Özyönetim yenilir; peki sonrası...

A+A-
Ahmet GÜRSOY

                Kelimelerin arkasına sığınarak "özyönetim" adıyla bölünme politikaları üreten PKK, sonunda "halkım" dediği Kürtleri bağından bostanından etti. Koruması gerektiği halde korumayıp üstelik iyileşme derdinde olan insanların yattığı hastanelerini bastı. Halkın önemli bir kısmını kış günü göçe zorladı. İnsanları evinden barkından etti.

Aklı sıra hendek kazarak, hendekleri bomba tuzaklarıyla bezeyerek son noktayı koyacaktı ki işler yolunda gitmedi.

AKP kadrolarıyla çatıştılar.

Ve devlet, ülkeyi yönetenlerin aklına geldi.

Geç kaldılar ama olsun.

Geldi.

Şimdi şehit verme pahasına Türkiye'nin birliğini ve bütünlüğünü geri alıyoruz. En başından olması gereken buydu. Bunu hep söyledik, yazdık çizdik...

Öyle görülüyor ki süpürme harekâtı başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütü, Türkiye'nin Cizresi'nin, Şırnak'ının Suriye sokakları gibi olmadığını, devletin de Suriye devleti gibi olmadığını anlayacaktır. Ve tabii bu da bir öğrenmedir.

Yanıldılar

Doğrusunu isterseniz, böyle bir çatışmanın olması herkese Türkiye devletinin mutlak gücünü göstermesi bakımından da örnek teşkil edecektir.

Hiçbir Orta Doğu ülkesinde Türkiye örneğinde olduğu gibi devlet gücünün varlığı somut olarak kendini gösteremedi. Bu bakımdan, Türkiye'yi başkalarıyla karıştırıp hesap yapanlar ister istemez yanıldılar.

Sokaklarda hendek kazıp, içini tuzaklı bombalarla doldurursak ve belirli evleri de olası çatışmalar için korunaklı siperlere dönüştürüp, keskin nişancılarımızla üzerimize gelecekleri püskürtür özerk yönetimimizi kurarız sananlar yanıldılar.

Türkiye devleti ve stratejisi kendini beklenenin ötesinde üstün güç olarak gösterdi.

Suriye'yi, Irak'ı ve Libya'yı kolay ele geçiren terörist şehir gerillacılığı Türkiye'de çöktü.

Bu çok mühim bir başarıdır... Aynı zamanda önemli bir modeldir.

İsrail'e bakın.

Bir çeşit devlet terörü uygulayarak duruma müdahale ediyor. Bir kişi için bir apartmanı, içindekilerle birlikte uçakla bombalayarak öldürüyor. Muhatabın yanında halktan siviller, çocuklar, kadınlar ve çaresizler, kısacası silahsızlar da zarar görüyor. Hâlbuki Türk devleti hem hukukun içinde ve hem de devlet olmanın bilinciyle meseleye yaklaşıyor. Bu da önemli bir durum.

Gerçek görüldü

Görülen odur ki Türkiye kamuoyu gerçeği görmüştür. Bölgede yaşayan halk, devletin bizzat kendisini bölgede üstün bir güç olarak hissetmektedir. Bu durum beraberinde bölgesel kamuoyunun yeniden devlet düzeni içinde şekillenmesini sağlayacaktır. Zorlayarak PKK'ya katılanlar zaman içinde geri çekilecektir. İlerleyen zaman içinde PKK halk desteğinin önemli bir kısmını da kayıp edecektir.

Doğu toplumlarının antropolojik gerçekliği budur. Biat kültürü işleyecektir ve kendini gösterecektir. Doğu toplumlarının en önemli özelliği güçlünün yanında olmaktır.

Doğu toplumları kendini grupla tanımlar. Herkes aşireti, ailesi, sülalesi ya da içinde var olduğu sosyal grupla anılır. Filanca oğullarındansınızdır. Filancagillerden olarak bilinirsiniz. Bireyci toplumlar ise, tekildir. Filancagillerden değil, doğrudan kendinizsiniz...

Bu sebeple, sosyal/kültürel gerçeklik üstün gücün hâkimiyeti ile şekillenir. Devlet güçlüyse, herkes onunladır. Terör güçlüyse de onunla olacaktır. Sokaklara iyi bakın... Bekleyiş var... Sakinlik var... Terör yenildikçe daha sakin olacaktır.

Özyönetim yenilecektir. Bu tamam da, sonrasında iktidardakiler nasıl bir yol izleyecek? Önemli olan budur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları