Özdağ, Gaziantep'ten 'hayır' dedi

Özdağ, Gaziantep'ten 'hayır' dedi
MHP Genel Başkan adayı Ümit Özdağ, referandumda, Türkiye’deki siyasal sistemin parlamenter demokrasi mi, yoksa tek adam rejimi mi? olacağına karar verileceğini belirterek, "Hayır" diyenler de "Evet" diyenler de Türk Milletinin evlatlarıdır” dedi.

MHP Genel Başkan adayı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Gaziantep’te bir otelde düzenlenen “Hayırlı gençlik Platformu” nda yaptığı konuşmada, “ Birbirimizin hayat tarzlarını kollayıp birbirimize üstünlük kurma çabası içinde didişirken aslında yabancıların bize üstünlük sağlamasına yardım ettiğimizin artık farkına varmalıyız. Herkes dileği gibi yaşayabilmeli, dileği okula çocuğunu yollayabilmeli. Yaşam tarzımız ve anlayışımız siyasi mücadele  konusu olmaktan artık çıkmalı, yüzde 50 değil, yüzde 100 Türkiye olarak yaşamayı öğrenmeliyiz. İmam Hatip lisesi veya düz lise… İsteyen istediği liseye gitsin. Mesele  okulun adı değil, eğitimin kalitesidir. İmam hatipte olsa düz  lisede eğer kalitesi Batılı çocukların gittiği okullardan kötü ise sonuç ülkemizin ezilmesi olacaktır. Biz bir milletin çocuklarıyız. Hayır diyenler, evet diyenler, kararsızlar hepimiz  Türkiye’yiz” diye konuştu.

Referandum çalışmalarında sadece hayır çıkması için konuşmadığını, ülkenin federasyona, bölünmeye ve baskıya sürükleyecek bir tek adam rejimine karşı mücadele etmediğini ifade eden Özdağ,” Bu mücadele tekrar  tek bir milletin evlatları olduğumuzu hatırlamamız için verilen bir mücadeledir. Bizim mücadelemiz yüzde 50 Türkiye için değil, yüzde 100 Türkiye için mücadeledir.  Bizi hayat tarzı, mezhep, etnisite hatta “hayır”-“evet” dememize göre ayrıştırmak, bölmek istiyorlar. Oysa biz aynı milletin, Türk milletinin çocuklarıyız.Ne mezheplerimiz ne etnisitemiz ne hayat tarzlarımız Türk Milletinin fertleri olmamızı engellemiyor. Aslında hayat tarzlarımız düşündüğümüz kadar farklı  da değil, Aynı şeylere ağlıyoruz,  aynı şeylere gülüyoruz, benzer şeyler bizi üzerken, benzer şeyler bizi gururlandırıyor. Şehit cenazelerinde birlikte saf duruyoruz, birlikte ağlıyoruz.  Biz bir milletiz. İçinden geçtiğimiz referandum süreci benim için bir “evet” “hayır” mücadelesi olmanın ötesinde “İç savaş çığlıklarını”, baskı ve dışlamaları, hep birlikte bastıracağımız bir Millet olma mücadelesidir” şeklinde konuştu.

Ümit Özdağ, 16 Nisan’da hem hayır hem evet diyecek olanların çocuklarının da El-Bab’da şehit olduklarını dile getirerek,” Sayın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,  Sayın Başbakan Yıldırım, Sayın Erdoğan, Hayır diyenlerin de çocukları El Bab’da şehit oluyor, Evet diyenleri çocukları da El Bab’da şehit oluyor.“Hayır” diyenlerde FETÖ’cü darbeye karşı direndiler “Evet” diyenlerde. Hayır diyenler terör örgütleri ile  aynı safta değil Sayın Erdoğan. Biz aziz milletimizi “evet safında” ve “hayır safında” ikiye bölünmüş olarak görmüyoruz. “Evet” diyenlerde “hayır” diyenlerde milletin iyiliğini istemektedirler diye düşünüyoruz” dedi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI GÖRMEZ ARTIK GÖZÜNÜ AÇMALI

Camilerde evet propagandası yapan imamların olduğunu, oysa Camilerin milletin Allah’a huzur içinde ibadet etmek için bir araya geldikleri yerler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ümit Özdağ,” Camilerde “evet” propagandası yapan imamlar… camiiler milletin Allah’a huzur içinde ibadet etmek için bir araya geldiği, girerken, ünvanını, zenginliğini, partisini her türlü sıfatını bırakıp bir tek Allah’ın kulu sıfatı  ile girdiği yerlerdir. Burada bir partinin, siyasal görüşün propagandasını yapmak dindar bir kişinin yapacağı iş değildir. Sizin yaptığınızın Hazreti Osman’ı katletmek için evine giren suikastçilerden hiç farkı yoktur.  Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Sayın başkan artık sizde biraz görün” dedi.

Özdağ, yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi:

REFERANDUM BAHANESİ İLE TÜRK MİLLETİNİN BÖLÜNMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Birilerini   referandum bahanesi ile Türk Milletini bölmesine müsaade etmeyeceğiz. Birbirimizden farklı düşünmemiz düşman değil sadece farklı düşündüğümüz anlamına gelir. Aksi sadece Türk Milleti’nin düşmanlarını sevindirir. Kötü yönetilen güzel Türkiye çok zor günlerden geçiyor. Ülkemizin kötü yönetilmesinden istifade eden dış ve iç güç odakları, bu durumu istismar ederek, Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan kuşatıyorlar.

GÜVENLİK, İSTİHBARAT VE DIŞİŞLERİ BÜROKRASİSİ ÇÖKTÜ

Dışarıdan bu kuşatılmışlık içinde iken içeride de işlerin yolunda gittiğini söylemek mümkün değil. Güvenlik, istihbarat ve dış işleri bürokrasisi çökmüştür. Türk ekonomisi ağır bir krizin eşiğindedir. 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan ağır politik, ekonomik, bürokratik ve toplumsal travma süreci en ağır şekilde devam ederken, Türk Ordusu iç savaşın yaşandığı ve sınırların yeniden çizilmeye çalışıldığı Suriye’ye müdahale etmiştir. Suriye’ye müdahale eden ve Irak’a müdahale etme  ihtimali yüksek olan Türk Ordusu, 15 Temmuz sonrasında Eskişehir-Kütahya muharebelerinden sonra geçtiği en büyük sıkıntılardan geçmektedir.

BAŞKANLIK KONUSU GÜNDEME GELDİ, EKONOMİ ÇÖKTÜ

15 Temmuz sonrasında  özellikle başkanlık konusunun  gündeme gelmesi ile birlikte ekonomi de yapılan hataların sonuçları daha hızlı ortaya çıkmaya başlamıştır. Bugün reel sektör tam bir çöküş yaşıyor. Döviz fiyatları rekor kırıyor. Faizler yükseliyor. Ülke yatırım yapılamaz ülke konumuna giriyor.  

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş