Orta Doğu’da enerji tehlikede mi?

A+A-
Kenan AKIN

Enerji kaynakları ve ulaşımının güvenliği, stratejisi gün geçtikçe daha da önem kazanıyor.
Dünyaya muhtaç olduğu enerjinin büyük bir bölümünü sağlayan, Orta Doğu ve Avrasya bölgeleri daima tehlikenin odağı halinde olması, hepimizi hem düşündürüyor hem de endişelendiriyor.
Bir bakıma; enerji kaynağı sahibi olmak ve onu ulaştırmak daima ya sorun oluyor ya da olmaya namzet bulunuyor.
Asırlardır insanoğlunun dikkatini özen ve çoğu zaman endişeyle üzerine çeken Orta Doğu’ya bakıldığında çeşitli görüntüler, süreçler, beklentiler ve tehlikeler görülüyor.
Özellikle öteden beri, çoğu enerji kaynaklarının ve yollarının Orta Doğu’da olması bu bölgeyi daha da “stratejik” hale getiriyor.
Orta Doğu’yu zaman zaman buhrana sokan bu stratejik değerin en büyük unsurlarından birinin de Türkiye olduğu kabul ediliyor.
Bilindiği gibi; Türkiye uzun yıllardan beri enerjinin güvenli bir şekilde ulaşımını sağlıyor.
Yani, Türkiye bir bakıma “köprü” görevini üstlenmiş bulunuyor.
Zaten, küresel güç ve sermayenin, Orta Doğu’dan beklentisi ve istemi, enerji kaynakları ve enerji yollarının güveni ile özetleniyor.
Tabii ki enerji denirken, öncelikle petrol ve türevleri ile su hatıra geliyor.
Beklentiler ve istemler de, bu çerçevede değerlendiriliyor.
Enerjinin Orta Doğu’da Batı’ya ve öteye intikalinde Türkiye önemli rol oynuyor.
Ne var ki bu stratejik konum, gerektiği kadar yarar getirmiyor.
Köprü görevi gören Türkiye’nin üstünden sanki, “bir hava sahası” gibi geçilip gidiliyor.
Oysa, Türkiye’nin köprü görevi yerine,
bir depolama, işleme ve dağıtım merkezi olması gerekiyor.
Yani Türkiye, ikinci bir Rotterdam olmak durumunu istemek ve buna hazırlanmak stratejisi içinde, “umutlu” beklentiler yaşıyor.
Öte yandan; kaya gazının üretiminin ve dağıtımının da dünya gündemine yavaş yavaş yerleştiği artık fark ediliyor.
Her şeyden önce, özellikle petrolde büyük paylaşım sorununun çıkmaması için, “güven” önlemleri hayati bir değer taşıyor.
Artan nüfus, teknolojik gelişmeler ve sanayileşme, enerji gereksinimi arttıran etkenlerin başında geliyor.
Bir başka deyişle, kalkınma ve toplum refahının yükseltilmesi için gerekli olan ana unsur her zaman enerji oluyor.
Dolayısıyla, enerjiye veya kaynaklarına ulaşmak, günümüzde tüm ülkeler için önde geliyor.
Dünya; enerji yüzünden; daha pek çok sıcak çatışma ortamı yaşayacak gibi bir görünüm arz ediyor.
Nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye’nin bir enerji üssü ülkesi haline gelmesi veya getirilmesi, dünyanın da yararına sonuçlar çıkarıyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları