Oyunu bozacağız...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Canım memleketimizdeki gelişmeleri dikkatle takip edenler aynı zamanda zeka seviyemizle alay edildiğini de tespit ediyor. Alın size son 24 saatteki gelişmelerden birkaç örnek. Terörle mücadele konusunda askere verilen EMASYA olarak bilinen yetki yeniden verilmiş. AKP iktidara geldiğinde asker darbe yapacak diye bunu iptal etmiş ardından ünlü kumpas davaları başlamıştı. Devrin başbakanının "bu davaların savcısıyım" dediği ve Türk ordusunu tasfiye etmeyi amaçlayan plan itina ile yerine getirildi. Ordumuzun en güzide subayları içeri tıkıldı. 25-30 yıllık komuta kademesi alt-üst edildi. Bu esnada "açılım-saçılım" adıyla şehirlere bombaların yerleştirilmesine göz yumuldu. Belediye araçları ile hendeklerin açılmasına ses çıkarılmadı. Hükümet beslenip-büyütülen terör ile mücadelede acziyete düşünce askere sarıldı birden bire... Sahi ne değişti de askere yetki yeniden verilirken, yargılanma konusu Başbakanın iznine bağlandı. Devrin Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları, generaller, albayları toplu halde tutuklanırken sesini çıkarmayan AKP hükümetinin bu U dönüşünün sebeb-i hikmeti nedir? Bu sebepleri bu milletin öğrenmesi gerekmez mi? Tam bunlar tartışılırken "Balyoz kumpası için iddianame" açıklanıyor. Sahte deliller, bavulla yapılan servisler sanki yeni keşfedilmiş gibi iddianamede bazı gazeteci kimliği taşıyan ajanlardan bahsediliyor. Onlardan bazıları şimdi yandaş. Havuz medyasının gözdeleri... Peki onlar da yargılanacak mı? Her birinin aynı günlere rastlaması tesadüf olabilir mi? Cumhuriyet tarihinin en fazla atamasını HSYK açıklıyor. 3700 savcı ve hâkimin yeri değişiyor. Sözde kumpasçılar temizleniyormuş. Oysa Balyoz kararını keyifle veren Ömer Diken halen Uşak Ağır Ceza Mahkemesi'nde. Yargıtay'da verilen haksız cezaları onaylayan ceza dairesinin başkan ve üyeleri de yerlerini koruyor.

Yetmez ama evet...

Sanki Güneydoğuda bombaların yerleşmesi, hendeklerin açılması esnasında memleketin başbakanı Kemal Kılıçdaroğlu imiş gibi şehit cenazelerinde Kılıçdaroğlu protesto ediliyor. El insaf ya hu... Kemal Bey parti içindeki tartışmalara rağmen AKP'nin hazırladığı örümcek ağına düşmeyerek dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlayan kişi değil mi? Şehitlerin intikamını Kılıçdaroğlu'ndan almaya kalkışan hastalıklı zihniyete Saray da çanak tutuyor. Sarayın sözcüsü İbrahim Kalın, bu olayı "milletin takdirine bırakmak gerekir" sözleri ile bir nevi teşvik ediyor. AKP hükümetinin amiral gemisi Yeni Şafak da aynı sakat mantık ile "Kovuldu" manşetini atıp ak-trollere övgüler yağdırıp, bundan sonraki cenaze törenleri için hazırlık talimatı verir gibi... Yine de CHP'nin bu konuda zaafı olduğu kanaatindeyim. Daha önce Ankara Kocatepe Camii'nde provası yapılan tahrikler için önlem almaları şarttı.

Öte yandan kendilerini 15 ay önce 1200 oy ile seçen delegenin iradesini hiçe sayan MHP yönetimi Salı'dan Salı'ya yaptığı oturumda 14 yaşındaki çocuğun kafasına kazınan "Oyunu boz" yazısı ile medya karşısına çıkıp, gülümseyen fotoğraflar veriyor. Sosyal medya yıkılıyor. Dalga geçen geçene. "Genel merkezin durumu artık siyaseti değil, psikolojinin ve tabiatıyla psikologların alanına giriyor" tespiti idi ki doğru söze ne denir?

Dedik ya zeka seviyemizle alay ediyorlar diye. Ama bu milletin mayası sağlamdır. Gençlerimizin orantısız zekaları ile baş etmeleri mümkün değil. Son espri müthiş: Alman Parlamentosunun sözde Ermeni soykırımı ile ilgili kararını Gemerek Mahkemesi iptal etmiş... iyi mi?

  • Yorumlar 16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları