PKK'yı öğrenciler, Atatürk karşıtlığını da halk halledecek

A+A-
Afet ILGAZ

Milli bayramlarımıza getirilen yasaklardan ve saldırı boyutundaki engellemelerden sonra dikkatinizi çeken bir şey oldu mu bilmiyorum.
Epeydir açığa çıkmasını bekliyordum. Okul yakmak, bombalamak,  korkutmak iyi bir yöntemdir sandılar. Ne yöntemidir diyecek olursanız, kendilerine göre bir amaçları var ya, ona varma yöntemi. Ama silahın nasıl ters teptiğini açık açık görmeye başladık. Yüksekova’da lise öğrencileri yürüyüş yaptılar. Eğitim hakkının engellenmesini protesto ettiler. Okumak istediklerini bildirdiler. Sizin ana dil tutturmalarınız bu taleplerin içinde yer bulmuyor. Çocuklar okumak istiyorlar, o kadar. Okumak için kendilerine verilen imkan neyse, onunla. Bu imkan Türkçe’dir, öyleyse Türkçe okuyacaklar.
Lise müdürünün ve öğretmenlerin arabalarını yakmışlar. Müdür istifa etmiş ama ısrarlara dayanamayarak işine geri dönmüş. Bir sürü şeytani girişimin içinde ümit veren insani gelişmeler bunlar.

 

***

 


Milli bayramlar ve Atatürk’e yapılan saldırılar da başarılı olamaz. Olmadı, olamaz da adı üstünde, bayram. Bayramını yasakladığınız vakit halk onu gizli gizli yapar. Önce gizli yapar sonra aşikar eder, çünkü o bayramlarla, o mevsimlerle, o günlerle ilgili bin çeşit hatırası vardır. Onlar albümlerde durur, albümler de durmakla kalmaz kişiliğimizin oluşmasında başrol oynar. Benim bir resmim vardır. Iğdır’da birinci sınıfa giderken babamla 23 Nisan’da çektirdiğim bir resim. Yakamda 23 Nisan amblemi. Aynı gün, taktığımız kelebek kanatları, taçlar falan! Bu güzel belgeyi bana kim unutturabilir. Iğdır’ı, 3. İlkokulu, Belediye Başkanı’nın kardeşi Nezahat öğretmeni kim unutturabilir. Buradan başlayan hatıralar yavaş yavaş milli bilince dönüşür. Sevgiye, heyecana, beklentiye dönüşür. O gün tekrar gelsin istersiniz. O gün gelir bu sefer başka türlü renkler, sesler, ayrıntılar katılmış olarak gelir. Cumhuriyet Bayramı da öyledir, 19 Mayıs da öyledir, 10 Kasım da öyledir. 10 Kasım’da okullarımıza kucak kucak kasımpatı çiçekleri götürdüğümüzü ve onları Atatürk büstü önüne koyduğumuzu, tören sırasında çoğumuzun ağladığını neden unutayım. Temiz ve samimi gözyaşları idi onlar, öyleleri şimdi yok. Şimdi Türk ve Amerikalı Obamacılar birleşmiş, Obama’nın seçim nutkuna ağlıyorlar.
10 Kasım gecesi bir takım insanlar televizyonlara kümelenmiş, arabalardan inip, saygı duruşunda bulunma hareketlerini eleştiriyorlardı. Dünyanın hiç bir yerinde böyle şeyler yokmuş. Evet, yoksa yok ama bizde var. Biz katiller sürüsü değiliz, ülkelere kan kusturmadık. Alnımızın teri ile, bileğimizin gücü ile fetihler yapıp fethettiğimiz toprakları vatan eyledik, uğurlarına savaştık. Kan emicilere kaptırmamak için dünyanın dört bir yanında şehitler verdik. Bu yüzden bizim gözyaşlarımız temizdir. Obama’nın Suriye’yi bölmeye yönelik çabaları gibi 2 yüzlü çabalar değildir.

 

***

 


Kadıköy sahilinde halk 6.5 kilometrelik bir zincir oluşturdu, daha teferruatını göremedim, kim bilir daha ne güzel görüntüler vardı, bayraklar, klakson sesleri... Hele  “bir çift” , parmaklarını sımsıkı birbirlerine geçirmişler öyle dikiliyorlardı. Bu ne güzel bir heyecandır, bir sevinç, bir sevgidir. Siz bunu mu yasaklayacaktınız? Halk Atatürkçülüğe yapılan saldırıları işte böyle yeniyor.

Yazarın Diğer Yazıları