Paşaların gözyaşları!!

A+A-
Behiç KILIÇ

Önce denizci “cenazede” dile gelmiş ve “susmak mümkün değil” demişti.   
Sonra “en tepedeki” konuştu:
 “Böyle rezillik olur mu, yeter yahu!” dedi...
İkisinin de “sabrı taşıyormuş” söylediklerine göre...
Sabırları taşıyormuş ama anlaşılan mübarek “Eyüp Sultan” a ayıp olmasın diye vaziyeti idare ediyorlar!..
Bu arada “sabır”  taşınca ne olacağını da öğreniyoruz.
Paşaların, “İlker Paşa” olanı anlatıyor:
 “Sabrımız taşarsa, biz de bildiklerimizi halkla paylaşacağız. Elimizde pek çok bilgi var. Bunları açıklamak zorunda kalacağız.”
Nasrettin Hoca hikayesidir, “Çalınan eşeğini ararken ‘bulunmazsa ne yapacağımı biliyorum’ diye hiddetini yansıtırken Akşehirli korkar ‘Ne yapacak acaba?’ diye telaşlanırmış. Biri, gaza gelip sormuş, ’Bulamazsan eşeği, ne yapacaksın Hocam?’Cevap: Gidip yenisini alacağım...”
Sabırları taşarsa, ne yapacaklarını öğrendik.
Paşa, “durumları” millete şikayet edecekmiş. Hadi bakalım, ondan sonra milletin gaza gelip “hareketlendiğini” düşünün!.. Sonuç?.. Silivri’ye yeni müşteriler... Paşa, yanındakilerin baskısı ile “Yandaş Silivricilere” kol kanat gerip onları kurtarıyor, torpilsizlerin hali malum!.. Paşanın sabrı Allah’tan taşmıyor, yoksa gaza gelip yanacağız!
Sözün özü, son zamanlarda malum tiyatronun önemli iki sahnesini izledik:
“Paşaların gözyaşları...”
Subayları patır patır intihar eden denizcilerin başı, uzun uzun konuştu ve hiçbir şey söylemedi.
“Benim albaylarım beni vurmaz, onurları yüzünden kendi canlarına kıyıyorlar!”
Yani millet şunu anlayacak,  “Karşımızda bir düşman güç var, bizi silkeleyip duruyor. İçimize nüfuz etmiş durumda, canımıza okuyor. Tuzağına düşüyoruz ve tuzağa düşenler içinde dayanamayıp canına kıyanlar var!” 
Söyleyemediği bir bu...
Bir de “Elimiz kolumuz bağlı” diyememesi. Nedir elinizi kolunuzu bağlayan güç acaba?..
Mesela şu “çuvalla” başlayan intikam silsilesini yürütenlerin gücü
olmasın...
Denizcilerin başı “Benim albaylar beni vurmaz” diyor ama, patır patır toplanan teğmenler için söylenenlere tek laf etmiyor..!
İlker Başbuğ’un  “sakladıkları”  ne ola ki?! Hani, “sabrı taşarsa millete anlatacakmış” ya!
Demek ki, Paşada “Milletten sakladığı, ama saklanmayacak olan” bilgiler-gerçekler var. Ama açıklamıyor!
Kimi koruyor?.. Ya da “açıklamasına engel” nedir?..
İlker Paşa, “Üzerimize gelmeyin konuşurum” diye kimlere mesaj veriyor bilemeyiz ama, “taktiğini” umursayan olmadığı da ortadadır.
Denizci Paşa, lafının arasında bir de  “Habur’da eşkıyayı törenle karşılıyorlar ama, terörle mücadele edenleri içeri tıkıyorlar” demez mi!..

Yazarın Diğer Yazıları