Özel Kuvvetler neden hedef haline getirildi?

İsrafil K.KUMBASAR
Bir garip ülke olup çıktı Türkiye.
Gündemin göbeğine ‘cuk’ diye oturan beylik laf ise, “Yargı işliyor, sonucu bekleyelim...”  şeklinde.
İşte bu cümleyi ne zaman duysak, ‘bir şeyler’ döndüğü vehmine kapılmaktan bir türlü kendimizi alamıyoruz.
Bizde, ne yazık ki siyasilerin beceremediği tek şey yeri geldiğinde susmaktır.
Bir kamera görüp, bir mikrofonu ellerine almaya görsünler, tutana aşk olsun.
Fakat bazı ‘durumlar’ var ki ağızlarını bıçak açmıyor.
Kısa kesiyorlar: 
- “Yargı işliyor, sonucu bekleyelim...”
Birçok davanın iddianamesi daha hakime ulaşmadan işportaya düşüyor.
Polisin ulaştığı bilgiler, savcılardan önce ‘acar muhabir’lerin’ bilgisayarlarında.
Hakim, daha kararını açıklamadan, ‘hüküm’ televizyon ekranında veriliyor.
Siyasetçiler susuyor:
 “Yargı işliyor, sonucu bekleyelim...”
Eyvallah bekleyelim de, hiç değilse ‘yargı nasıl işliyor’ onun cevabını alalım.
Lütfen ama!..

* * *

Habur’dan giriş yapan teröristler, ‘seyyar’ mahkemede rızaları olmadığı halde ‘etkin pişmanlıktan’ yararlandırılıp salıverildiler.
Dünya alem biliyor ki, adamlar Dubai’den, Havai’den değil, Kandil’den geldiler.
Varsın olsun, yargı ‘salıverdim’ diyorsa, yasal bir dayanağı vardır öyle değil mi?
Buraya kadar bir çelişki görünmüyor.
Fakat işler, bir sabah bölücü örgütün şehir yapılanması olarak bilinen KCK’ya karşı operasyona girişilmesiyle karışıyor.
Akşamdan sabaha kadar ‘neyin’ değiştiğini merak ediyor hukukçular, vatandaşlar.
İstanbul Barosu eski başkanlarından Turgut Kazan, operasyonların zamanlamasına ve hukukun işletiliş biçimine dikkat çekiyordu bir televizyon kanalında.
Birçok kişinin kafasında soru işaretleri var.
Açılımın en ateşli savunucuları bile ‘yaman çelişki’ için demediklerini bırakmıyorlar.
Tabii demesine diyorlar da, iş başka bir davaya; örneğin ‘Ümraniye’ davasına gelince, onlar da dut yemiş bülbül kesiliyorlar:
- “Yargı işliyor, sonucu bekleyelim...”
Onlar bekleyedursun, içeride insanlar suçlarını bile öğrenemeden can veriyor.

* * *

Kabul etmek gerekir ki, yargının yükü ağır.
Ardı ardına soruşturmalar, davalar patlıyor.
Her gün yeni bir ‘sürpriz’ ile karşılaşıyoruz.
Daha Erzincan’daki MİT Bölge Binası’na yönelik operasyonu anlamaya çalışırken, bir anda ‘Özel Kuvvetler Komutanlığı’ gündeme geliyor. 
Malum, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla ilgili başlatılan soruşturma ÖKK’na kadar uzanıyor. 
Buradaki ‘Muhabere Arama Kurtarma’birimi ile  ‘Seferberlik Tetkik Kurulu’nda saatler süren aramalar yapılıyor.
Bir tesadüf olacak ki, bu soruşturma başlamadan birkaç gün önce MAK konusunda basında geniş geniş bilgilendiriliyoruz.
14 yıl Genelkurmay’da ‘tercümanlık’ yaptıktan sonra yurtdışına çıkan şahıs, bir yığın iddiayla gündeme geliyor.
Pardon, aslında daha önce gelmişti.
Kendisiyle yapılan röportaj geçen Nisan ayında Sabah gazetesinde yayınlanmıştı.
‘Önemine binaen’ bu kez bir ajansa konuştu ve o röportaj da hayli ses getirdi.
Neyse o ayrı bir konu.
Dönelim yargıya.

* * *

Yargının işi gerçekten de oldukça zor.
Her ne kadar yürütme organının başı Tayyip Erdoğan, “Kurumlar arasında bir çatışma yok, öyle gösteriliyor”  dese de, bu konuda en büyük sıkıntıyı yargının çektiği, son davalarla daha iyi anlaşılıyor.
Bize de yine ‘araziye’ uymak düşüyor:
- “Yargı işliyor, sonucu bekleyelim...”
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş