Partinizden değil uzaydan bakın!

A+A-
Arslan BULUT

Bir an için bütün kimliklerimizi aşağıda bırakıp, Türkiye'ye bir uzay uydusunun kamerasından bakalım? Malûm, şimdi uydular, "duvarların arkasını" hatta "mağaraların içini" bile görüntüleyebiliyor. Varsayalım ki böyle bir uydunun içinden Türkiye'ye bakıyoruz...

Ne görüyoruz? Elleri kelepçeli olarak polis tarafından tutuklanan insanlar var değil mi? Aralarında generaller, her rütbeden subay ve astsubaylar, profesörler, valiler, kaymakamlar, hâkimler, savcılar, polisler, imamlar, iş adamları bulunan her meslekten 80 bin kişi... Tutuklananlar, görevlerine son verilenler, her türlü özlük hakları ortadan kaldırılıp mallarına tedbir konulanlar...

Kim bunlar?

Hepsi, Türkiye'nin ilk ve ortaokullarında, liselerinde, üniversitelerinde eğitim görmüş, çoğu yurt dışında da eğitim yapmış bir nesil bu?

***

80 bin eğitimli insan ama, 40 yıldır devlet içinde örümcek ağı kuran, dışarıdan destekli bir örgütün üyesi çoğu...

Bir devlet için, bir millet için, bundan daha büyük kayıp düşünülebilir mi?

Bir devlet, kendi okullarında yetiştirdiği insanların, bir istihbarat organizasyonu ile çocuk yaşta beyinleri yıkanıp sonra da devleti ele geçirmeye yönelik kullanılacağını öngöremez mi?

Tabii bunu görenler olmadı değil ama onların da büyük kısmı, tam 8 yıl aynı yapı tarafından benzer işlemlere tabi tutuldu? Onlara da Ergenekoncu, Balyozcu, Casus denildi? Onlar da sabaha karşı tutuklandı, elleri kelepçeli götürüldü... İçlerinde hayatını kaybedenler, intihar edenler oldu. Çoğu da hayatlarının en verimli dönemlerini hapiste geçirdi. Dışarıda kalanlar da her zaman tutuklanma tehdidi altında etkisizleştirildi. Tutuklanan 3 bin kişinin 300 bine çıkacağını alenen yazanlar oldu!

Türkiye'nin en fedakâr kadroları, böyle harcandı. Hakkıyla askeri okulları kazanan çocukları ya mülakatta ya da yıldırarak kapı dışarı ettiler. Bu çocuklara kendi anne babaları bile inanmadı! Bu zulüm basına da yansımadı!

***

Uzaydaki bir uydudan bakıyoruz, unutmayın... Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlete bakıyoruz! Bu devletin hava kuvvetlerinde neredeyse bütün pilotlar, lideri devlet tarafından yetiştirilip NATO'nun Gladio örgütüne devredilen bir örgüte dahil edilmiş...

Bunlar tasfiye edildiğinde görevde kalan pilot sayısı, mevcut savaş uçağı sayısından az... Daha önce, hayattan bezdirilip istifa ettirilen pilotlar geri çağrılıyor...

Söz konusu yapı, bir Rus uçağını düşürerek, Türkiye'yi güçlü bir ülkeyle savaşın eşiğine getirdi. Hükümet de kendi ipini çekecek olan devlet adına komşu ülkeyi kan gölüne çevirdi! Örgüt, Danıştay baskını, Ermeni kökenli bir gazetecinin öldürülmesi gibi olaylar üzerinden giriştiği operasyonlarla "Türk Milleti'nin askeri ve sivil direnci"ni kırmak istedi. İktidar partisindeki elemanlarını kullanarak Genelkurmay'ın kozmik odasına girdiler. Türkiye işgal edilirse, direnişe kimler öncülük edecek, hangi depolardan silâh alacaklar gibi listeler ve adresler, örgütün hâkimleri, savcıları ve devletin bilimsel araştırma kurumu üzerinden yabancı ülkelere servis edildi.

Ve elde kalan devlet yapısına uyarılarda da bulunulduğu halde örgüt, ülkeyi işgale kalkıştı.

***

Bu aşamada tasfiye edilmekte olan örgütün hazırladığı raporlarda veya onları kullanan devletlerin dayatmalarında belirtilen uygulamalar hayata geçiriliyorsa, ülkenin eyaletlere bölünmesini savunan adam, Cumhurbaşkanı başdanışmanı yapılıyorsa, Türk Dil ve Tarih Kurumu bile satışa çıkarılmışsa, aslında ülke bütünüyle satışa çıkarılmış değil midir?

Bakınız, yıllarca Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı Özel Müşavirliği ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Başdanışmanlığı yapan bir kişi de aynı örgüte mensup olmaktan gözaltında!

Unutmayın uzaydan bakıyorsunuz! Taraf olmadan bakın, partinizden, ideolojinizden, mezhebinizden bakmayın! Bu devleti bu hale kim getirdi söyleyin lütfen! Bu ikrar olmadan çözüm olmaz!

  • Yorumlar 12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları