PKK'dan TÜSİAD'a destek!..

A+A-
Behiç KILIÇ
Yazmazsam çatlarım, TÜSİAD biliyor mu bilmem..!
Eşkıyanın yayın organı şöyle dedi...
“Tayyip Erdoğan, çözüme dönük TÜSİAD vb.. çevrelerin ve kimi dürüst demokrat aydın kesimlerin bazı gerçeğe yakın ve makul çözüm önerilerini ’saçmalık’ olarak değerlendirmektedir...”
Bu satırları da,  “KCK’dan TÜSİAD’a destek”  diye duyurdu...
Bu  “destek”  TÜSİAD’ı memnun etmiş midir bilemem...
Bildiğim, TÜSİAD’ın “Bu memleket bizimdir arkadaş, herkes yerini bilsin!!” dediğidir..!
O da ne demek diyorsanız, buyurun TÜSİAD’cı ablanın TÜSİAD cemaati adına yayınladığı deklarasyonu hatırlayın...
Boyner Hanım diyordu ki;
“Türkiye’de kamu dışı üretimin yüzde 65’i bizim üyelerimiz tarafından gerçekleştirilir.
Kayıtlı istihdamın yüzde 50’si TÜSİAD üyesi şirketlerdedir. Bunlar sigorta primlerini öder, çoğunlukla ISO standartlarında çalışır. Enerji dışındaki ithalat ve ihracat hacminde, üyelerimizin payı yüzde 85’tir. Devletin en önemli gelir kaynaklarından Kurumlar Vergisi’nin yüzde 90’ını üyelerimiz ödüyor...”
Yani hanım abla diyor ki;  “Dağılın lan lüplüpler, biz ne dersek o.. İşte o kadar, memleket bizim..”
Abla kusura bakmasın ama hesabı, Nasrettin Hoca’nın hoşaf kasesindeki kaşık kepçe hikayesidir...
Biz de bir hatırlatma yapalım da bakalım memleket kimindir anlayalım...
Şehit cenazelerinin kalktığı camilere bakalım... Teşvikiye’den kim kaldırılıyor?!. Var mı kalkan bir şehit tabutu...
Ablanın cemaatinin askerlik mahalli neresi bir öğreniversek?!
Ve de şu vergi istihdam meselesi..
Cumhuriyet devleti, IMF türü teslimiyete başladığında, uluslararası  tefecilerden alınan faizli para kimlere aktarıldı, öğreniversek... Cemaatinizin üyeleri kimin adına üretim yapıyor da istihdam sağlıyor. Bu memleketin milli hazinesinin borçlanmasında kime kefil olunuyor?!
Misal, 2002 banka/borsa vurgununda hangi cemaatin üyelerinin adı geçmişti..?
Hani diyorum ki, benim gibi bir çulsuz da IMF parası, kredi kontenjanından ihsan olsa, kredinin çoğunu devlete faiz geliri olarak, bankalar üzerinden kakalasam ve de montaj üzerine bir de ufaktan istihdam yaratsam, üstelik arazi devletten, kredi devletten, amma da rekortmen olurum dudaklar uçuklar..!
Da..! Bunun öteki dünyası da var!..
Abla  “memleket bizim”  diye uçuyor ya doğru söylüyor...
Boğaz’daki yalılar, Reinalar, Bodrum, Antalya, yatlar. Özel uçaklar...
Hep sizin..! Yetmiyor..! Ne diyor!!
“Memleket bizim ulan, suculuk etmeyin verin PKK’ya ne istiyorsa gitsin, rahatsız oluyoruz şekerim, yetti, ama!.. Ver Hakkari’yi, Diyarbakır’ı n’olcek zaten buzdolabını tüp gazı gene benden alacak, değişen ne?!”
Ablanın ve cemaatinin hesabı bu!.. 
Hesap bu olduğu için de, PKK işinde başından beri, akademisyen unvanlı tacirlere  “ver-kurtul” raporları yazdırıp millete dayatması da bundandır... Cemaatin mensupları, APO ile diyalogdan konuşarak çözümden bahsederek, PKK’yı mutlu ediyorlar... PKK, TÜSİAD’ı destekliyor..!
Hatırlatayım, bu  “cilveleşme”  yeni değildir..! APO, daha Bekaa’dayken İstanbul dükalarını selamlamış, 1990 başlarında  “Bizi sadece bir taban değil, İstanbul sermayesinin önemli mensupları da destekliyor”  demişti. Bu sözlerini yayınlayan gazetesinde, en ünlü zenginlerin bireylerine övgü dolu köşe yazıları yazılıyordu...
Ben, Güler Sabancı’nın BDP’ye alkış tutmasını ve üniversitesinin tutumunu da hatırlatıvereyim de, şenlik tam olsun!..
Abla ne diyor;  “İş benim, vergi ödeyen benim, memleket benim, ne dersem o..!”
Doğru valla..!
Gelir payının aslanını alan, sadaka gibi dağıtılanla yetinenin çocuğunun da kendi yerine toprağa düşmesini olağan karşıladığına göre...
Memleket onun...
Biz boşa yırtıyoruz popomuzu, bir  “gemicik” bile kapmamız hayal iken!.. 
Yazarın Diğer Yazıları