Özürler ve kabahatler

Altemur KILIÇ

Türkiye, savaş alanı gibi..  “Pandora’nın Kutusu” nun kapağı açılmış, bütün pislikler, dişili erkekli bütün solucanlar ortada. Ağzı olan konuşuyor ve meşhur olmak için, zemzem kuyusunu pisletir gibi, Atatürk’e saldırıyorlar. Ülkenin bütün çivileri, vidaları çıktı, şimdi Cumhuriyetin tabutuna çakılmakta... Ahval ve şerait aynen böyle ve hepimiz adeta hipnotize olmuş gibi bu süreci aymazlıkla izliyoruz. Allah encamımızı hayreyleye...

***


Başbakan Erdoğan, şu sırada maksatlı olarak hortlatılan Dersim konusunda,  “Devlet adına özür diledi”  ve bir özür dileme furyasıdır başladı. Günahımız, suçumuz  “Türk”  olmak... Tarihimizde özür dileyeceğimiz ne kadar çok olay, millet varmış. Evet Hititlerden, Urartulardan Eski Yunanlardan, Romalılardan, Çinlilerden, Araplardan, ülkemizi işgal eden, kovduğumuz mesela; İngilizlerden, Fransızlardan, İtalyanlardan, Yunanlardan ve tabii Ermenilerden tez zamanda  “devlet”  adına, Mustafa Kemal adına özür dilememiz gerekiyor. Günahlarımızı affettirmek için Van’daki kilisede, Fener’deki patrikhanede ve herhalde gene kiliseye dönüştürülecek Ayasofya’da kaç mum yakmamız ve Fatih Sultan Mehmet adına özür dilememiz gerekecek! Türk olmak çok güç. Özürlerimiz, kabahatlerimizi affettirmeye yetmeyecek.

***


Tabii bu furyada başta Kürtlerden de sadece Dersim vesilesiyle değil, tarihte onlara çektirdiğimiz eza ve cefadan dolayı ve Cumhuriyet döneminde onları  “asimile”  ettiğimiz için, daha doğrusu onları Türklükle şereflendirmek ve  “Türkler”  olarak mutlu kılmak için benimsediğimiz ve çoğunu da her alanda en yüksek mertebelere çıkardığımız için de özür dilememiz lazım... Ve bu da gündemde!..
Cumhurbaşkanı Gül bir süre önce müjdelemişti  “Kürt sorununda iyi şeyler olacak” diye. Anlaşılan bölücü eşkıyalarla müzakereleri kastetmiş. İddialara göre; eşkıya ile devlet kurumları arasındaki müzakereler kıvamına gelmiş ve İmralı’dan özel uçakla-helikopterle getirilecek olan Apo ile Dolmabahçe’deki ofiste buluşma ve imza töreni yakınmış...  “Olamaz”  demeyin, her şey oluyor...
Erdoğan KCK operasyonlarına devam ediyor. Çok da iyi yapıyor. KCK’lılar hiç kuşkusuz PKK gerillalarının modern giyimli kent eşkıyaları. Eğer müzakereler, iddiaya göre kıvamına gelmişse KCK operasyonları niye yapılıyor. Ama şaşmamalı. Bu Erdoğan’ın tavrına ve ilkelerine uygun.  “Hem mücadele ederim hem de müzakere ederim” demişti. Bölücüler, PKK da şaşkın ve şikayetçiler.. Bu konuda  “iyi şeyler”  olacak diyen Cumhurbaşkanı “Olacaktı ama PKK sabote etti” diyor.. Yılanlardan başka ne beklerdiniz Sayın Cumhurbaşkanı?
Ama gerçek şu: TC devleti sade AKP iktidarı değil. Öncekiler de Kürt siyasetinde PKK ile mücadelede bir o yana, bir bu yana yalpalarken bölücüler hiç şaşmadan, yalpalamadan  “Büyük Kürdistan” a doğru emin ve uygun adımlarla ilerliyorlar. Apo darağacının altından, neredeyse Dolmabahçe ofisine getirilecek!!!
Şimdi umut, bir zamanlar kırmızı pasaportlarını ve peşmergelerinin postallarını verdiğimiz  “Büyük Kürdistan” devletinin cumhurbaşkanı adayları Barzani ve Talabani’de. Talabani bu konuda PKK’yı ikna etmeye çalışıyormuş ama eşkıyalar ona derlermiş ki;  “Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi yoksa hapis mi?” Bunun için de, silahı bırakma konusunda iki şartları varmış. Birinci şart; “Genel af ilan edilsin”  ve sıkı durun ikinci şartları;  “Hazırlanacak yeni anayasada ’Türkiye’nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur’ifadesine yer verilsin.”  Emirleri olur. Analarımızın, babalarımızın nikah kağıtlarını, vatanımızın tapusunu da isterler mi? Ama ödeyecekleri bedel, bu tapuyu almak için ödediğimiz bedeldir. Öyle olması gerekir!

***


Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, müzakereler konusunda bir şey söylemese de Apo’ya affa şiddetle karşı çıktı. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taraf olduğunu söyledi ve dedi ki “Bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bugüne kadar on binlerce vatandaşımızın ölümünün sorumlusu olduğuna dair kesinleşmiş yargı hükmüne rağmen, teröristbaşının cezasının hafifletilmesi anlamına gelen taleplerin gündeme getirilmesini hayretle karşılıyorum. Böyle bir sonucu Türk kamuoyu, vicdanlar kabul etmeyecektir” .
Ben her şeye rağmen Erdoğan’ın, sonunda Nobel ödülü almak olsa da bu oyuna gelebileceğini, Apo’dan PKK’dan özür dileyeceğini sanmıyorum. TIME dergisinin  “kapak”  yazısında TSK’yı dizginlediği ifade edilse de ondan büyük  “millet”  var.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş