Övgüsü ve yergisi sanal olanlar

A+A-
Özcan YENİÇERİ

ABD Başkanı Barack Obama, çeşitli liderlerle dostluk ve güven bağları oluşturabildiğine dikkat çekerken, aralarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu 5 lider saymıştı. Barack Obama, içerisinde Başbakan Erdoğan’ın da bulunduğu liderlere  “Sorunca, Başkanlığa karşı yüksek düzeyde güven ve inanca sahip olduklarına söyleyeceklerdir. Taahhütlerinin doğrultusunda ilerleyeceklerine inanıyoruz. Onların bizim çıkarlarımız ve ilgilerimiz için dikkat göstereceklerini düşünüyoruz”  demişti.
Başbakan Erdoğan’a ABD’nin güveninin “BOP’un Eş Başkanlık” serüveni ile sınırlı olmadığını Obama, bu sözleriyle ortaya koymuştur. AKP medyası yıllardır  “Başbakan Erdoğan’ı ve liderliğini yabancılar anladı, AB anladı, ABD anladı ama bir bizim muhalefet anlamıyor”  diye böbürlenen yazılar yazdı. Son Gezi Parkı protestoları sırasında Erdoğan’a ve hükümetine karşı halkın tepkisi sokağa yansıyınca AB ve ABD’den ciddi eleştiriler geldi.
Bu durum yandaş kesimi ve medyayı şaşırtmıştır. Özellikle ABD’li yetkililerin  “Gezi Parkı protestoları”  dolayısıyla sık ve sürekli bir biçimde AKP iktidarının tutumuna yönelik olarak açıklama yapması, Başbakan Erdoğan’ın da bu eleştirilere cevap vermesine neden olmuştur. Başbakan Erdoğan, Gezi olaylarını ABD’deki  “Wal Street’i işgal et” eylemini örnek göstererek eleştirmesi ilginç olmuştur. Başbakan Erdoğan, “Bize ders vermeye gayret edenler Wall Street olaylarına nasıl bakıyorlar? Orada biber gazıydı, 17 kişinin ölümüydü, hepsi oldu. İngiltere ve Fransa’da, Almanya’da, Yunanistan’da çok daha büyükleri yaşandı” diye konuşmuştu.
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ise  “Wall Street’i İşgal Et hareketi ile ilgili raporlar yanlıştır. Bu harekete istinaden hiçbir polis müdahalesi ölümle sonuçlanmamıştır” diye Başbakan Erdoğan’ın sözlerine yalanlama getirmiştir. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Amerika’dan üst üste gelen açıklamalar karşısında Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Kerry’yi arayarak tepkisini dile getirmiştir. Davutoğlu, Kerry’e  “Türkiye, ikinci sınıf bir demokrasi değildir... Birçok demokratik ülke benzer olaylarla karşılaşır, bu da demokratik sistemlerin sınavıdır” demiştir. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki ise yaptığı açıklamada  “ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Türkiye’yi hiçbir şekilde kategorize etme gibi bir çabasının bulunmadığını”  belirtmiş,  “Ancak bazı kaygılar olduğunda da Bakan Kerry ve bakanlıktaki diğer yetkililer çekimser duramaz” diyerek  “kaygılarımız var ve barışçıl gösterilerin onaylanmasına yönelik çağrımıza devam edeceğiz” demiştir.
Aynı gerilim AB ile de yaşanmıştır. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Başbakan Erdoğan’ın da olduğu Türkiye-AB toplantısında; “Demokratik ülkelerde toplumun inanç ve özgürlüklerine saygı gösterilmelidir. Barışçıl demokrasilerde aşırı güç kullanmanın yeri yoktur. Yapılan demokratik eylemleri medya anında yayınlamalıdır” diyerek, AKP’nin Gezi Parkı olayları sırasındaki tutumunu eleştiriyor. Egemen Bağış, derhal Füle’yi  “popülizm”  yapmakla suçlamış,  “Köpekler istedi diye atlar ölmez”  demiştir. Hukuk ve demokratik devletin gereğine uygun davranmak, temel hak ve özgürlükler ile ifade ve basın özgürlüğünü korumak, demokratik iktidarların varlık nedenidir. İktidarlar meşruiyetlerini temsil ettikleri halkın iradesine verdikleri önem ve onlara duydukları saygıdan alırlar. Sorumlulukları da Obama’ya değil kendi vatandaşlarına karşıdır.
AKP, Türkiye’nin bir partisi olmaktan çok, ABD adına Orta Doğu’yu ve Afrika’yı düzenlemekle görevli uluslararası bir misyon edinmiştir. BOP Eş Başkanlığı’nın mantığında bu vardır. AKP, ABD’lilerden övgü ve ödül almaya alışkındı, eleştiri gelince fena halde şaşırdı. Halbuki ABD’nin çıkarı asıldır; övgüsü de yergisi de sanaldır.
AKP yönetimi, ABD/AB ikilisinin Gezi Parkı olayları nedeniyle yaptığı eleştirileri anlamlandırmakta sıkıntı çekiyor. AKP, emperyalist siyasetin kullan-at kuralını kavramakta sorun yaşıyor.Ahmedinecad’ı düşünmekten Şah Rıza Pehlevi’nin akıbetini hatırlamaya vakit bulamıyor!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları