PKK'nın öğretmenleri

A+A-
Batuhan ÇOLAK

PKK'nın devlet kurumlarına sistematik olarak yerleşmesi artık bilindik bir mesele. Örgüt, sadece dağ kadrosu için değil, eğitim, STK, sendika, siyaset kadroları için de elemana ihtiyaç duyuyor. Bu bakımdan lise ve üniversitelere büyük önem veriliyor.

Üniversitelerden mezun olan PKK'lılar öğretmen olarak liselerde, ortaokullarda karşımıza çıkıyor, çocukları kandırarak kendi saflarına çekiyorlar.

Nasıl mı?

***

Balıkesir'de bir lise müdürü... Açıktan PKK propagandası yapıyor, kendisi gibi okuldaki bazı öğretmenler de ona uyum sağlıyorlar. Öğrencilerin çoğu rahatsız, ailelerine durumu aktarıyorlar... Aileler Millî Eğitim'e gidiyor, Emniyet'e gidiyor sonuç yok.

Sonrasında çok da akıllı hareket etmeyen bu PKK'lı eğitimciler, sosyal medya hesaplarından örgüt propagandası yapınca iyice deşifre oluyorlar. Olay büyüyor, medyaya yansıyor. "Görevden alındılar, şu kadar yıl hapis yatacaklar" haberleri yayılıyor... Hemen ardından Eğitim-Sen devreye giriyor. "PKK" ifadesi kullanmadan, örgütün eğitimcilerine sahip çıkıyorlar. Her zaman yaptıkları gibi; yine bir drama sahnesiyle kamuoyu oluşturup, avukatlarıyla başroldeki sözde eğitimcileri aklamaya çalışıyorlar.

Peki, bundan sonra mı ne oluyor?

Okul müdürü ve diğer propaganda yapan isimlerin hepsi beraat ediyor. Görevlerinin başına geri dönüyorlar. Eskisinden daha mutlu ve cesaretli bir şekilde faaliyetlerine devam edip, geleceğimizi eğitiyorlar!

***

İstanbul Üniversitesi'ndeki PKK yapılanması iyi bilinir. Ancak ne hikmetse yıllardır da bitirilemez. Oraya bir şekilde girerler, mezun olurlar, örgüte hizmet etmeye devam ederler.

Geçtiğimiz yıllarda okulda PKK'ya verdiği destekle bilinen bir öğrenci tüm bu faaliyetlerine rağmen mezun oluyor. Şırnak Lisesi'ne öğretmen atanıyor.

Bu atamanın etkileri hızlı bir şekilde hissediliyor. Sadece geçtiğimiz yıl, 17 öğrenci okulu bırakarak, PKK'nın dağ kadrosuna katılıyor. Söz konusu öğretmen ise sosyal medya hesabından yaptığı propagandalarla hangi tarafta olduğunu alenen açıklıyor.

Hakkında açılan davaların hepsinden bir şekilde beraat edip geleceğimizi eğitmeye, bir kısmını da örgüte göndermeye devam ediyor!

***

Van Başkale İmam Hatip Lisesi'nde okuyan 3 genç kız evlerine bir daha dönmediler, 6 ay sonra PKK kamplarında fotoğrafları çıktı. Kızların örgüte katılmasında aracılık yapanlar, yeni kurbanlar için çalışmaya devam ediyorlar.

Diyarbakır'da Devrimci Yurtsever Lise Gençliği tarafından düzenlen pikniğe götürülen lise öğrencilerinin 15'inden bir daha haber alınamadı. Öğrencilerin PKK'nın dağ kadrosuna katıldığı ortaya çıktı. Dernek faaliyetlerine devam ediyor.

Mardin'in Derik İlçesi'nde millî güvenlik dersine giren subaylar okula geldiklerinde birçok sırada, panolarda PKK'nın afiş ve paçavralarını buluyorlar. Olayın arkasında okul yönetimin olduğu anlaşılıyor. Gözaltına alınıp bir süre sonra serbest bırakılıyorlar. Çözüm süreci kapsamında millî güvenlik dersleri de kaldırıldığı için, bu durum artık kimsenin gözüne batmıyor.

Bingöl'de mesleki lisede eğitim gören 2 arkadaş okula gitmek için ayrıldıkları evlerine bir daha dönmediler. İlerleyen günlerde, öğrencilerin PKK'ya katıldığı açıklandı.

Diyarbakır'da aileler örgüt tarafından kaçırılan çocukları için eyleme başlamış ve kamuoyunun dikkatini çekmişlerdi. O çocukların büyük bir çoğunluğu hâlâ örgüt saflarında.

Emniyet sadece 2014'ün ilk 6 ayında 331 çocuğun PKK tarafından kaçırıldığını veya kendi istekleriyle örgüte katıldığını açıkladı. Yıl sonunda bilanço çok daha ağır olduğu için bir daha herhangi bir istatistik paylaşılmadı.

***

Yukarıdaki örnekler; liselerden, üniversitelere, topluma ve devlet kurumlarına yayılan PKK gerçeğinin sadece çok küçük bir kısmı...

Bölgede, devlet aklı yitirilince örgütten olmak "imtiyaz" haline geldi.

Dolayısıyla PKK'ya katılımların büyük bir kısmı zorunluluktan ve kendi sosyal çevrelerinde kabul görme kaygısından kaynaklanıyor.

İşte düşünülmesi gereken, bu sistemin kurulmasında, bu algının oluşmasında, devlet aklının kaybolup, örgüte imtiyazların verilmesinde kimlerin nasıl ve ne şekilde düzenlemeler yaptığında...

Aslında cevabı da belli, sorumluları da...

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları