Ozan Arif, İsmail Türüt ve linç lobisi

Özcan YENİÇERİ

Türkiye’de “yargısız infaz” la görevli bir linç lobisi vardır. Görevi diyasporanın dışarıda başardığını içeride gerçekleştirmektir. Bu lobi Türk milletini birbirinden ayrı, farklı, başka ve birbirine düşman unsurlardan meydana gelen devşirme bir topluluk olduğunu savunur. Bu nedenle Yusuf Halaçoğlu “Türk, Kürt kardeştir tarih de bunun kanıtıdır” der demez hemen aktifleşirler. Bir zamanlar Yeniçeri’lerin “istemeyuz” ya da “kellesini isteriz” diye attığı çığlıkları atarlar. Bu lobi bazen “hepimiz Ermeniyiz” bazen de “hepimiz Hıristiyanız” sloganlarını atarken görülür. Sözüm ona haksızlığa uğrayan azınlığın yanında görünürler. Ama aynı lobi her nedense hiçbir zaman “hepimiz Türk’üz” sloganını atmazlar. Aslında bu lobiye göre Türk diye bir millet de yoktur, etnik bir grup vardır. Eğer Türkiye “Türk” adlı etnik grubun hâkimiyetinden çıkarsa demokratik, insan haklarına saygılı bir hukuk devleti haline ancak o zaman gelebilecektir. AB’ye girmek için de devletin bu tür bir dönüşüm gerçekleştirmesi şarttır.
Bu amaç için linç lobisi, Türkiye’nin güney doğusunda kanlı terörist eylemlerini gerçekleştiren PKK terör örgütünü bile şu veya bu gerekçelerle destekler. Ermeni diyasporasının Türkiye’ye yönelik iddialarını “tarihimizle yüzleşmek gerekir” diyerek haklı görür. Bütün bu amaçların gerçekleşebilmesi için Türkiye’de milli devleti savunan, vatanın ve ülkenin birliğinin yanında olan yazar, çizer, sanatçıların ve kültür adamların sindirilmesi gerekir. Beslendiği malum merkezleri beslemekle görevli olan lobi TSK, Atatürk’e, milli devlete ve Türk milliyetçilerine bunun için saldırır. Saldırılarında insan severlik ve demokrasiyi de maske olarak kullanır. İsmail Türüt ve Ozan Arif’e yönelik saldırılar da işte bu sürecin bir parçasıdır.
Ozan Arif “Plan Yapmayın Plan” adlı bir şiir yazmış, bunu da İsmail Türüt okumuştur. Adeta bir bardak suda fırtına koparır gibi İsmail Türüt ve Ozan Arif linç edilmeye kalkışılmıştır. Çünkü şiirde Karadeniz’de vuku bulan emperyalist ve bölücü hedeflere dikkat çekilmekteydi. Bu şiirin ana mesajı değil de münhal (olmayan) mesajları tartışmaya çalışılmaktadır. Bu linç lobisinin eski yöntemlerinden birisidir. Bilindiği gibi ABD, Montrö’yü delerek Karadeniz’e savaş gemilerini sokmak istiyor. PKK, Karadeniz’e sızmak için silahlı militanlarıyla deneme üstüne deneme yapıyor. AB, Karadeniz’de kan analizlerini içeren araştırmalara yüzbinlerce euroluk fonlarıyla destek veriyor. Bölgede Hıristiyanlaştırma ve misyonerlik faaliyetleri gemiyi azıya almıştır. Pontusculuk, Gürcücülük, Lazcılık giderek tehlikeli ve ayrımcı bir ideolojiye dönüşüyor. Apartman kiliselerinin açılmasından tutun da eski kiliselere yeni cemaat bulma çabalarına kadar her türlü faaliyet büyük bir ivme kazanmıştır. Yunanistan’a çeşitli vaatlerle götürülen gençler, beyin yıkama ameliyelerinden geçiyor. Bölgeye yönelik fuhuş, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı benzer amaçlar için örgütleniyor. İşte “Plan Yapmayın Plan” adlı şiir, Karadeniz’de vuku bulan çok yönlü, planlı programlı hain organizasyonlara dikkat çekiliyor. Bölgede olup bitenler aynı zamanda birer Karadenizli olan Ozan Arif ve İsmail Türüt tarafından şiir ve türkü olarak dile getiriliyor. Bu şiire klip adı altında bir takım cinayet resimlerinin eklenmesi elbette ki iğrençtir. Ancak hem İsmail Türüt, hem de Ozan Arif bu kliple ilgilerinin olmadığını söyleyerek, klibi yapanları kınamışlardır. Kaldı ki şairi, yazdığı şiirin ne anlama geldiğini açıkça söylüyor. Şiirin internette Dink cinayetiyle ilişkilendirilmesinin bir komplo olduğunu söylüyor. Bunu yapan kişilerden davacı olduklarını da ifade ediyorlar. Gerçek bu iken şiirdeki bazı metaforlardan yola çıkarak şairin kast ettiği anlamın dışında şiire başka bir anlam yüklemek için ancak provokatör olmak gerekir.
Şiirde açık ya da imalı bir biçimde “suçu, suçluyu ya da katili övmek” gibi bir husus söz konusu değildir. Ozan Arif de böyle bir kastının olmadığını açıkça söylemiştir. Buna rağmen “hayır sen katili övdün!” türünden sözlerle Arif’e saldıranların amacı çok daha başkadır. İşin garip tarafı da medyada, İsmail Türüt ve Ozan Arif’i yargısız infaza tabi tutan linç lobisinin tamamının, söz söyleme özgürlüğü çerçevesinde 301’inci maddenin kaldırılmasını savunmalarıdır. Hatta bu zevat, yeni anayasanın “Türkiye’nin bölünmesi dahi insanlar tarafından rahatlıkla savunulabilmesini. Bunu savunan insanlar hakkında takibat yapılmamasını” içerecek kadar liberal olması gerektiğini savunmaktadırlar. Her nedense liberal linç lobisi Ozan Arif ya da Türk milliyetçileri söz konusu olunca ifade özgürlüğünü ve anayasayı vs. unutuyor.
Özetle linç lobisinin amacı milli devlet yanlılarını, “Türk ve İslam güneşi batmaz Karadeniz’de” diyenleri sindirmek, susturmak ve baskı altında tutmaktır. Bu durumda İsmail Türüt ve Ozan Arif’e de aynı kalite ve vurguları esas alan yeni şiirler yazmak ve türküler söylemek düşmektedir. İyi ikili oluşturmuşlardır. Yanlarına Esat Kabaklı’yı da alarak yeni Türkülerin altına imza atmalarını millet kendilerinden beklemektedir! Bizden hatırlatması!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş