Piramit ve hedef

A+A-
Afet ILGAZ

İngiliz gazeteci Davis İcke, dünyayı yönetenlerin örgüt şemasını şöyle anlatıyor:
 “Dünyayı yönetenler bir piramit örgütlenme içindedirler. Her kuruluşun en üstünde, her şeyi bilen, neyin hedeflendiğinden haberdar, az sayıda kişi var. Piramit aşağı doğru genişlerken hedefi bilenler azalıyor. Herkes aynı hedefe hizmet ediyor ama neye hizmet ettiğini bilmiyor. CIA buna ”comparttmentalitaion” bölümlenme diyor. Herkes üzerine düşen rolü oynuyor. Masonları düşünün. Büyük bir çoğunluğu ilk üç derecede kalırlar. Sonraki 30 derece ve onun da üzerindeki illuminati (aydınlanmışlar) denen 13 derecenin yanına bile yaklaşamazlar. Tüm kuruluşlar da benzer biçimde çalışırlar. (...) İstihbarat kurumları, küresel basın kuruluşları, çok uluslu şirketler de aynı biçimde çalışırlar. Siyasete bakın. Medya mensupları dünya politika sahnesindeki siyasilerin peşinden koşar ve siyasiler sanki olaylar üzerinde yaptırımları varmış ve son sözü söylüyorlarmış havasında, onlara demeç verirler. Cumhurbaşkanları, başbakanlar, kameraların, mikrofonların karşısında, güç sahibiymişler gibi açıklamalar yaparlar. Oysa arkalarında başkaları vardır.” (Hangi Dünya Düzeni, Banu Avar)
Bizim medyanın (basının ve televizyonların) halini düşünüyorum da özellikle şu Anayasa tartışmalarının başladığı günlerde, sanki İngiliz gazeteci buradan, Türkiye’den yazıyor.
Anayasa taslağını görüşmek için, koşuşan koşuşana. Demeç veren verene. Mikrofon tutan tutana. Televizyonlara uzman niyetine profesör ve gazeteci çağırıp konuşturan konuşturana!
Bunların içindeki yurtseverleri ayrı bir yere koyuyorum. Yurtsever bilimadamlarını, gazetecileri, TV habercilerini. Ben ötekilerden bahsediyorum ve düşündükçe de gülüşüm biraz acı da olsa gülüyorum.
Dünyayı bankerler yönetmeli
Banu Avar’ın başka bir yazısından bir bölümle devam edeyim:
 “Bugün dünya, Küresel bir finans çetesi tarafından yönetilmektedir. 1921’de New York’ta kurulan Dış İlişkiler Konseyi, CFR, tek dünya devletini hedeflemişti. Ünlü Rothschildler de, Rockefeller de Morgan da kurucu üyesidir. Tüm ABD başkanları, finans kuruluşlarını yönetenler, Dünya Bankası’nın başına geçirilenler, BM’yi yönlendirenler, bu konseye bağlıdır. Kissinger de, Holbrook da, baba oğul Bushlar da, Clinton da, Kennedy de, Obama da, adamlarıdır. Yeni Dünya düzeni en tepedekilerin kurguladığı bir düzendir. İstenen, tek kültürlü, tek hukuklu, tek ordulu, tek bayraklı, tek dinli bir dünya devletidir. Bu devlet masonik bir yapı tarafından yönetilecektir.”
Küresel çetenin mimarlarından D. Rockefeller şöyle özetliyor:
 “Halkların kendilerini yönetme hakları, dünya bankerleri ve entellektüel elitin otoritesi altına girecektir. Temel ilkemiz budur.”

Le Mond Diplomatik’in 1994’teki bir yorumu:
“Çok uluslu tekeller, ekonomik düzeni özelleştirme dalgasıyla dağıtarak yeni bir faaliyet sahası buluyorlar.”
Yazı uzun ama bu kadarı bize yeter. Şimdi yangından mal kaçırır gibi yapılan anayasa değişikliği tasarısına, özelleştirmelere, Türkiye’yi her türlü tehlikeye açık hale getirecek kanunlara veya kanunsuzluklara, milli güçler neden direniyorlar, iyi anlaşılıyordur herhalde.

Chattam House
Bir kitap hazırlığı içindeyim bu günlerde. “Aynı zamanda” kalıcı bir iş yapmak istedim, eski yazılarımı seçmeye başladım. İşte, bir makalede gözüme çarpan bir bölüm:
 “İngiliz yazar Peter Thomson, BM, IMF, Dünya Bankası, OECD, NATO gibi kuruluşların, ABD önderliğindeki “Batı İmparatorluğu”nun ekonomik, politik ve stratejik kuruluşları olduğunu ama Batı’nın uluslararası sistemdeki koordinasyonunun Bilderberg eliyle sağlandığını yazar. Thomson’a göre, CFR, Bilderberg, İngiltere’deki masonik bir örgüt olan Chattam House ve Trelateral Komisyon, koordineli bir biçimde, “ortak hedefler” için çalışırlar. (16.02.2002, Milli Gazete)
Bu yazıda, dünyada, savaşların nasıl ve niçin çıkarıldığını, ABD ile AB’nin, görünürdekinin aksine, ayrı değil, aynı kaynaktan beslendiğini açıklamaya çalışmışım.
O zaman Cumhurbaşkanımız daha bu kuruluştan ödül almamıştı.

Yazarın Diğer Yazıları