Özür borcu

Armağan KULOĞLU

Ergenekon Davası hakkında Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararının ardından şimdi de Yargıtay davayı esastan ve usulden bozmuştur. Yargıtay kararı, yanlışlıkları ve yaşanan insanlık dramını bütün çıplaklığıyla ortaya çıkartmıştır. Ergenekon terör örgütü diye bir örgüt olmadığını da belirterek, davaya "Ergenekon" isminin verilmesinin de yanlışlığını gözler önüne sermiştir. Şimdi dava sürecinde peşin hüküm verenlerin, buna destek olanların öz eleştiri yapması gerekmektedir.

Amaç baskı ve korku oluşturmaktı

Davanın amacı suçu ortaya çıkartmak, devlete karşı girişilen eylemleri engellemek değil, ülkede korku ve baskı oluşturmak, biat etmeyenleri ürkütmek ve sonlarının ne olacağını göstererek iktidarlarının sürekli olmasına imkân yaratmaktı.

Uzun yıllar ideolojilerinin uygulanmasına engel teşkil eden anayasal güçlerin, aydınların, Türk Milliyetçilerinin, Cumhuriyete, ilkelerine ve Atatürkçü düşünce sistemine bağlı olanların dirençlerinin kırılmasını sağlamaktı. Ayrıca uzun yıllar öfkeyle oluşturdukları olumsuz düşüncelerinin ve besledikleri kinin de intikamını almaktı.

Bunları gerçekleştirmek için, kendileriyle benzer eğilimde olan, iş birliği yaptıkları, önlerini açtıkları Gülen Cemaatinin operasyonlarına ses çıkarılmamış, aksine desteklenmiştir. İktidarda ve yandaşları, süreci zevkle takip etmişler, desteklemişler ve besledikleri kini açığa vuran, bazen de iğrenç, beyanlarda bulunmuşlardır. Bu konularda yandaş medyanın takındığı tutum hala hatırlardadır.

Gözaltılarla, tutuklamalarla, telefon dinlemeleriyle, verilen mesajlarla ve takınılan tavırlarla korku ve baskı yaratılmıştır. Seçilen kurbanların çektikleri unutulmamış, bıraktığı izler silinmemiştir. Toplumu sahtekârlıklara inandırarak amaca ulaşmak için yapılan algı operasyonu sonuç vermiştir. Bu yolla kamuoyunda yaratılan ürkeklik hâlâ etkisini korumaktadır.

Yurt dışından da destek geldi

Yurt içinde olduğu gibi, yurt dışında da yapılan haksızlıklara destek verenler çıkmıştır. Bu operasyonların, Türkiye'nin ulus devlet ve üniter devlet yapısından, Cumhuriyetçi kadrolarından ve kuruluşlarından rahatsız olan ülkelerin, olanları örtülü olarak planlandığı, desteklediği ve icra ettirdiği de söylenmektedir.

Avrupa Parlamentosu, Ergenekon Davası'ndaki iddiaları destekleyen bir tavır içine girmiş ve çeşitli belgelerinde Ergenekon'un devletin içine sızmış bir çete olduğu iddiasında bulunmuştur. Hazırladıkları raporun bir bölümünde, Ergenekon soruşturmasının devlet adına işlendiği söylenen cinayetlerin çözümünde önemli rol oynayacağını ileri sürmüştür.

Şimdi ne olacak?

Cemaatin elde ettiğiyle yetinmemesi, iktidarı da yıpratarak ona ortak olma ihtirası sonucunda oklarını iktidara çevirmesiyle ittifak bozulmuş, cemaat, iktidar tarafından paralel devlet/terör örgütü olarak ilan edilmiş ve onunla mücadeleye girmiştir. Bunun sonucunda da düzmece davalar çökmüştür.

Şimdi Türkiye hukuk devleti olduğunu gösterdi, bütün davalar kumpasmış, sahteymiş, aldandık demek yeter mi? Bu kadar tahribatın üstü örtülür mü? Cemaati suçlamakla işin içinden sıyrılmak mümkün mü?

Dün övdüklerini bugün kötülüyorlar. İşine gelmeyen herkese de, eskiden "Ergenekoncu" derken, şimdi "paralelci" diyorlar.

Şu anda cemaatle yapılan mücadele doğrudur. Ancak onu devletin içine sokan, onunla el ele yürüyen, iş birliği yapan ve bu olaylara sebep olan da iktidardır.

Özür borcu ödenecek mi?

Yargıtay kararıyla tamamen iflas eden davalardan sonra, bundan zarar gören kişi ve kurumlardan, hatta Türk Milletinden özür dilenecek mi? Hiç zannetmiyorum.

Hâlâ TV kanallarında kişi ve kurumların aklanmasını hazmedemeyen yandaşların, "ama buna da ihtiyaç vardı" demeleri, zamanın iktidar yetkilisinin sarf ettiği iğrenç sözlerin hâlâ arkasında olduğunu beyan etmesi, kin ve nefretin hâlâ devam ettiğini ve olanlardan hoşnut kalmadıklarını göstermektedir.

Ergenekon'un savcısıyım diyenlerin, sadece "aldatıldık" demesi yetmiyor. Bu operasyonları destekleyenlerin, ona imkân yaratanların, yardım ve yataklık yapanların da yargı önünde hesap vermesi gerekiyor.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş