Özgür irade yok; anayasa yapılamaz

Ahmet GÜRSOY

Zihinleri kuşatan ve insanları çepeçevre saran, dolayısı ile olaylar karşısında çözümsüz bırakan genel zihniyetin adı nedir biliyor musunuz?

Söyleyeyim: Belirlenimcilik ve özgür irade sorunu!

Toplum olarak derin bir zihniyet inkılabına ihtiyacımız olduğunu söyleyenler vardır. Ancak temel sorun nedir derseniz işte bunu derim.

Belirlenimcilik ve özgür irade sorunu derim...

Konuyu açalım.

Bu ülkede günlerdir biz neyi tartışıyoruz?

Anayasa Mahkemesi'nin kararını.

Hatırlayın lütfen. Anayasa Mahkemesi kararının ilk duyulduğu dakikaları hatırlayın ve söyleyin. Daha Sayın Cumhurbaşkanı açıklama yapmazdan evvel içlerinde anayasa profesörü olan köşk danışmanı da dâhil herkes ne demişti?

"Anayasa Mahkemesi'nin kararları yerindedir."

Hükümet bağıntılı gazeteler olayları nasıl vermeye başlamıştı?

Olumlu!

Peki, Sayın Cumhurbaşkanı "Ben kararı tanımıyorum. Saygı da duymuyorum" deyince ne oldu?

Tüm yandaşların fikri bir anda yok oldu ve herkes Cumhurbaşkanının kararının doğru olduğunu savunmaya başladı...

Yani?

Özgür irade yok olurken yerine belirlenimcilik geldi.

Şimdi söyleyin lütfen: Bu ülkede gerçekten vesayet bitti mi? Aklın üstünde başka bir akıl bulunması mümkün değil mi?

Hayır. Kesinlikle bitmedi, tam tersine arttı.

Peki, belirlenimcilik varsa, özgür irade nasıl gelecek?

Gelmeyecek!..

Nitekim özgür irade gelmiyor.

Tek kişinin mutlak iradesi, aklın üstünde bir akıl olarak tüm camianın tepesinde duruyor ve bizim gibi halen daha az da olsa özgür olmak isteyenler düşman ilan ediliyor...

Soruyorum: Şu anda yürürlükte bulunan kanunların tanıdığı özgürlük ve özgür irade, bu ortamda olması gerektiği gibi kullanılabiliyor mu?

Kesinlikle kullanılamıyor...

Affedersiniz...

Öyle ise, yeni anayasa, yeni rejim ve yeni siyasal sistem gelince zihinlerin üstünde durup onları kontrol eden zihniyet nasıl ortadan kalkacak? Çok daha önemlisi özgür iradesi olmayanlar, özgür devlet, özgür toplum, özgür birey ve özgürlüklerle dolu bir düzeni nasıl kuracak? Zihinleri köleleştirilmiş insanların hangi iradesi bizi bahara kavuşturabilir?

Hatırlayın...

Daha düne kadar PKK'ya övgüler düzenler bugün sövüyor...

Düne kadar Bülent Arınç "abimiz, büyüğümüzdü" bugün kötülüğün kaynağı...

Düne kadar açılım şarttı, terörist başı kurtarıcı idi, bugün nefretlik...

Düne kadar HDP canciğer kuzu sarmasıydı. Bugün, başkalarını HDP'li  olmakla suçlama furyası üzerinden politik alan kazanma modası geçerli.

Bir bize bak...

Bir bizim geçmişimizi incele; bir de rüzgârın önünde yaprak gibi savrulan, kökü ve temeli tutmayan, belirlenmiş akla göre kendine yön arayanları incele...

Birinde istikrar ve düzen, öbüründe gelgitler ve tezat...

Öyle ise söyleyin lütfen...

Bu kendini bin kere tekzip etmiş, siyasal ömrü çelişkilerle dolu zihinlerin bizi sağlıklı bir siyasal sisteme kavuşturacağını ümit ediyor ve bunlara gerçekten güveniyor musunuz?

İşte tam da bu sebeptendir ki bunlar anayasa yapmamalı ve ülke yönetmemelidir.

Özgür iradesi olmayanların, vesayetçi iradeyle yapabilecekleri en iyi şey, efendilerine yaranmak olur. Bir de "vesayetçi sistemi kaldırdık, yeni Türkiye kurduk, demokrasiyi geliştirdik" demiyorlar mı? Akla ziyan deli saçmalıklarına gel de şaşma.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş