PKK, "Bu yetmez" diyor

A+A-
Behiç KILIÇ

Kandil’deki nöbetçi eşkıya başlarından Cemil Bayık konuştu, işte söyledikleri:
“Giden elçilerin kabul edilmesi, getirdikleri mektubun Türkiye yetkilileri tarafından alınması, onların serbest bırakılması, törenle kabulleri, Devlet tarafından sınırda karşılanmaları, PKK’nın silah bırakacağının göstergesi değildir...”
Cemil Bayık,  “Elçi” dediği militanların Türkiye’ye getirdikleri mektuptaki dokuz şartın yerine getirilmesi halinde bile PKK’nın silah bırakmayacağını söyledi...
İşte sözleri..
“PKK’nın dağdan inmesi farklı bir durumdur. Barış gruplarına (!) olumlu yaklaşmak PKK’nın dağdan inmesine yol açmaz.”
Bu sözler son derece açık ve seçik..
Cemil Bayık anlatıyor ve PKK’nın ancak Türkiye Devleti önlerinde diz çökerse dağdan inebileceğini taze taze ilan ediyor!..
Diyor ki;  “Silahlı mücadele yürüyor. Eğer Kürt (Bunlar Kürt kimliğine ambargo koyan ırkçılardır malum.. Aslında telaffuz ettikleri Kürt tanımını PKK diye okumak gerekir) sorununun demokratik siyasal zemini olsaydı, bu ortadan kaldırılmasaydı, Kürtlere (Yani PKK’ya) kendini özgürce örgütleme, ifade etme hakkı tanınsaydı hiçbir zaman dağa çıkmazdı. Ortada bir Kürt (PKK) imhası var. Bu koşullar değişmedikçe, bu zihniyet değişmedikçe dağdan insanlar nasıl inecektir. Herhalde gidip teslim olacak değiller, gidip imhaya yatacak değiller, gidip önceki barış grupları gibi on beş yıl, yirmi- otuz yıl içeride yatacak değiller. Türkiye’de, Kürt (PKK) iradesi kabul edilmedikçe, Kürt (PKK) kimliği kabul edilmedikçe, Kürtlerin (PKK’nın) kendilerini kendi kimlikleriyle örgütleyip ifade etmesi tanınmadıkça nasıl dağdan inecektir? Zaten genelkurmayın söylediği tek şey vardır. Gelsinler Türk adaletine teslim olsunlar. Kim gider teslim olur, kim diyor bu tarzda dağdan inip gideriz? Eğer bunlar garantiye alınırsa PKK dağdan iner..”
Konudan ayrılmayalım, Apo’nun da son açıklamasına (!) bakalım...


Apo’nun “masum(!)” istekleri.. 
İmralı’daki İmralı’yı artık açık seçik genel karargah haline getirmiş durumda!.. Son olağan beyanatında,  “Meşhur yol haritasını”  bir inceden aktarmış ve neler istediklerini anlatmış..
Ona göre şöyle olmalıymış..!
 “Birinci aşama, devlet Kürtlerin tüm haklarını güvence altına alacak. Bize güvence verecek. Biz de, bölücü olmadığımızı devlete ispatlayacağız. Şiddeti yöntem olarak esas almadığımızı ilan edeceğiz. Bu aşamada çatışmasızlık ortamı oluşturulur. Devlet, Kürtlerin kendi kendini yönetmesine imkân tanıyacak. Bu olursa ikinci aşama olarak sınır dışına çekilme olacak. Üçüncü aşama olarak da devlet verdiği güvenceyi hukuki mevzuata yansıtacak. Devlet bunu yaptığı oranda da geri dönüşler olacak.”  Öcalan, tüm bunların gerekleşmesi için de önünün açılmasını talep etti..
Yani?.. Artık hepimiz biliyoruz ki, Apo bey hemen serbest bırakılmasını, özerk bölgesinin tanınmasını, bu bölgeyi kurmasına karışılmamasını ve tüm Türkiye üzerinde söz sahibi olacağı politik imkanın sağlanmasını istiyor..
Bu arada hemen belirtelim,  “Gelenler”  için de altını çizerek  “Onları ben gönderdim, elçi olarak Türkiye’deler..” demeyi de unutmuyor..
Yani eşkıyanın tepesinde hava durumu bu!..
Öte yandan millete anlatılan ne?.
“Biz getirdik, açılımın cazibesi karşısında pişman olanlar geliyor!.. İlk kafile bu, hemen arkasında 150 kişi var.”
Gelenlerin biri bile ne eve dönmekten ne de pişmanlıktan en ufak bir söz ettiler mi!?


Matbuatın hali!..
Ulusal diye tanıdığın matbuatın, televizyonların bu olursa, bunların üstüne ekle o akademisyen (!) unvanlı malum zevatı da...
O zaman aslında Türklerin başka düşman aramasına gerek yoktur!..
Bu köşede yazmıştım, aynen gerçekleşiyor, matbuatta boy gösteren alçaklar, PKK çetesinin gövde gösterisi lehinde kalem oynatıyorlar, milleti efsunlamaya çalışıyorlar..
ABD’nin bile uyuşturucu baronu olarak ilan ettiği Zübeyir Aydar’ı ekrana getirip açıklamalarını aktarıyorlar.. Baron Zübeyir de, Avrupa’da İstanbul’a çıkarma yapacaklarla ilgili bilgi veriyor!.. Matbuat şu anda, cümbür cemaat halinde  “fırsat kaçmasın!”  teranesi ile PKK’nın Türk topraklarına çıkarma yapması olaylarının abartılmamasını istiyor!.. Olan biteni  “Pişman olanların eve dönüşleri nedeniyle yakınları tarafından sevinçle karşılanışının tezahürü”  olarak kabul edilmesini istiyorlar!.. 
Bunu yapıyorlar çünkü..
Bir kısmı zaten çetenin işbirlikçisi..
Bir kısmı da düzenin beslemesi olduğu için durumları böyle..
Oysa, PKK’nın gizlisi saklısı yok, neyin peşinde olduğunu açık açık aktarıyor..
Buna rağmen, milletin olan bitene rıza göstermesi bekleniyor...

Yazarın Diğer Yazıları