“Osmanlı Milletler Topluluğu” en çok kime zarar verir?

Kürşad ZORLU

Washington Post yazarı Diehl, Washington’da görüştüğü Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun  “Türkiye’nin eski Osmanlı coğrafyası üzerinde liderliğini kurma hayalini” gündeme taşıdı. Davutoğlu, bu meselede “Osmanlı Milletler Topluluğu” kavramını ortaya atarak  “İngiltere eski sömürgeleriyle bir milletler topluluğu halinde, neden Türkiye eski Osmanlı topraklarında, Balkanlarda, Orta Doğu ve Orta Asya’da yeniden liderlik kurmasın?” şeklindeki sözleriyle yeni bir tartışma başlattı. Aslına bakarsanız bu hedef yeni değil...Yaklaşık 4 yıldır dışişleri kaynaklarında tartışılıyor ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu da kendi kitabında açıkça ortaya koyuyor. Gazetedeki habere göre söz konusu proje Balkanlar, Orta Asya, Kafkasya ve Orta Doğu’da bulunan 45 ülkeyi kapsıyor. Bu ülkelerin önemli bir bölümü ile Türkiye’nin iyi ilişkileri var. Özellikle “İsrail restleşmesi” Orta Doğu bölgesinde görünüşte de olsa Türkiye’nin “güç-otorite” imajını pekiştiriyor. Eğer sayın Davutoğlu’nun projesi doğruysa, bölgede devam eden gelişmeleri Türkiye’nin dış politika süreçleri ile kolayca ilişkilendirmek mümkün. Son dönemde yürütülen  “vize muafiyeti” uygulaması bile belirtilen coğrafyayı kapsama alanına çağırmaya odaklanmış durumda.

Sempatik ama gerçekçi mi?
Açıkça söylemek gerekirse bu projenin, ismiyle Türk milletinin sempatisinin istismarını hedeflediğini düşünenlerdenim. Öyle ki seçimlere aylar kala yeni bir çıkış ve oy stratejisinin etkili enstrümanlarından birisi olabileceğini belirtmek gerekir. Zira ülkemiz muhafazakar nüfusunun  “Osmanlı” konu edildiğinde bir takım hassasiyetlerinin olduğu aşikardır. Dolayısıyla bu hedef ya da projeyi Türkiye ve Türk Dünyasına verebileceği olumsuz etkileri konuşmak ve anlatmak lazımdır. Zaman zaman ortaya konulan benzer projelerin temeli olmadığı için nasıl yok olup gittiğini hatırlatmak gerekmektedir. Öyle ya... Yeni bir süper güç yaratmak, iki kutuplu düzeni yıkmak ve hele ki liderlik konumunda Türkiye’nin olduğu bir birlik projesi... Bunlar milletin ihtiyacı olan şeyler. Ama gelin görün ki gerçekler ihtiyaçlarla örtüşmüyor. Her şeyden önemlisi birey algısı bakımından ilk bakışta çekici gelen bu hedef, Türk dünyası için çok büyük tehlikeler barındırıyor.

Türk dünyasına yazık olur
Bugün dünyadaki entegrasyon çabalarını toprak parçasına odaklayan sistemlerin başarı sağlayamadığı ortada. Akılcı olansa sonuca dönük ekonomik yaklaşımların ve stratejik yönetim temelli ilişki süreçlerinin artırılmasıdır. Bakıldığında böyle bir gayret yaklaşık
20 yıldır Türk dünyası dediğimiz alanda sürdürülüyor. Bazı sorunlara rağmen halihazırda Türkiye ve Türk dünyası en somut bütünleşme uygulamalarını temsil ediyor. Ancak Davutoğlu’nun tezi, bu coğrafyada sıkıntı yaşamamıza ve zaten uzun zamandır ilişkilerimizi rayına oturtmaya çalıştığımız Türk cumhuriyetleri ile uzaklaşmamıza sebep olabilir. Bir defa, Türk dünyasında “liderlik” kavramı sona ermiştir. Eşitler arası ilişkiler ve karşılıklı faydanın maksimize edilmesi kabul görmektedir. Üstelik çok yönlü politika anlayışına sahip bu ülkelerin Neo-Osmanlıcılık fikrine sıcak bakmayacağı açıktır. Bu bakımdan Osmanlı Milletler Topluluğu’nun gerçekleşmesi bir tarafa, Türk dünyasına zarar vereceği göz ardı edilmemelidir.  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş