'Osmanlı Şiirinde Mevlânâ Övgüleri ve Mevlevîlik Unsurları'

A+A-
Ahmet SEVGİ
Büyük bir mutasavvıf ve düşünür olan Hz. Mevlânâ ve onun ölümünden sonra müesseseleştirilen Mevlevîlik; musikiden mimarlığa, siyasî hayattan fikrî ve edebî eserlere kadar geniş bir alanda Türk kültürünü etkilemiştir. Mevlânâ’nın kültürümüz üzerindeki bu etkisinde onun  “Mevlevîlik”  tarikatının pîri olmasının yanı sıra  “Mesnevî”  gibi muazzam bir esere sahip oluşunun da büyük payı vardır. Yani  “Mevlevîlik”  ve  “Mesnevî” , bu iki hazine tarih boyunca Türk kültürünü ve Türk edebiyatını beslemiştir. Bu yazımızda tanıtmaya çalışacağımız Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları arasında çıkan  “Osmanlı Şiirinde Mevlânâ Övgüleri ve Mevlevîlik Unsurları”  (Hazırlayanlar: Prof. Dr. Ahmet Mermer, Dr. Ahmet Selahattin Hidayetoğlu, Dr. Mustafa Erdoğan, Dr. Neslihan Koç Keskin) adlı eserle Mevlânâ ve Mevlevîliğin klâsik şiirimizi ne ölçüde etkilemiş olduğunu gösteren önemli bir kaynak daha gün ışığına çıkarılmış oldu.
Bilindiği üzere Anadolu’da Türk Edebiyatının temeli 13. asırda atılmıştır ve bu temele ilk harç koyanların başında da Mevlânâ gelmektedir. Hz. Pîr’in vefatından sonra oğlu Sultan Velet tarafından kurumsallaştırılan Mevlevîlik, Divan şiirinin kurulup gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. İster Mevlevî olsun ister olmasın, şairler muhakkak Mevlânâ’yı okumuşlar ve Mevlevîlikten etkilenmişlerdir.  Esrar Dede’nin  “Tezkire-i Şuarâ-yı Mevleviyye” si, Sâkıp Dede’nin  “Sefîne-i Nefîse-i Mevleviyye” si, Ali Enver’in  “Semâhâne-i Edeb” i gibi tezkireler yanında Vâsıf Efendi tarafından tertip edilen  “Medâyih-i Mevlânâ”  adlı mecmua (antoloji) da Divan şiirinde Mevlânâ ve Mevlevîliğin yerini ve önemini ortaya koyan kaynaklardan biriydi. Yukarıda adlarını zikrettiğimiz akademisyenlerin söz konusu mecmuayı
Latin harf lerine aktararak -orijinal metni ile birlikte- araştırmacıların istifadesine sunmaları takdire
şayan bir kültür faaliyeti olmuştur.
Eserin  “Ön Söz” ünde kitap hazırlanırken takip edilen yol ve çalışmanın muhtevası hakkında şu bilgiler yer almaktadır:
“Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlikle ilgili şairler ne söylemiştir, nasıl söylemiştir, bunun toplu bir dökümünü vermek faydalı olacaktı. Bu uzun ve yorucu yolda çıkış noktalarımızdan biri de ilk önce Vâsıf Efendi’nin Mecmûa-i Medâyih-i Mevlânâ isimli eseri oldu. Öncelikle bu eserin yazma nüshalarını tespit edip bunların içinden şiir sayısının çokluğu, düzeni, yazısının güzelliği ve tezhibi gibi özelliklerini göz önünde tutarak birini tercih edip eski yazılı metnin çevirisini yaptık. Ardından diğer nüshalardaki şiirleri kontrol ederek, yeni yazıya aktardığımız nüshada olmayan şiirleri ortaya çıkarıp yeni yazıya çevirerek çalışmamıza dâhil ettik. Bu işlemlerden sonra, Osmanlı şiirinin başta divanlar olmak üzere ulaşabildiğimiz kaynaklarını tarayarak tespit ettiğimiz konuyla ilgili manzûmeleri kitabımıza ekledik.
Çalışmamızın girişinde Mevlevîlik ve şiir, şiirde Mevlevîlik konularında bazı umûmî değerlendirmelerde bulunduk. Ayrıca, Mecmûa-i Medâyih-i Mevlânâ ve Vâsıf Efendi hakkında çok uzun olmayan bilgiler verdik. Daha sonra Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik üzerine yazılan ve kitabımızda bulunan bütün şiirlerin nazım şekilleri, şiir ve şair sayısı, şiirlerin redifleri, muhtevaları gibi bazı özellikleri üzerinde durduk. Bu konuları takiben Mecmûa-i Medâyih-i Mevlânâ’nın karşılıklı olarak eski ve yeni yazı metinlerini verdik.”
Her Türk aydınının kitaplığında bulunması gerektiğine inandığımız 12 bin küsur beyitlik bu güzel eseri okuyucularımıza tavsiye eder hazırlayanları kutlarız. Allah sa’ylerini meşkûr eylesin...
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları