Perde kapanmayacak

A+A-
Altemur KILIÇ

Gözlerim üç gün kapalı kaldı, şimdi açtım; gaflet ve ihanet berdevam! Şu sırada Hükümetin, daha doğrusu AKP’nin “Kürt açılımının” -Beşir Atalay’ın deyimiyle- “Demokratik Açılımın” -ucu açık- kaç perdelik olacağı bilinmeyen, bir trajikomedi! Başbakan, bu “açılımı”, Hükümete mal etmekten çekindi; DTP eş Başkanı Ahmet’le, (ona “Türk” demek ve böylece onurlandırmak içimden gelmiyor) Başbakan sıfatıyla değil, AKP Genel Başkanı olarak görüştü.“Tebdili kıyafet” ne fark eder ki: “oyun” zaten, “göstermelik”!
Ne sihirdir, ne keramet; bunca yıldır bu sorun yüzünden, PKK eşkıyası ve başları Apo tarafından katledilen binlerce şehit ve masum insanın “vebalinin” asıl kime-kimlere ait olduğu unutuldu, şimdi sorunu, güya çözecek olan “açılımı” engellemenin vebalini CHP’ye, MHP’ye ve milliyetçilere yüklemek istiyorlar; barışı istemiyormuşuz!
“Vebal altında kalmamak” endişesi partilere, siyasetçilere ve Orduya hakim olmaya başladı... “Vebalin” asıl sahipleri -büyük bir yüzsüzlükle- “oyunda” rollerini değiştirdiler, “mazlum”, hatta “kahraman” oldular!... Şartlarını, kendi -Apo’nun- dikte edeceği “açılıma” engel olanları suçluyorlar... Yalaka medyanın eşliğinde!
Bu sırada PKK kanlı eylemlerine dağlarda, “Biji Apo’lu, PKK bayraklı” kuvvet gösterilerine kentlerde, devam ediyor; herhalde halkımızı dize getirmek ve “hangi şartla, açılımla” olursa olsun “artık kan dökülmesin” dedirtmek için! Bu psikolojik savaşta başarılı da oldular. Her şehit cenazesinde, halkın öfkesi artar, mücadele azmi bilenirdi. Şimdi ise bezginlik, teslimiyetçilik başını gösteriyor!
Yeni Şafak Başyazarı Fehmi Koru, bakın   “açılım” hakkında ne diyor: “Toplumumuzu bu kadar heyecanlandıran ve olumlu sonuçlanması yönünde umutların yoğunlaştığı bir başka proje hatırlamıyorum. Sağdan sola hemen her kesimden insanlar, yediden yetmişe, “Kürt sorunu bu defa çözülmeli” temennisinde.”
 Ve tam bu sırada  “oyunun”, kimler tarafından tezgâhlandığı malum yeni bir perdesi:  “Kürt analarıyla”, “Türk şehit anaları, beyaz tülbentli” kucaklaşıyorlar! Ne dramatik değil mi? Hakkâri’de öldürülen terörist “şehit” ve adeta Türk gerçek şehitleriyle aynı düzeyde! Siz bu durumu, bir de Türk şehitlerinin analarına sorun! Kim başlatmıştı bu terörü? Galiba unuttuk! 
Koru,“ ‘Kürt sorunu’ konusunda çözümden kuşku duyanlar var; az da olsa var” diyor.
Haklı; ama kuşku duyanlar, hiç de az değil; şüphe etmekte haklıyız, çünkü
“Kürt realitesinin” ne olduğunu ondan fazla biliyor ve cesaretle söylüyoruz... Ve bunun içindir ki, CHP ve MHP, Baykal ve Bahçeli “vebal altında kalmak” pahasına, direniyorlar! He ne pahasına olursa olsun “Barış” diyemiyoruz!
 “Açılım” tezgâhtarlarının ve yandaşlarının unutturdukları asıl önemli husus, T.C.’ye karşı, Türkiye’yi bölmek ve “Büyük Kürdistan’ı” kurmak için başkaldırdıkları... Bu emelden vazgeçtiler mi? “Vazgeçtik” deseler de inanılır mı? Silahları gerçekten bırakırlar mı?

Dekor ve gerçek
Ve şu sırada Atatürk dekoru önündeki Erdoğan-Ahmet “birliktelik” sahnesi... Ve ardından gelen, muğlâk umut sözleri! Kürt “Ahmet” ne istediğini biliyor ama “Türk” Erdoğan, acaba, biliyor mu? Kürt sorununun köklerini ve asıl sebeplerini biliyor mu? En önemlisi “son perdede” neler olacağının farkında mı? CHP ve MHP’nin “kırmızı çizgileri” var, AKP Genel Başkanı Erdoğan ve Hükümetinin “kırmızı çizgileri” var mı? Eğer varsa, bunları, açık seçik, karşısındaki Ahmet’e söyledi mi? Söyledi ise Ahmet ne dedi? Yoksa birlikte, “vaziyeti şimdilik idare edelim, sonrası Allah Kerim” mi dediler! 
“Atatürk” dekoru önünde sohbet güzel de, kapalı kapılar arkasında neler oldu? Bunu bilmek
Türk milletinin hakkı!  
ABD bu çabaları hararetle destekliyor. Neden? Ve DTP, sanki devletmiş gibi, şu sırada, Washington’da temsilcilik açıyor? Neden?
Eğer Başbakan, bu, “bile bile lades” “oyununun”  farkındaysa, o zaman, herhalde İktidar için asıl önemeli olan “ticaret” ve gününü gün etmek! Sonrası Allah Kerim!.. Daha doğrusu  artık “Apo kerim”! İki üç gün sonra, eşkıya başı ne direktifler verecek diye bekliyoruz... Kim ne derse desin; ipin ucu onun elinde!
Oyunun son perdesi nasıl bitecek? Ancak bu oyun hiç de oyun değil hatta trajik olmasaydı güldürü bile değil! Türklüğün var oluşu, T.C.’nin geleceği söz konusu! Son perdenin T.C. ve Türk milletinin üzerine inmesi senaryo icabı!.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları