Ortalığı fazla germemek lâzım...

Ahmet SEVGİ

Tunus, Mısır, Cezayir, Libya, Bahreyn, Irak, İran... Buralarda olup bitenler her gün televizyonlara yansıyor, bizler de endişe ile takip ediyoruz. Yapılanlar ne ölçüde doğrudur, ne ölçüde yanlıştır, ben o konulara fazla girmek istemiyorum. Esasen benim nazarımda, değil yakıp yıkmak veya insanların ölümüne sebep olmak; karıncayı bile incitmek suçtur, kabul edilemez. Ama şunu da belirtmeliyiz ki yeryüzünde “idealizm” olduğu kadar “realizm” de vardır. Yani ayakta kalabilmenin, hakkına sahip çıkabilmenin de kendine göre kanunları olduğu muhakkak...
12 Haziran seçimlerine yaklaşıldıkça gerginliğin artmakta olduğu görülüyor. Eksik olmasınlar, liderlerimiz de yangına körükle gidiyorlar. Yetkililerin “Bizde bir şey olmaz.” deyip kafalarını kuma gömmelerini doğru bulmuyoruz. Tedbiri elden bırakmamak gerek... 
Dün Şeyh Sâdî’nin ölümsüz eseri “Gülistan” ı karıştırırken konumuzla ilgili olduğunu düşündüğüm şu Arapça beyte rastladım:
“İzâ ye’ise’l-insânü tâle lisânuh//Ke-sinnevri mağlûbın ale’l-kelb.”
Şair diyor ki: İnsan ümitsizliğe düştüğü zaman dili uzar. Tıpkı kedinin mağlup olduğu vakit köpeğe hücum etmesi gibi...
İnsanın ümitsizliğe düşmesi durumunu “bıçak kemiğe dayanmak”, “canına tak etmek”, “canından bezmek” gibi deyimlerimiz çok güzel anlatır. Sıkıntıları ölümü göze alacak noktalara ulaşırsa insanların ne yapacağı belli olmaz. Başkalarını incitecek sözler söyleyebilecekleri gibi yakıcı ve yıkıcı da olabilirler.
“Efendim, bu tip insanlar her cemiyette vardır. Toplumun genelini ilgilendirecek herhangi bir tehlike arz etmez.” deyip olayı hafife almak öngörüsüzlüktür, ciddî devlet adamlarına yakışmaz. Basit bir kıvılcımın koca bir ormanı yakıp kül ettiği unutulmamalıdır.
Ben şahsen “insanlar” la “koyunlar” arasında bazı benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Biliyorsunuz, koyunun en belirgin özelliği uysal olmasıdır. Diğer birçok canlıya nazaran insanlar da tabiaten uysaldır. Ayrıca koyunlar nasıl çobanın kavalını bir şey anlamadan dinlerlerse, insanlar da liderlerinin/önderlerinin mavallarını koyunun kaval dinlediği gibi dinlerler... Ve nihayet sürüden bir koyun uçurumdan aşağıya atlarsa diğer koyunlar da gözlerini kırpmadan atlarlar. Bunun gibi, -haklı veya haksız- bazı kişiler sokağa dökülürse kalabalıkları zapt etmek mümkün olmayabilir. Arap dünyasının sokakları bu söylediklerimizin şahididir.
Kalabalıklarda akıl olmaz. Onlar hisleriyle hareket ederler. Dolayısıyla, insanlar sokağa indikten sonra onlara lâf anlatmak biraz zor olur. Maalesef ülkemiz hassas dönemlerden geçmektedir. Güney Doğu’da PKK terörünün sokakları ne hale getirdiğini görüyoruz. Siyasi parti liderleri ortalığı gerecek kışkırtıcı üslûptan uzak durmalıdırlar. İktidar hırsı, vatanseverliğin önüne geçmemelidir.
Kısacası; galeyan geldi mi mantık gidermiş. Galeyan gelmeden sokağa mantığı hâkim kılmak lâzım. Bu da parti liderlerinin tansiyonu yükseltecek atışmalardan uzak durmalarıyla mümkün olacaktır...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş