Paslaşma ve son gol!

A+A-
Altemur KILIÇ
Kapatılan DTP, “Demokratik Toplum Partisi’nin” yerine, anında açılan BTP, “Barış ve Demokrasi Partisi” ilk kongresini Ankara’da “Ahmet Taner Kışlalı” salonunda yaptı... Bu bölücü, ihanet partisinin adının, kendi adıyla birleştirilmesinden ve de o toplantıdaki manzaralardan, konuşmalardan dolayı, herhalde rahmetli Kışlalı’nın kemikleri sızlamıştır!...  
Parti kapatmak, ECA musluğuna döndü; “kapat ve hemen aç”! BDP ile “musluktan” ihanet akmaya devam edecek ve dünkü kongrede de, gürül gürül aktı!
Değişen ne vardı? Bu parti kurucuları, mensupları ders aldılar, tövbe dediler mi? Milletvekilleri, şimdi TBMM’de, üniter ulus devleti TC’ye, güya bağlılık andı içecekler, sadece lafta olsa bile. Gerçek Türk rahmetli Kışlalı’nın herhalde kemikleri sızlamıştır... “Türkiye Partisi” mi oldular şimdi?

İhanet manzaraları
Cevaplar, toplantının TV ekranlarına yansıyan manzaralarında, APO posterlerinde, PKK bayraklarında, PKK renkli kıyafetlerde ve yeni Başkan Selahattin Demirtaş’ın, diğerlerinin meydan okuyan konuşmalarında! “İstiklal Marşını” söylememekle, hiç olmazsa dürüst davrandılar, riyakârlık yapmadılar! Salondaki, “mecburi” Türk Bayrağı, orada, Erdoğan’ın “açılımı” gibi göstermelik, yapmacık kaldı!
Kongrede yükselen tema “PKK tabanımız, APO liderimiz, çözüm için o muhatap alınsın”... Yoksa mücadeleye, Eruh ve Şemdinli’de “kalmadığı” yerden, devam!
Evet, değişen ne var? Kısacası; parti kapatmayı ECA musluğundan kurtarmak lazım! Yani, kapanan partinin program ve söylemlerinin ve kurucularının aynı olmamasını sağlamak için sağlam hükümler ve müeyyideler koymak gerek!
Parti kapatmak “demokratik” olmazmış!... Yargıtay Başkanı Sayın Hasan Gerçeker böyle diyor! Ona sormak gerek; “Demokrasiyi” veya “tramvayını”, oy çoğunluğu diktatoryası haline getirmek ve laik rejimi değiştirmek için kullananlara karşı, hangi “demokratik” tedbirleri önerirler?...

Demokrasi?
Mademki söz, Sayın Gerçeker’in son sözlerinden açıldı, gene sormak gerek: Askeri Yargıtay kaldırılırsa, bugünkü bölünmüş ve içi, telefonları dinlenen, “sivil” Yargıtay’a ne dereceye kadar itimat caizdir? Sayın Yargıtay Başkanından, kendi kurumu hakkında da öneriler beklemek hakkımız!

APO ne diyor?
“Barış ve Demokrasi Partisi’nin”  “onursal” lideri, bölücülerin başı APO, İmralı’daki “rahatlaştırılmış” mekânından direktifler vermeye devam ediyor. “Asi liderin” son emri; “PKK’nın silahlı yasadışı örgüt olduğunu herkes biliyor. Siz PKK’nın sözcüsü değilsiniz. Meclis’te yasal yollardan çözüm arayan yasal bir partisiniz”... Bırakın PKK, kendi işini yapsın.
Anlamı; amaç aynı, (Türkiye’yi bölmek, “Büyük Kürdistan”) BDP bunu TBMM’de güya “barışçı” yapsın. “Siz de dağlarda teröre devam edin”. Sonunda ikisi de aynı kapıya çıkacak, birbirinizin ayaklarına dolaşmayın!
Strateji, taktik doğru... Hele Türkiye’nin şu karmakarışık halinde!
Başbakanımızda “iç tehdit” ve algılaması yok, “EMASYA”ya, Orduya gerek yok diyor ve “Genelkurmay Başkanımız olsun, kuvvet komutanlarımız olsun, olaylara yaklaşımında bizim paslaşmamız olumlu bir şekilde gelişiyor” diyor! Kendileri, eski futbolcudur bunun anlamını bilir. Futbolda, bu oyunda “çalım-ofsayt-hata” da vardır! Bu “oyunda”, sonunda, kim hangi kaleye gol atacak? İşte, asıl soru da bu! Bu ölümcül oyunda, bir oyuncu daha var. PKK ile BDP’yi birleştiren “Lider APO”! Ofsayttan son golü o atabilir! Diğerleri paslaşadursunlar!
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları