Politik reyting ve Ordu

Haydar ÇAKMAK

AKP 2002’de iktidara geldiğinde Ordu, yargı, üniversiteler ve YÖK gibi kuruluşların anti demokratik, basının, aydınların, ulusalcıların ve milliyetçilerin darbeci, Cumhuriyetin ve Atatürk ilkelerinin insan haklarını ve özgürlükleri kısıtlayıcı, Laikliğin yanlış bilindiği, Laikliğin doğru tarifinin kendilerinde olduğu gibi alışık olmadığımız bir söylevle tanıştık. Ancak ne hikmetse bu söylev dokuz yıldır bitmedi ve hâlâ devam ediyor. Oysa ki yargı, basın, YÖK ve üniversiteleri kendilerine benzettiler. Kravat takan imamlar devletin bağrına yerleştiler. Ama ne menem iştir hâlâ mutlu değiller, hedefleri de çok net değil, nerede duracaklar, Türkiye’yi hangi çizgiye taşıyacaklar gerçekten bilemiyoruz ve endişe ediyoruz. Bizi en çok rahatsız eden olaylardan birisi de Orduya vur ve oy al inancıdır. Türk Ordusuna saldırana oy veren gerçekten Türk müdür? Medeni ve demokrat ülkelerde kendi ordularına saldırıp da iktidara gelen bir siyasi heyet bilmiyoruz, Türkler niçin istisna oluşturuyor anlamıyoruz.
AKP’liler Orduya sataşan CHP’lileri mahkemeye verdiler. Herhalde AKP’liler Orduyu sevdikleri için sataşanları cezalandırıyorlar diyemeyiz. Kendilerine iktidarın kapısını açan mucizevi bir politik enstrümanı ellerinden alacakları korkusu olsa gerek, zira orduyu aşağılamak Türklerin nezdinde politik reyting yaptığına göre AKP panikledi, bu ordu karşıtlığı önce CHP, arkasından MHP’ye sirayet ederse iktidarın ellerinden gideceği korkusu sarmıştır. Ya da söylendiğine göre halkı çözen AKP’liler şimdi de halkın orduya destek verenlere oy vereceğini anlamış olurlar ve bu nedenle de orduya arka çıkıyorlar olabilirler. AKP’nin ne yaptığını biz Türklerin çözmesi mümkün değildir. Ama Türkiyeliler AKP’yi kesin anlıyorlardır. Zira Cumhuriyetin değerlerine saygısızlık, Atatürk’e kin ve nefret, silahlı kuvvetlere saldırıyı bağışlamamız mümkün değildir. Türklerin ve Cumhuriyetin seksen yıllık birikimine saygı duymayan bir siyasi heyet bizden olamaz. Hangi siyasi grup olursa olsun yoksulların yoksuzluğu, dindarların dini, hainlerin ihaneti, liboşların fırıldağı, Kürtlerin ayrımcılığı, azınlıkların tarihi beklentisi, Türklerin cehaleti ve salaklığı üzerine plan yaparsa yapsın gayet tabii ki iktidar olur. Makyavelist felsefe (hedefe varmak için her yol mübah) daha çok düzensiz ve oturmamış rejim ve yönetimlerde başarılı olur.
Biran düşününüz ki Türkiye’de askerliğini yapmayan, vergi vermeyen, devletten sosyal yardım alan ve üniversite mezunu olmayan vatandaşların oy verme hakkı olmayacak. Bu şartlarda kesinlikle başbakan Erdoğan amacına ulaşır, zira gerçekten Türkiye’de sadece iki parti siyasi hayatta kalabilir. Sayın başbakan yürekli bir adam, bu yiğitliği yani yukarıda sözünü ettiğimiz durumu yasalaştırır. Bu küçük iyiliği de biz Türklerden esirgememesi gerekir.
 Haziran ayında genel seçimler var. AKP yönetimi kendilerini desteklemeyen insanlar üzerinde baskı yapıyor ve yaşama hakkı tanımıyor. Devletin bütün imkanlarını yandaşlarına veriyor. Muhaliflere karşı kıskaç ve yıldırma politikası uyguluyor. AKP iktidarı Türkleri yordu. Ne kadar milli değerler ve sorunlar varsa hepsi bir kenara itildi. 200 milyonluk Arap dünyasının sempatisini toplamayı bilen başbakan 200 binlik Kıbrıs Türk halkının sempatisini toplayamadı. Arapların ve İranlıların yarasına merhemle giden başbakan Ermenistan ve Kıbrıs konusunda ne hikmetse hep taviz verme ve yarayı deşme peşindedir.
Yahudiler tarafından yerlerinden edilen Filistinliler için göz yaşı döküp paralar toplamak için seferber olan dinciler ne hikmetse Ermeniler tarafından kendi yurtlarından sürülen Karabağ’daki Müslüman Türklerin dramını ağızlarına bile almazlar.
Dünya’nın dengesi henüz tam anlamıyla oturmadı. Güçlü bir ordu, sağlam bir ekonomi, yurt sever bir yönetim ve ideolojik olmayan bir dış politika sorunların çözümünde olmazsa olmaz koşuldur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş