Plan yapmayın plan tutmaz Karadeniz'de

İsrafil K.KUMBASAR
Bizde varken bu duruş, emiceniz olsa Bush
Alayınız beş kuruş, etmez Karadeniz’de
Anladık var öcünüz, belli kuyruk acınız
Kargaşaya gücünüz, yetmez Karadeniz’de
Biri, sevgili milletini uyarmak için destanlar haykıran bir gönül ozanı.
Diğeri, aynı zamanda mangal gibi yürek taşıyan gerçek bir halk sanatçısı.
Türk milliyetçiliğinin Dede Korkut’u Ozan Arif, Karadeniz bölgesinde oynanan oyunlara, ‘emperyalist’ ve ‘bölücü’ hedeflere dikkat çekmek için bir şiir yazıyor.
Karadeniz’in medar-ı iftiharı İsmail Türüt, tehditlere karşı bölge halkını bilinçlendirmek amacıyla, o şiiri besteleyip yeni albümüne koyuyor.
Durumdan vazife çıkaran bir vatandaş, parçaya kendi kafasına göre bir klip yapıp Sanalağ’da (Internet) yayın yapan ‘YouTube’ isimli siteye veriyor.
Klip, o güne kadar ‘fikir ve düşünce özgürlüğü’ adına ortalığı ayağa kaldıran ‘insan’ suretindeki bir takım ‘faşist’ yaratıkları çılgına çevirmeye yetiyor.
İşbirliği içerisinde oldukları iktidardan cesaret alarak, ‘müslüman’ mahallesinde ‘salyangoz’ satmayı alışkanlık haline getiren vatan hainleri, sanki aralarında söz birliği etmişçesine topyekun saldırıya geçiyorlar.
Eşi benzeri görülmemiş bir ‘linç’ kampanyası başlatıyorlar.

* * *

“Hepimiz Ermeniyiz” sloganı ile hareket eden ihanet çetelerinin mensupları, yazdıkları yazılarda, çıktıkları tv programlarında bir taraftan Ozan Arif ve İsmail Türüt’e ‘iftira’ ve ‘hakaret’ yağdırırken, diğer taraftan  Hrant Dink’in katil zanlılarını övdüklerini iddia ederek, savcıları harekete geçmeye çağırıyorlar.
Kampanya sonunda netice veriyor.
Ozan Arif ve İsmail Türüt hakkında, “suç ve suçluyu övmek”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlarını işledikleri gerekçesiyle dava açılıyor.
İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, neredeyse üç yıl sürüyor.
“Türk ve İslam güneşi batmaz Karadeniz’de” diyen herkesi ‘sindirmek’, ‘susturmak’, ‘baskı altına almak’ isteyen işbirlikçi teslimiyet iktidarının bu uzamada herhangi bir rolü var mıdır bilinmez.
Ancak, davayı sonuçlandıran hakim, ‘her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından’ dolayı Ozan Arif ve İsmail Türüt için beraat karar verdi.

* * *

Demek ki bu ülkede, ‘adil’ ve ‘bağımsız’ hareket eden hakimler varmış.
Ozan Arif ve İsmail Türüt, kendilerini ‘yargısız infaza’ tabi tutan vatan hainlerinin bütün çabalarına rağmen, yargılandıkları mahkeme tarafından suçsuz bulundu.
Fırsattan yararlanıp onlara hakaret eden ‘havası’ alınmış yaratıklar ise, hem ‘adli para cezasına’, hem de ‘tazminata’ mahkum edildi.
“Şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” diyen Ozan Arif, milletine ihanet edenlere karşı mücadelesine aynen devam edecek.
“Entel dantel geçinenler şimdi ne yazacaklar” diye merak eden İsmail Türüt de türkülerini daha büyük coşku içerisinde söyleyecek
Peki ya bir bardak suda fırtınalar koparıp, onları mahkum ettirmek isteyen sözde ‘özgürlük’ havarileri, “Vatan sevgisini katillikle karıştırıyorlar” diye manşetler atan sözde İslamcı paçavralar, acaba hiç utanmayacaklar mı?
 Diyorlar ki sus sus sus,
 Susmam, susmam, susmam ben.
 Varken bunca namussuz,
 Susmam, susmam, susmam ben.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş