Oslo arabulucusu 'planı' açığa vurdu

İsrafil K.KUMBASAR

Türk dış politikasındaki ‘derin hezimetin’ mimarı bakalım bu kez ne diyecek? Peşmerge ağalarının ayağına kadar gidip, Suriye sınırında ortaya çıkan bölücü oluşuma bir ‘çare arama’ çaresizliği içinde kıvranan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bu millete söyleyecek çok şeyi olmalı.
Eğer gerçekten Tayyip Erdoğan’ın da ifade buyurduğu gibi “Sınırda bir özerk Kürt bölgesine müsamaha edilmeyecek” ise ‘Oslo görüşmeleri’ niye yapılmıştır?
Hazret görüşme emrini bugünün MİT Müsteşarı’na hangi akla hizmet için vermiştir?
Bakınız 20 yıl boyunca Türkiye’de bölücülerle ilgili meselede ‘arabuluculuk’ yaptığını söyleyen Oslo Barış Enstitüsü’nün kurucusu Prof. Dr. Johan Galtung ne buyuruyor:
- “Kürt sorununa çözüm için, ‘insan haklarında iyileştirme, dört ülke içinde otonomi ve konfederasyon’adımlarından oluşan üç aşamalı bir plan yürürlüğe konulmalı.”
Efendiiim, siz bu plandan daha önce haberdar mıydınız?
Haklısınız bu planı ‘yedi düvel’ biliyor. Üstelik planın bir bölümü ‘başarı’ile tamamlanmış durumda.
Ama gelin görün ki, hezimetin mimarı ve yönlendirdiği Orta Doğu Sultanı hâlâ vatandaşı uyutmak, avutmakla meşgul.
Eşkıya ‘burnumuzun dibine’ kadar sokulmuş, ‘bayrak’ dediği çaputu sınırın öte yanında sallayıp duruyor, bizimkiler hâlâ havanda su dövüyor.

***

Evet, bizler çıkıp Irak’tan sonra sırasıyla Suriye, İran ve Türkiye’de de otonomi bölgeleri kurulup sonra da bunlar bir konfederasyon altında toplanacak dediğimizde, ‘cüzzamlı’ muamelesi görüyoruz. ‘Komplo teorileri’ ile iştigal etmek, ‘ham hayaller’ peşinde koşmak, ‘fitne-fesat’ çıkarmakla suçlanıyoruz.
Hadi şimdi buyurun, bölücüleri muhatap alıp görüşmeler yaptığınız Oslo’dan gelen sese kulak verin.
Acaba Johan Galtung da mı el altından ‘Misak-ı Milli’ için mücadele ediyor? Yoksa o da mı ‘size karşı bir tertip içinde’ de bizim haberimiz yok?
Dönelim yine Prof. Galtung’a. Barış havarisi (!) zatın Kürt sorununun çözümü için önerisi üç aşamadan oluşuyor. Noktasına dokunmadan aktarıyoruz:
- “Birinci aşamada Kürtlerin yaşadığı dört ülke Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de, insan hakları iyileştirmeleri Kürtleri de içine alacak şekilde sağlanmalı. İkinci aşamada her dört ülkede Kürtler içeride otonomilere kavuşturulmalı. Zaten Irak parçası buna hazırdır. Son aşamada ise dört otonominin bir araya gelmesiyle Kürdistan konfederasyonu oluşturulmalı. Türkiye ise Kürdistan konfederalizmi oluşumunu kabul etmeli.”

***

Elin, yüz yıl önce uygulamaya koyduğu ‘derin stratejilere’ bakıp yüzleri kızarması gerekenler, sığlıklarını ‘yaldızlı laflar’ ile örtüp vatandaşı kandırma derdinde.
Bizim bildiğimiz, devletlerin dış politikaları ‘akşamdan sabaha değişen’ çocukların misket oyununa hiç mi hiç benzemez.
‘Çok yönlü’ düşünmek, ‘hamleleri’ önceden görmek, ‘kurulan tezgahlara’ karşı tetikte olmak, diğer milletlerin hedeflerinden haberdar olmak, bir dış politikanın olmazsa
olmazlarıdır.
Bizde yapılan ise küresel güçlerin eteği altına sığınıp, ‘günü kurtarmaya’ dönük. Yoksa bir kaç yıl içinde bir dış politika stratejisi ‘komşularla sıfır sorundan’, ‘herkesle düşman’ kıvamına gelebilir mi?
Bunlar ‘içeride denedikleri taktiğin’ dışarıda da tutacağını vehmediyor.
Nedir o? Bir ‘husumet korosu’ oluşturmak, ‘geçmişe dair’ ne varsa herkesi buna karşı kışkırtmak ve aradan sıyrılıp ‘ganimete’ konmak.
İçeride tam da bunu yaptılar.
Kapalı kapılar ardında ‘hınç besledikleri’ bir takım kitleleri kamuoyu önünde onore edip, “Yahu bu cumhuriyet kadroları size çok çektirdi” demediler mi?

***

Her iftar sofrasında diz dize oturdukları papaz efendilerden öğrenmiş olmalılar.
Papaz her zaman ‘pilav’yemez. Batı ‘içeride çevirdiğiniz fırıldaklara’ göz yumup, önünüzü açtı ise bu ‘dışarıdaki pastayı’ da size yedirecek demek değildir.
Daha vahimi 10 yıl içinde edindiğiniz ‘mal-mülk’, ‘makam-mevki’ ne varsa bunların diyeti olarak bugün sizden bir şeyler istendiği
aşikar.
Film henüz ‘finale’ ermemişken gelin, millete ‘doğruları’ anlatın.
Yiğitliğin kimseye zararı yoktur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş