"PKK’daşlar"

A+A-
Altemur KILIÇ

DTP’yi  - “Demokratik Toplum Partisini” - yani aslında PKK’yı “barışçı çözüm” diye TBMM’ne soktular- şimdi bunların yaptıkları ve daha da yapacaklarını, kedi pisliğini örter gibi örtmeye, mazur göstermeye çalışıyorlar.
Ahmet (neresi ve nasıl) Türk’ün, PKK’ya açıkça sahip çıkmasını, milletvekili seçilince, mecburen cezaevinden çıkarılıp Meclise getirilen PKK hükümlüsü Sabahat Tuncel’in;  “şimdi TBMM ’de sekiz Leyla Zana var”  demesini ve Osman Baydemir’in meydan okumalarını,  görmezden, işitmezden, geldiler... Ankara’da küçük bir kıyamete sebep olabilecekken, sadece Ankara’yı değil Türkiye’yi önce Allah, sonra da Ankara Polisi ve Polis köpeği kurtardı! Ankara Emniyeti ve diğer güvenlik örgütleri iz sürerek canileri herhalde yakalayacak. O zaman “gelin de bunları asmayın!” Ama Kopenhag kriterleri mani. Birkaç yıl yatarlar sonra da af çıkar! Demek istediğim şu ki, artık ne bu gibi katliamların faillerine, ne de başka suçlara karşı  “caydırıcılık”  yok. Lıboşlara göre suçluların hakları var, ama kurbanların, mağdurların hakları yok! 1995’de Amerika’da Oklahoma’daki devlet binasına konulan bombanın patlaması üzerine yüzlerce insan ölmüş ve bu toplu cinayetin faili Timothy McVeigh, elektrikli sandalyede cayır cayır, yakılmıştı! Hükmü veren yargıçın gerekçesi;  “Amme vicdanını tatmin etmek gerekiyordu”  idi... 

Canavar, canavarlar kim?

 Böylesine canavarca bir girişim kimin? Akla hemen gelen, PKK ve de El-Kaide- veya ikisi ortaklaşa bir operasyonu olduğu geliyor. Bu girişimin şu sırada Cumhurbaşkanı Gül’ün Güneydoğu turnesine rastlamasına da “mim” koyun.  Patlayıcıların PKK işi olmadığını kanıtlamak için Mehmet Ali Birand ve diğerleri, bin bir dereden su getiriyorlar. Bu girişimin “derin devlet” provokasyonu olduğunu Mehmet Altan, ima ediyor. Birand, dikkatleri “Vatanseverlere” çekmek istiyor; lafı dolandırarak böylesine dev bir patlama ne Öcalan’ın, ne PKK’nın, ne de DTP’nin işine gelir... Tam aksine, böyle bir olay öylesine tepki yaratırdı ki, Öcalan’ın İmralı’daki durumu zorlaşır ve bugüne kadar verdiği mesajlarla çelişirdi. Öcalan hem Devlet hem de Kürt halkının gözünde tekrar - kurtulmaya çalıştığı- terörist başı olarak görünürdü... DTP son derece güç bir duruma düşer ve büyük baskı altına girerdi. Kürt sorununu siyasallaştırma çabaları suya düşerdi... PKK uluslararası camiada, çok daha kolaylıkla “terörist” damgasını yerdi ve Türkiye’nin istediği gibi, üstündeki baskılar artardı... Birand,  “bir ihtimal daha var” diyor: “Girişim, ya PKK’nın içindeki veya etrafındaki küçük bir grup tarafından yapılmış, bu şekilde hem Türkiye’yi sarsmak hem de gerçek gücün PKK olmadığını göstermeyi amaçlamıştır.” Sanki böyle olsa işin bu inceliği neticede değiştirir ki!.. Ha PKK, ha taşeronları!

“Vatanseverler”
 
Ama Birand’ın, dilinin altındaki asıl kuvvetli olasılık, girişimin “VATANSEVER GRUPLAR”  tarafından yapılmış olması! Eğer bu gruplar hakikaten varsa ve gerçek vatanseverlerse, yolları yasa dışı olsa da, kışkırtma yapmak isteseler de bu kadar şeni bir toplu katliamı Ankara’nın göbeğinde yapmak ve binlerce vatandaşlarını topluca  katletmek istemez-ler her halde! Akıla, mantığa, hatta “komitacı” mantığına bile sığmaz. Birand’a göre bu gruplar, “PKK’ya karşı mücadeleyi savaşa dönüştürmek, DTP yı Meclis’ten attırmak, TSK’yı Irak’a girmeye tahrik etmek; AKP’yi Kürtçü ve dinci teröre yeterince sert davranmadığı için güç durumda bırakmak”  istiyor...
Birand ve tayfası, PKK’daşlarını korumak isterler. Biz de “Barışçı Çözüm”le ülkemizin bölünmemesi için mücadele edilmesini isteriz. PKK veya DTP böyle bir toplu kıyım hareketini yaparlar veya ortak olurlar mı? Olurlar. Çünkü son hamlelerinden de, anlaşılıyor ki, genel stratejilerine göre şimdi taktikleri - asıl istedikleri, Türk milletini, ordusunu kışkırtmak, mazlum ve mağdur duruma gelmek. Kısacası “kıyametten”, “Büyük Kürdistan’ı” çıkarmak!
Önümüzdeki günlerde, Türkiye’nin kaderini,  Kürt sorunu -oyunları ve “Sivil Anayasa” girişimleri tayın edecek.
Anayasa “girişimi” bir uyarı, anlayanlara!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları