Papazı kurtarma operasyonu

A+A-
Behiç KILIÇ

Fener Patriği, bu ülkenin en güçlü vatandaşlarındandır.. Bu ülkenin “en güçlüleri”  arasında yer almasının sebebi  “Fener Patriği” olmasından değil ama..! Güçlü olması, ülkemizin kaymak tabakasını oluşturan, Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri memleketin tepesine yerleşip malı götüren sermayenin kralları tarafından baş tacı yapılması yüzündendir...
Rivayet şöyledir...
Fener Patrikhanesi, Ortodoks krallığı çerçevesinde Ortodoks ülkeler içerisinde önemli maddi imtiyazlara sahiptir.. Başta Yunanistan, farklı kilise diktalarına rağmen Rusya’da olmak üzere...
Bizim bir kısım uyanık patronlar, yirmi yıldır yoğun biçimde ellerine eteklerine kapandıkları Patrik Barto sayesinde Yunan’a akredite olarak bankacılık başta olmak üzere önemli ticari avantajlar sağlamışlardır.. Rusya’da da alışveriş merkezlerinden inşaata, enerji hatlarından otele kadar yatırımların altında Barto’nun kartviziti anahtar olmuştur...
Yani sözün özü bizim krema patronlar Barto üzerinden AB’ye de dahil, ticaret imkanına sahiptir..
İşte bu yüzden, Türkiye içerisinde, son yirmi yıldır müthiş bir Fener Patrikhanesi lobisi hakimdir.. Bu lobi, patronların kontrolündeki matbuat sayesinde, milletin kafasında oluklar açmayı, Barto’yu süsleyip hak sahibi olduğunu kabul ettirmeyi de başarmıştır..
Bugün iktidar sahipleri, iktidar olmadan önce Barto’nun oyunlarını çok iyi tespit eden bir mensubiyet içerisindeydiler.. Ama iktidar olunca, birden bire titreyip kendilerine dönüverdiler ve Barto huzurunda hidayet buldular!.. Çünkü yüce ABD onları  “Efendiler bu Barto sağlam ekümeniktir ve sizce de bu böyle bilinmelidir!!”  diye şallak mallak edivermişti..
Nitekim, bu iktidar Fener Patrikhanesinin önünü süpürüp tertemiz ediverdi.. Artık bu ülkede Barto’nun önüne çıkıp tekerine çomak sokacak bir söz sahibi ve protestocu dahi bulamazsınız!!
Mağlum kefere takımının kralları da, Türkiye’ye gelişlerinde, ya da Türkiye’den ayaklarına gidişlerde Patrikhaneye özel atıfta bulunup “Orası ayrı bir yapıdır, özerktir ona göre” diye kakalamaları-hatırlatmaları yaparlar, yıllardır da kimse itiraz etmez..
İşte bu özet nedenlerden ötürü de Patrik de artık, kaygan zeminde oradan oraya savrulan T.C ile futbol topu gibi oynama hazzı içerisinde, “Kin kapısı”nın intikamını ısıtmaktadır...
Yani,  “Açılım”  Patrikhane-Barto ile ilk adımını çoktan atmıştır..
Son olayın, “Barto’nun ABD üzerinden saldırısı”nın kamuoyumuza çırılçıplak yansıması ise, (Altında Patrikhaneye bizim krema sermayeden gelen bir talebe verilen olumsuz cevabın rövanşı değilse!!) muhtemelen iş kazasıdır..
Şöyle ki; Barto’nun ABD matbuatına “Bu Türkiye bizi çarmıha geriyor!!” yakınmaları, sermaye matbuatında büyük bir şaşkınlığa düşülmüş gibi ve Patrik eleştirilerek verildi!.. Öyle ki, sanki Patrik’ten böyle bir davranışı ilk defa görmüş gibi oldular..! Oysa Patriğin melanet çıkışlarını da kedi boku gibi örten, Patrikhaneyi hep allayıp pullayan onlardı... Gene de o ilk eleştiri haberlerine bakın, manşetlik iş iç sayfa alt köşelerde adeta gizlendi..
Sonrası elbette yorumlanmalıydı..
Hale bakın, Dışişleri Bakanı, böyle bir olayı  “Dili sürçmüştür !!” diye geçiştiriyor..
Sermaye matbuatı da, “fırçayı yediler ki!!” manşetleri. Patrik hazretleri yanlış anlaşıldı!! Ya getirip süslemeler yapıyor...
Sonuç, binmişiz bir alamete...

Yazarın Diğer Yazıları