Pavyon korumasından medet umanlar

Savaş SÜZAL

Daha önce de yazdım, askerliği meslek olarak seçmiş bir aileden geliyorum. Babam askerdi, anne tarafından dedem de. Ben babamın arzusu hilafına askeri mektebe gittim. Onun itirazı yaşadığımız göçebe hayatıydı. İlkokulu beş okulda okudum ve hiçbir sınıf arkadaşımı hatırlamam.
21 Mayıs 1963 olayı ardından ordudan çıkarılınca kardeşim asker oldu ve şu anda o da emekli. Benim ve kardeşimin çocukları askerliğe merak duymadı.Yani biz kardeşimle ailemizdeki askerlikte son halkayız. Hâlâ Harp Okulu veya bir askeri birlik geçtiğinde gözlerim dolar ve sulu gözlü demesinler diye yüzümü saklarım. Hiçbir zaman yetiştiğim ocağa karşı art niyetim olmadı. Bu yüzden askeri eleştirme hakkına sahip olduğuma inanıyorum.
Bir askeri darbeyi desteklemiyorum, ama askere karşı yapılan darbeye sessiz kalmak, direnmemek içimi acıtıyor. Eleştirilerim emir-komuta zincirinin alt kademelerinde yer alan gençlere değil. Onlar canları ve kanları ile ülke düşmanlarına karşı mücadele ediyorlar. Benim eleştirilerim, Mercedes marka makam otolarında omuzlarına birkaç yıldız ekleme ve emekliliklerini refah içinde geçirme uğruna Washington veya Brüksel’den verilen direktiflerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin onuru ezilirken sessiz kalanlara. Hilmi Özkök’ten sonraki Genel Kurmay kuşağına.
Şimdi olanları düşünüyorum da, ABD’de Pentagon’un kozmik odalarına bırakın polis veya hâkimi CIA girebilsin de arama yapsın. Pentagon’dan geçtim, hiçbir batı ülkesinde böyle bir şey söz konusu olamaz. Bu oralarda arama yapılamaz veya soruşturulamaz anlamına gelmez. Bunun için güvenlik soruşturmasında en üst düzey yoklamadan geçen ve başkan tarafından atanan özel kişi veya heyet buraları araştırabilir. Buna Demokratı Cumhuriyetçisi Amerikan halkı da izin vermez. Yapanı da isterse kendi partisinden olsun affetmez.
Ama siz en gizli odalara adı ve mesleği ne olursa olsun birilerini sokabiliyor, en gizli savunma planlarınızı muhaliflerinizi yok etme amacıyla yayınlatıyorsanız, ordunuzun gizlilik ve caydırıcılığı kalmamış demektir. Bir ordunun güvenliği ve gücü elinde taşıdığı tüfek veya asker sayısı değildir. Olamaz da. Yüreğinde taşıdığı sevgi ve inançtır. Ama bunu molla takımı nasıl bilebilsin!..
Türkiye’de 1980 sonrası Özallarla başlayıp giderek hızlanan bir şekilde, kültürümüz pavyon düzeyine indirildi, her şeyin ölçüsü de pavyon kuralları ile götürülüyor. Ülkeyi yönetenlerin ağzı pavyonda efelenen külhan ağzı. Devlet adamlığı ciddiyeti olmayan bir laubalilik. Dinlediğimiz müzik kalitesi pavyon, ilişkiler, diziler, yaşam pavyon. Birileri konsomatris tuzağıyla bizlere sulandırılmış viski gibi kalitesiz yaşam kakalayıp faturayı kabartıyor. Ama biz pavyondan kadın kaldıran hacıağa hesabı kendimizi dünyanın en akıllı ve en kültürlü ulusu hissediyoruz. Bizim dışımızda herkes işin farkında.
Oysa bir süre sonra ışıklar sönüp gazino kapandığında veya satılacak mal kalmadığında ayılıp yediğimiz kazığın farkına varacağız. Bu ayılma süreci Mısır ve Tunus halkı gibi 30 sene sonramı olur veya Suudi Arabistan ve Arap şeyhleri gibi afyonlanmış şekilde yaşamaya mı devam ederiz bilemem. Yalnızken ahlak konusunda mangalda kül bırakmayanlar sabah akşam bu kültürü beyaz camdan evlerine sokuyorlar,  karılarına kızlarına ensest aile ilişkilerini seyrettiriyorlar.
Ülkenin güvenliği pavyon koruma sistemine döndürüldü. Bizim bildiğimiz bize atalarımızın öğrettiği, askerlik bir vatan borcudur. İnsanlar ülkesini, vatanını sevdiği için bir milli görev olarak askerlik yapar. Ama siz parayla birilerini tutmaya kalkarsanız bunun sonu en fazla parayı veren korumayı satın alabileceğidir. Paralı askerin batıdaki adı lejyonerliktir. Paralı asker kiralık katilden farklı değildir. Paralı asker Fransa’ya savaş kazandırmadı. Paralı asker öteki Avrupa ülkelerine de.
Şu anda zaten asker ve erbaşlara maaş vermiyor musunuz? Alın onların maaşlarını artırın. Orduyu dağıtmayın. Orduyu pavyon korumasına çevirmeyin. Askerle oynamak dünyada hiçbir iktidara yaramamıştır, sizlere de yaramaz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş