Özlediğimiz "TÖRE..."

A+A-
Ahmet SEVGİ

TÖRE, gençliğimizde okuyup istifade ettiğimiz bir dergiydi. Hatta, Lise’de temsilciliğini de yapmıştım. Yeniden çıkmaya başladığını “Türk Yurdu”ndaki ilandan öğrendiğimde kaybolan bir yakınımın bulunduğu haberini almış gibi sevindim. Hemen Yazı İşleri Müdürü Ömer Faruk Bey’i arayıp tebrik ettim. Sonra da yeniden yayımlanmaya başlayan Töre’nin nasıl bir çizgi takip etmesi gerektiğini, diğer bir ifade ile nasıl bir TÖRE özlediğimi düşünüp kısa kısa notlar aldım.
Şimdi Töre’nin ilk iki sayısı elimde... Hayalimdeki TÖRE ile elimdeki TÖRE’yi karşılaştırarak âcizane düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu belirtelim ki dergicilik kolay bir iş değildir. Hele hele her şeyin “cam” dan takip edildiği günümüzde dergi çıkartmak iyi cesaret... Bu itibarla ilgilileri kutluyorum.
“Nasıl bir TÖRE?” diye kendi kendime sorduğumda aklıma ilk gelen Töre’nin kurucusu Emine Işınsu’nun, Mehmet Çınarlı’ya yazdığı bir mektupta Töre için yazı isterken kullandığı bir cümle oldu: “.... Şaka bir tarafa, ciddi ciddi yazı isterim sizden. Töre’nin sanat tarafı yetersiz...” (Bkz. Mehmet Çınarlı: Sanatçı Dostlarım, Ötüken Neşriyat, İst. 1979, s. 202.)
“TÖRE” isminin altında baştan beri “Fikir ve Sanat Dergisi” ibaresi yer alıyorsa da her dönemde Töre’nin sanat tarafı zayıf kalmıştır. Bunda, okumuş yazmışlarımız arasında şöyle bir görüşün yaygın olması bence etkili olmuştur: “Bizim sanatla, edebiyatla öldürecek vaktimiz yok. Sanat refah toplumunun işidir. Ülke bölünme tehlikesiyle karşı karşıya iken güzel yazmak, düşüncelerimizi en iyi canlandıracak fiili yahut en güzel niteleyecek sıfatı aramaya kalkmak abesle iştigaldir...” Oysa sanat değeri olmayan duygu ve düşünceler belki saman alevi gibi birden parlar ama çabuk söner ve etrafa fazla bir tesiri olmaz. Asırlar ötesine ses götürebilmenin yolu “sanat”tan geçer. Süleymaniye Camii’ni seyrederken ürperişimiz nedendir?
Ben şahsen Töre’yi bir “akademi”den ziyade, bir “mektep” olarak görmek isterim. Bugün akademisyenlere değil, öğrencilere tavsiye edebileceğimiz kaliteli bir dergiye ihtiyaç var. Diğer taraftan, ne kadar faydalı bilgiler sunulsa da, uzun araştırma makalelerini ancak ilgi alanına girenler okuyor. Kısa denemeler ise her zaman herkes tarafından daha çok okunmuştur. Etrafımızda araştırma-inceleme neşreden birçok kardeş dergi var. Bunlara bir yenisini eklemektense Töre’yi farklı bir alana kaydırmak, söz gelimi HİSAR dergisinin bıraktığı boşluğu dolduracak bir yayın organı haline getirmek kanaatimizce fikir, sanat ve edebiyatımızın geleceği açısından çok faydalı bir hizmet olacaktır.
Tabii ki bizim bu söylediklerimiz hariçten gazel okumaktır. Töre’yi yeniden çıkarmak gibi ağır bir yükün altına girenler elbette meseleyi enine boyuna tartışmışlardır. Bizimkisi bir
temennî...
Fikir hayatımıza önemli katkılar sağlamış olan Töre dergisine yeni yayın döneminde başarılar diliyoruz...
İletişim: tore@toredergisi.com mailto:tore@toredergisi.com
Tlf.0312 472 70 10

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları