Artık gâvura, “gâvur”  denmeyecek, biz başka şekilde ifade edelim; “Yabancıdan dost, AB ve ABD tezgâhlarında dokunan halıdan bize post olmaz, hayır gelmez...” 
Fakat asıl gerçek bilindiğinde, Osmanlının son zamanlarından “Islahat Fermanlarından” başlayarak, yabancıların Türkiye’de yapmak istedikleri reformlar, ülkemizi “uydu” veya bir nevi “sömürge” haline getirmek için alt yapı çalışmalarıydı... AB  “çalışmaları” gibi!
Şimdi  “AB sürecinde”, Avrupalıların “kriterlerini” bize dayatmaları, “mavi gözlerimiz” için, bizi çok sevdiklerinden midir? Hayır; kendi hesap ve çıkarları için, Türkiye’yi işlerine yarayacak “uydu/post modern” bir sömürge yapmak için. Avrupalılar geçen yüz yıllarda sömürgelerini önce misyonerler vasıtasıyla  kurdukları idare ve eğitim yapısıyla sürdürmüşlerdi. Fakat çok önemli olan unsur, “Bölüp yönetmek” bugün bu, AB’nin ve de ABD’nin yöntemleriyle, çağrışım yapıyor!
PKK’ya darbe
ABD/Avrupalılar, PKK’nın terör örgütü olduğunu, uyuşturucu ticaretinden ve haraçtan beslendiğini, hep bildikleri halde ve buna rağmen, yıllardır silah vb.. yardımı yaptılar... Ancak şimdi, bir yerlerden düğmeye basıldı, bütün Avrupa’da PKK’ya karşı operasyonlar başladı... Dikkat edin Kürtçülere karşı değil, silahlı Kandil PKK’sının KCK’sına dışarıdaki kollarına karşı! Kürt konusunda, bir kaziye; ABD çıkarlarının korumasında, bizlere güvenmezler. Birinci Tezkerede, ders aldılar! Bunun için PKK’ya yardım ettiler. Şimdi şartlar değişiyor. Irak’tan çekilince ve sahne Orta Asya’ya, Kafkasya’ya dönünce, bu bölgede askeri hareketler olunca, arkalarında Güneydoğu’da, Irak’ta, istikrarlı, sorunsuz bır zemin isterler. Fakat bu sırada, PKK’nın Türkiye ile çatışması buna engeldir! “İyi Çocuklar” son kullanım tarihi geçmiş, yaramaz olmuşlardır. Bölgede ve Türkiye’de, “Savaşan-terörist” PKK yerine kullanabilecekleri “Barışçı” Kürtlere ihtiyaçları vardır. Türkiye’yi  “bölüp yönetmenin barışçı yolu da”, Kürt bölücüleri meşrulaştırmaktan geçer!
 Vahim olan şu; bugün Türkiye, bu gerçeklerin, “Ormanın farkında olmayan” veya aldırmayan, AB-ABD dallarına sarılmış bir iktidar tarafından yönetilmekte!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları