Özbekistan'dan neden öğrenci gelmiyor?

Kürşad ZORLU

“Özbekistan söz konusu olduğunda gerçekleri söylemem gerekir. Dost acı söyler ama acı da söylemek istemem. Kusura bakmayın yalnızca gerçekleri konuşalım istiyorum...”  Bu sözler TOBB Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Tahsin Kesici’ye aittir. Peki nerde mi? Aynı üniversitenin konferans salonunda. Konu Özbekistan-Türkiye ilişkileri. Organizasyonu yapan Özbekistan Elçiliği ve dostumuz Hikmet Eren... Protokol konuşmaları bölümünde kürsüye Rektör Tahsin Kesici geliyor. O sözleri duyunca biz de kulak kesiliyoruz:  “Gençlerimiz kimi zaman AB fonları yada başka yollarla Avrupa’ya gidiyorlar. Amaç ya öğrenim ya da oradaki gençlerle kaynaşmak. Ama Özbekistan tarihi ve kültürel açıdan en yakın olduğumuz ülkelerden birisi olduğu halde getirecek öğrenci bulamıyoruz. Biz üniversite olarak Hazar’ın kıyısından öğrenci getirdik. Yurt paralarını ve yeterli miktarda harçlıklarını veriyoruz. Ama Özbekistan’dan bütün uğraşlarımıza rağmen öğrenci getiremedik. Kusura bakmayın ama gerçekler bunlar. Böyle olmamalı bizler en ileri ilişkiler kurmalıyız.”  Rektör Kesici, alkış alan bu sözleri Büyükelçi Ulfat Kadirov’un gözlerine bakarak söyledi. Yardım istedi. Ama bu konuda Elçinin yapabileceği pek fazla şey yok. Konu merkezi yönetimin inisiyatifinde. Değilse Ulfat bey her türlü çalışmayı yapacaktır ve yapmaktadır. Bakınız Özbekistan’la dış ticaret hacmimiz 2007 yılında 840 milyon dolar. Türk ortaklı şirket sayısı 400 civarında ve üstlenilen proje bedeli 1 milyar dolar. Yeterli mi? Elbette değil. Bunu söyleyen biz değiliz. Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Ülker Güzel. Bu arada Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün konuşmasında “Türkistan” kelimesini özellikle kullanması dikkatimizden kaçmadı. Şu kavram karmaşası için iyi bir seçenek olabilir. Başarılı Başkanın Türk dünyası konusunda da bilgili ve ilgili olduğu kesin. Biz her zaman her fırsatta söylüyoruz. Özbekistan olmadan Türk dünyası geleceğe yürür ama koşamaz. Peki ne yapmak gerekiyor? Önce gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Onlardan kaçmak ancak günü kurtarır. Sonra siyasetçisinden bürokratına, işadamına kadar üzerimize düşeni yapmalıyız. Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok. Unutmayalım sel gider kum kalır...


* * *


Yankı dergisi
Zaman zaman yayınlarını beğendiğimiz mecmuaları sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri de Yankı dergisi. Derginin sahibi Yavuz Kaya, kısıtlı imkanlarla iyi bir iş çıkarıyor. 38. yıla ulaşmak hiç de kolay değil. Elimize aldığımız bu dergi kim bilir ne zorluklarla çıkıyor. Ülkemizdeki dergi okuma alışkanlığını göz önüne alırsak haksız da değiliz. Bayilerde görebildiğimiz bu yayında her siyasi partinin temsilcilerini görmek mümkün. Seçkin köşe yazarlarının yanı sıra bu sayıda Denizli, Bursa ve Mardin illerine ilişkin dosyalar da var. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın röportajı güncelliği koruyor. Dergiye ulaşamayanların 0.312.4667070’i aramaları yeterli. Son olarak Yavuz Kaya’nın sunuş kısmındaki şu sözleri ile önümüzdeki haftaya yelken açalım. “Her gün bir AB ve/veya ABD organizasyonunda, dünyanın değişik bir yerlerinde, direkt veya endirekt olarak ülkemizi altıya, sekize, onikiye bölen haritaları görüyor, sadece yutkunuyor ve bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok diye cevaplayarak savunma yapıyoruz. Bilinç altında bunun adı; Biz edilgen ülkeyiz. Bizden korkmayın, ama lütfen bize de dokunmayın demektir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş