'Özlenen tablo'ya bak!

A+A-
Arslan TEKİN

Bugün köşemi M. Halistin Kukul Hocamıza bırakıyorum. Memleketin hâli onun
mısralarında çok güzel özetlenmiş:
Elin oğlu baş bayi, arıyor kelepiri;
Zengin işret peşinde, düşünen kim fakîri? 
Baş usta, bu işlerin hem önderi, hem pîri:  
Baş kaldıran kafaya vuruyor tokmak, tak tak! 
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Söz sâhibi; ya popçu, ya topçu, ya şuh yosma;
Takılıyor boynuna, Türk’ün her gün bir tasma!
Nasıl dersin a dostum, bunlara kulak asma? 
Yapılanı almıyor, ne akıl ne de idrâk;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Sahtekârın yüzünde merhametten eser yok; 
Parayı yığanların alınlarında ter yok.
Dürüst, kibar, nâzik’e, bu cemiyette yer yok: 
Ayırmak mümkün değil, kim salak, kim asalak!  
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Vekil; ya maç yorumlar, ya şakîyi kucaklar!
Görülüyor apaçık, şimdiden olacaklar.
Yeminle aldatanlar, Allah’tan bulacaklar: 
Sokaklar câni dolu, gençliğin çoğu aylak;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Müslüman diyârında zinâ âşikâr oldu;
Bunu meşrû kılanlar, maalesef yâr oldu.
Din adına nice şey, gerçekte, inkâr oldu: 
Hakikatin mânâsı devrildi tepetaklak;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Öksüz-yetimden çıktı, Akdamar’ın parası;
Papaza yol açanlar, milletin maskarası.
Sahte tebessümlerde, zifirin bin karası:
Zihinlerde binbir ur; gözler dopdolu çapak;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Türk evi duman duman, Türk dili lime lime;
Tabiat, “doğa” oldu!.. Katledildi “Kelime!”
Elbette ki muhtâcız, her ân akl-ı selîme: 
Nutuk atana şak-şak, mezar başında şak-şak; 
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Yangın yeri, bir uçtan bir uca bu memleket;
Hâin elinde silâh, mazlûm ödüyor diyet!
Ara, mes’ûl bulasın; kimdedir salâhiyet?
Nice arsız-beyinsiz paraya-pula uşak; 
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!
Ya şu fikir âlemi; ya üniversiteler?
Kim, kimi sürüklüyor; kimleri, kim iteler?
Ecnebînin zıpkını, kalbimi oyar- deler: 
Millî bir mücâdele, bunla baş eder ancak;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo” ya bak!
Bir vaziyet ki, sorma, tarif edilmez, tarif!
Bilemezsin, kim câhil; kim âlim, kimdir ârif?
Karmaşanın içinde baştanbaşa maarif: 
Bakışlar, hep riyâkâr; sözlerin hepsi kaypak;
Ey vatandaş uyan da “özlenen tablo”ya bak!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları