Pisliği kumpas ile örtme münafıklığı

İsrafil K.KUMBASAR

Ahaliyi bir kez daha karpuz gibi ortadan ikiye ayırmayı başardı. Zuhur ettiği tarihten bu yana ‘kaşımalardan’ nemalanan iktidar, ortaya çıkan vahim yolsuzluk iddialarını da “Bizi yemek istiyorlar” teziyle savuşturmanın derdinde. 
Bir iktidar düşünün ki ‘mide bulandıran’ iddiaları soruşturmak yerine, “Maksat yolsuzluklar değil, bizim defterimizi dürmek istiyorlar” diye feveran ediyor.
Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bayağı bir ‘kara mizah’ örneği göremezsiniz.
Vaziyetin mealen özeti şudur: 
-“Tamam yolsuzluk falan belki vardır da, bu iktidarın gönderilmesi için kullanılamaz.”  
Yani; çalsalar da bırakınız iktidarda kalsınlar. İyi de niye? Bir millet ‘kendi kaynaklarını çarçur eden’ iktidarı başının üstünde niye taşısın, bunu kim nasıl izah edecek? 
‘Hırsızlığı görmezden gelmemizi’ isteyenler makul bir gerekçe dahi gösteremiyorlar. Söyledikleri şu: 
-“Efendim bu uluslararası bir kumpas. Türkiye’nin başına çorap örülmek isteniyor. Gelişmemize, kalkınmamıza tahammül edemiyorlar.” 
Vakıaya bir de o yönden bakalım öyleyse.

***

Mesela gelişmemizi, kalkınmamızı istemeyen güçler kimler? 
Biliyorsunuz bu zihniyet, soruya 70-80 yıldır neredeyse aynı cevabı veriyor:
-“Yahudiler, Amerika, İngiltere, faiz lobisi. Bir de bunların içerideki uzantıları.” 
Suçlananlara bakalım o halde. 
- “Bir kamu bankasının genel müdürü; üç bakanın çocukları; belediye başkanı; bazı bürokratlar.” 
Ortada bir yığın sanık var. 
‘Dışarıda’ bir kumpas kuruluyor, ‘yolsuzluk iddianameleri’ hazırlanıyor ve ‘hükümet’ alaşağı edilmek isteniyor. 
Dahası da var; iddiaya göre bu yolsuzluk olaylarının ucu ‘oğlu’ üzerinden ‘hükümetin başına’kadar taşınmak isteniyor. 
Karpuzun yarısı,  “Bütün bunlar kumpas, başka amaçlar taşıyor”  diye uyutuluyor.
Hadi diyelim ki doğru; ‘başka hedefler’ var; iyi de bunun çözümü, işi ‘yargıya’ bırakıp, ‘gerçeğin ortaya çıkmasını’ sağlamak değil midir? 
Hayır; çünkü yine iddiaya göre ‘yargı’da ele geçirilmiştir. 
Allah Allah; hani siz ‘12 Eylül referandumu’ ile yargıyı temizlemiştiniz? 
O gün söyledikleriniz mi yalan, bugün söyledikleriniz mi?

***

Dün kendi askerlerine ‘etmedik hakareti’ bırakmayanlar bugün hayâsız bir şekilde  “Onlara da kumpas kurulmuş”  diye yırtınabiliyor. 
Subayları  “Adres pusulasını yutmak”  ile itham edip,  “Bunlar milletinin değerlerine düşman kişiler”  diye çemkirenler, bir bakıyorsunuz esas duruşa geçmiş: 
-“Evet, evet, askere de kumpas kurulmuş olabilir.” 
İyi de o günlerde meydan meydan dolaşıp külhanbeyi edasıyla  “Bakın bunların da defterini dürdük, işte biz böyle Kasımpaşalıyız”  diyenler kimdi? 
Yoksa sizi kopyalayıp ‘her konjonktürde farklı farklı kullanan’ bir odak mı var?
Hani diklenmeden ‘dik’ duruyordunuz? Bu nasıl bir dikliktir ki, ‘esen rüzgâra göre’ yeni bir şekil alıyor; akıntıya göre ‘yön’ belirliyor. 
Sahi ipler ‘kimin’ elinde ki her seferinde işte böyle yalpalayıp duruyorsunuz? 
Hadi, geçelim çalma çırpma iddialarını da ‘dün dedikleriniz’ ile ‘bugün nedamet duyduklarınız’ arasındaki çelişkiyi bir izah edin bakalım. 
Bunu yapmanız için ‘savcıya’ da, ‘yargıca’ da gerek yok; milletin önüne çıkıp  “Bakın işler böyle yürüyor”  diye izah etmeniz yeterli.
Ama nerede o zihin berraklığı. 

***

Daha yola çıkarken bir takım ‘dolambaçlı patikalar’ ile saltanatı güçlendirme sevdasına düştüler.
‘Koltuklar’ pay edilerek, ‘kaynaklar’ üleştirilerek bugünlere kadar geldik. 
‘Ortak hınç’ ve ‘ortak menfaat’ üzerine kurulan ‘yapay yol arkadaşlığı’ sonunda koca bir duvara tasladı. 
Bugünü bir şekilde savuştursalar bile yarın karşılarına ‘başka defolar’ çıkacak. 
Zira, ‘niyet’ hayır olmadığı için ‘akıbetin’ de hayırla noktalanması kolay değil.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş