PKK-PYD’nin kabusu komandolarımız sahaya iniyor..

Ahmet TAKAN

Ateş hattına,Suriye sınırımızdaki sıcak gelişmelerle ilgili yeni bilgilere geçmeden önce tabloyu tekrar özetlemekte fayda var;

Yıllardır, sınırlarımızın içinde ve ötesinde  devam eden yangın var. Öyle bir yangın ki; kim yaktı ve kim yanıyor tahmin etmek çok güç. Her şey birbirine karışmış durumda. Milyonlarca insanı evsiz yurtsuz bırakan yüz binlercesinin ise ölümüne neden olan bu ateş çemberinden olabildiğince uzak durmak gerekirken, çok uzun süredir maalesef, yangına körükle değil benzinle gitmeye çalışan bir yönetimin elinde dönüşü olmayan bir yola sokulmak isteniyoruz. Yine  “kırmızı çizgilerimiz”, “bedeli ne olursa olsun” larımız, o çok bildik sözde kahraman edalarıyla siyaset kurnazları tarafından  dillendirilmeye başlandı. İnsan sormadan edemiyor; Neden, Suriye’nin iç meselesi, Esad rejiminin yanlış olduğu herkesçe bilinen tavrı sizi bu kadar ilgilendiriyor? Ne zamandır kendi iç sorunlarımızı çözdük de başkalarınınkilere karışıyoruz?.. Neden, IŞİD-DAİŞ-DEAŞ (sadece isminin kısaltmalarını değiştirmekle meşgul olduk) denen terör örgütü yanı başımızda böylesine büyüyüp serpilirken sesimiz çıkmadı?.. Seçimlerden önce Suriye’nin kuzeyinde bir devlet kurulmuyor muydu?.. Bu devlet seçimlerden sonra birden bire mi ortaya çıktı?.. Kırmızı çizgilerimiz seçimlerden önce beyaz renkte miydi?.. Tüm bu soruların cevabını bu ülkede ortalama seviyede okuma alışkanlığı olan herkes biliyor. Çok uzun süredir, Suriye üzerinden Ortadoğu yeniden şekillendirilirken, safımızı ve tavrımızı yanlış seçmemiz nedeniyle oyun dışı kaldık.

Terörle mücadelenin, hiç olmadığı kadar etkin ve başarılı gittiği bir dönemde, çözüm süreci molasıyla, PKK’nın Suriye kanadı olan PYD’ye, sadece Suriye’deki savaşa odaklansın diye izin vereceksiniz, IŞİD’e yaptığınız yardımları dünya üzerinde duymayan ve bilmeyen kalmayacak ve sonra diyeceksiniz ki;  “Ben Suriye’nin kuzeyinde bir devlet istemiyorum”.

Öyle bir noktadayız ki, asker-bürokrat ve hatta  bazı AKP’liler, Cumhurbaşkanı ve Başbakanı (yanındaki birkaç insanı) bu geri dönüşü olmayan yoldan çevirebilmek için ecel terleri döküyor. Fakat sizin de çıplak gözle sadece havuz medyasını takiple çok kolay görebileceğiniz üzere, Hükümetin askere “Suriye’ye girin” baskısı devam ediyor. İktidarın ateşlediği havuz medyasına aldanmayın. Türk Silahlı Kuvvetleri gayet tedbirli ve itidalli olarak sınır önlemlerini  alıyor. Bu tedbirler hem ileride olması muhtemel sınır ötesi hem de sınır içi operasyonlara yönelik. Koparılan tüm yaygaralara rağmen şu an için yandım Allah durumu yok diyebilirim. Kırmızı çizgilerini çok net belirleyen Ankara’daki devlet iradesi, Suriye sınırımızın ötesini de içerdeki hain ve bölücülerinde tüm faaliyetlerini  net  ve kararlı bir şekilde gözlüyor. Biraz daha açık edelim,PKK ve sivil uzantılarının son açıklama ve tehditlerinin ardından TSK hükümetin kurulamamasından dolayı oluşabilecek provokasyon ve kargaşalara da yönelik  tedbirlerini alıyor. Buna bir açıdan, sınır ötesi bir operasyonda arkayı sağlama alma olarak da bakabilirsiniz. İlk olarak Tunceli Komanda Tugayından bir tabur Kilis bölgesine kaydırıldı. Bölge 2 taburun daha kaydırılması  ile bölücü örgüte karşı kuvvetlendirilecek. Bu birliklerin en önemli özelliği terörle mücadelede çok  profesyonelce eğitilmiş ve yetiştirilmiş olmaları. Edindiğim izlenim, kahraman komandolarımızın olası sınır ötesi operasyonda eğer gerekirse kaydırılabileceği de  yönünde.

Diğer bir gözlemim ise, Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye sınırında yığınağı arttırırken  yapılan savaş çığırtkanlığından,  “geldik geliyoruz”  şeklindeki yaygaralardan oldukça rahatsız. Recep Erdoğan ve topal ördek AKP Hükümeti bedelinin ne olacağı hesaplamadan en azından “girdik çıktık ” operasyonuna bile razı. Fakat, TSK koparılan aslı astarı olmayan yaygaraların Türkiye’nin  caydırıcı gücüne ve kararlılığına zarar vereceği görüşünde.

Düşünün!..

Devamlı yaygara yapıp duruyorsunuz. 1 ay, 2 ay geçiyor tık yok. Sonunda ne olur?.. Karşı taraf  “hadi lan”  diyip geçer. Anlayacağınız, iktidarın havuz medya gücü ile birlikte yürüttüğü zorlama harekatı devlet ciddiyeti ve caydırıcı gücünü de yalama etme noktasına geldi.

Artık sözün bittiği yerdeyiz.Ankara soğukkanlı ve çok kararlı.

Türk milletine ve devletine yanlış yapan kim olursa olsun bedelini en ağır şekilde ödeyecek!..

Kargaşa planları yapanlara itina ile duyurulur...

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş