Oyun değiştiren silah...

Ahmet TAKAN

Dabık-El Bab-Rakka derken; yine Başika krizi çıktı. Tam da Musul'un terör örgütü IŞİD'ten temizlenmesi için düzenlenecek olası operasyon öncesi... AKP iktidarı, operasyona ortak olabilmek için çapulcubaşı Barzani'den davet beklerken!.. Irak Meclisi'nden ve stratejik müttefik(!) ABD'den peş peşe küstah açıklamalar geldi.

Bölgemizde sorunlar bizim açımızdan her geçen gün daha da zorlaşıyor. Daha da riskli hale geliyor...

Suriye'de güvenlik kuşağımızı tam anlamıyla oluşturmak için başlattığımız Fırat Kalkanı operasyonunda hâlâ Dabık önlerindeyiz. Şehit ve yaralı haberlerinin artması kaçınılmaz. ABD'nin tavşana kaç tazıya tut politikasında değişiklik yok. TSK destekli ÖSO'nun ilerleyişini engelliyorlar. İşin en acı yanı da bunu İncirlik'ten getirip Türk sınırlarından geçirdikleri askerleri ile yapıyorlar. Bölgedeki askeri kaynaklardan edindiğim bilgilere göre; ABD en kritik hatlarda özel kuvvetlerini hem YPG hem de IŞİD hattının önüne yerleştiriyor ve ilerleyişi durdurup TSK'ya zaman kaybettiriyor. Terör örgütlerine koruma sağlıyor.

Rakka'yı şimdilik ikinci plana itip daha sıcak hale gelen Musul operasyonuna geçelim;

İktidar sözcüleri, "Musul operasyonunda kesinlikle olacağız" diyor ama sahadaki ve masadaki gerçekler çok farklı. ABD, Türkiye'yi Suriye'de oyalarken masaya, "El Bab'ı kontrol etmenize müsaade ederiz ama Rakka'yı YPG ile halledeceğiz orayı da PYD'ye teslim edeceğiz ve sesinizi çıkartmayacaksınız. Bu şartı kabul ederseniz Musul'a bakarız" kartını koyuyor. İktidar, ABD'ye göz kırpıyor fakat çok zorlu bir engeli aşamıyor. TSK'da seslendirilen görüş "El Bab'dan sonrasına hayır. Rakka'ya inmeyiz" şeklinde...

Irak'taki duruma gelince;

İktidarın en başından beri izlediği mezhepçi politikaların faturaları yine önümüze konuluyor. İktidar, Musul'da Sünni Haşdi Vatani güçlerinin etkin rol  almasını istiyor. Haşdi Vatani, Musul'u IŞİD'e teslim eden eski Vali Nuceyfi'ye bağlı güçler. Bu da Irak tarafında "yeni bir IŞİD'e teslim etme operasyonu mu?" güçlü şüphesine yol açıyor.

Uzmanlar şöyle diyor;

"Şimdi Türkiye yeniden Nuceyfi ağırlıklı bir Musul istiyor. Böyle olunca operasyonda Irak hükümeti tavır takınıyor. Geçmişte neler olduğunu biliyor. IŞİD'e Musul'un teslim edilmesinin ardından buradaki petrol IŞİD üzerinden, Barzani'nin üzerinden Türkiye aracılığıyla satıldı. Irak merkezi hükümeti de buna sert tepki gösterdi. 'O petrol Kuzey Irak'ın değil, benim yönetimimde, parasını da ben alırım sana ne oluyor' dedi. Türkiye'nin yani mevcut yönetimin böyle bir handikabı da var. Bu handikap ortadayken yine eski anlayışı Türkiye gündeme getirince siyasi olarak yine merkezi hükümet kuşkuya düştü ve tavır aldı. Musul operasyonu er ya da geç olacak. Burada operasyona, Şii-Sünni milislerden oluşan bir kuvvet, Peşmergeler, Irak ordusu, az sayıda da olsa oradaki Hıristiyan bir güç ABD'nin desteğiyle katılacak ve Musul temizlenecek. Bu kesin. Bu önümüzdeki Salı gününden sonra da olabilir, Kasım ayına da sarkabilir. Muharrem ayındayız. Muharrem ayından dolayı biraz bekleyebilir operasyon.

Türkiye'nin yeri ne olacak?

Türkiye'nin buradaki yerinin ne olacağına kendisi karar verecek. Türkiye'nin Musul operasyonunda bulunması, katkı sağlaması ancak sahadaki gerçeği kabul etmesi ve buna göre tavır almasıyla ilgili... Nuceyfi ailesine tekrar Musul'un verilmesi yönündeki bir formül ya da söylem doğru değil, gerçekleri görerek hareket etmek gerekiyor."

AKP iktidarı davetiye beklerken, diplomatik kaynaklar Barzani ailesinin İran tarafından "sahadaki dengeyi unutma, doğru yerde dur" diye uyarıldığını kaydediyor.

İşimiz dansöz Barzani'ye kaldıysa!..

***

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye farklı cephelerde farklı büyük badirelerle uğraşıyor. Alçak darbe girişimin yarattığı sonuçlar ve tahribatı her gün yeni boyutlarıyla iliklerimize kadar hissediyoruz.

ADSIZ'da çok kulis haber okudunuz. Büyük çoğunluğu iç ve dış siyasetle ilgiliydi. Ne hale geldiğimizi daha iyi görebilmek adına bugün Genelkurmay'dan çok çarpıcı bir kulis haberi sizlerle paylaşacağım. TSK içindeki malum rahatsızlıklara Genelkurmay'da komutanlar arasında esen soğuk rüzgârlar da eklendi. Sadece iki çarpıcı örnek vermekle yetineceğim;

 Kara Kuvvetleri Komutanı Salih Zeki Çolak ile Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın arasının çok bozuk olduğu konuşuluyor. Soğukluğun Aksakallı'nın Fırat Kalkanı operasyonunun hemen başında Cerablus'a giderek "bol fotoğraf vermesi" ile başladığı ileri sürülüyor. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile 2'nci Başkan Ümit Dündar'ın arasının da fena halde limoni olduğu söyleniyor. Karargahta, "Dündar'ın hükümet nezdinde çok ön plana çıktığı gerekçesiyle Akar tarafından izole edildiği" iddia ediliyor.

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi kahraman Türk askeri ve polisi terör bölgesinde PKK'ya karşı amansız mücadelesine devam ediyor. PKK için hayati önem taşıyan kış tertiplenmesine etkili operasyonlarla büyük darbeler indirdi. Terör örgütü büyük kayıplar veriyor. Bunda da en etkili silahımız; silahlı İnsansız Hava Araçları. İHA'lar, PKK'ya ağır darbe indiriyor. Bölgedeki askeri ve istihbarat kaynaklarından ulaştığım bilgiye göre; katil çetesinin ele başları İHA'larımızı düşürecek silahları temin etmek üzere ABD'li yetkililerle görüşmelere başladı. PKK'nın ABD'den bu maksatla istediği füzelere, "oyun değiştiren silah" deniyor. Bu silahı PKK temin ederse bölgedeki terörle mücadelemize büyük darbe vurulur. Kaynaklar, ABD'lilerin PKK'ya "bekleyin" dediğini belirtiyor.

Ne mi bekleniyor?..

Dabık-El Bab-Rakka ve Musul penceresinden bakın!..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş