Poşet çarkını kıramadık

A+A-
Ergun KAFTANCI

DÜNYA günlük hayatta, plastik kullanmaktan kaçınıyor... ABD'de uzun zamandır marketlerde ve diğer dükkânlarla mağazalarda, plastikten üretilmiş poşetler kullanılmıyor; bunların yerini kâğıt ve karton torbalar almış durumda... Marketler, bakkal ve bayiler alışveriş yapanların seçtikleri ürünleri kesekağıtlarına koyarak veriyor. Keza giyim mağazaları da kâğıt ve kartondan imal edilmiş torbalar kullanıyor.Pet şişelere konulan bazı sulu ürünler de bir süredir yerlerini cam şişelere bıraktı. İçecekler, domates suları, ketçap ve mayonez gibi ürünler ya tüplere konuyor, ya da cam kavanozlara. Markalı içecekler, mesela kolalar eskisi gibi özel üretilen kutularda satılıyor.

     * * *

     Poşet ve plastikten üretilen malzeme kullanımından AB üyesi ülkeler de vazgeçmenin arefesinde...

     Başı Fransa çekiyor... Ülkede poşetin yerini kâğıt ambalaj ürünleri almak üzere... Orada da ABD'deki gibi, gıda maddelerinin plastik malzemeden yapılan ambalajlarla satılmasına yasak geliyor.

     Fransızlar daha ileri giderek plastik tabak, çatal kaşık bıçak, saklama kabı, kepçe ve servis kaşığı gibi mutfak gereçlerinin de satışını yasakladı. Fransızlar bundan böyle pikniğe gittiklerinde kartondan üretilen tabak, çatak kaşık bıçak kullanacak...

          * * *

     Bizde ise durum bildiğiniz gibi; pazar yerleri gibi marketlerde de, bakkal ve manavlarda da poşet kullanımı devam ediyor... Ürünleri plastik kaplarda saklıyoruz. Hazır gıdaları bile plastik kaplara koyup satıyorlar.. Acı olan, bu ürünleri üretenler büyük firma ve hemen hepsi, tercih edilen marka...

     * * *

     Bir tarihte gazeteci ve spiker arkadaşım Nurbanu Molla ile radyoda program yapıyorduk. Bir yayında dinleyicilerimizi poşet yerine file kullanmaya çağırdık... Özellikle hanımları klasik pazar filesi ve kesekağıdı kullanmaya özendirmek istedik ama başaramadık. Bazı dinleyicilerimiz destek vermedi değil, fakat "İşiniz gücünüz mü yok da poşetle uğraşıyorsunuz" diyenler de çıktı... Onlar galiba poşet üreticileriydi... 

     Anlayacağınız poşet çarkını kıramadık!

 

***

 

Son pişmanlık fayda eder mi?

--------

     Yakalanan basıyor "Gamatayı"...

     Gamata argoda yaygara anlamında:

     -Allah FETÖ'cülerin belasını versin...

     Ya da:

     -Vatan hainlerine lanet olsun, gebersinler...

     "Sürüm sürüm sürünsünler" diyenler bile var...

     İblisin yeğeniyle evli olan FETÖ'cü de Fransa'ya kaçmak isterken havaalanında yakalandı. İblisi göstermelik lanetleyenlerden biri de o...

     Sorgulanıyor, herhalde ona da cezaevinin yolu gözükecek...

     * * *

     Pişmanlık beyan eden asker sivil bütün hainlerin amacı, yasadan yararlanarak az cezayla kurtulmak.

     "Pişmanım, bunların vatan haini olduğunu bilmiyordum, bilseydim çoktan aralarından ayrılırdım" diyenlerden birinin bile lafında samimiyet aramayın...

     Hepsi, polisi, savcıyı ve yargıcı nasıl kandırırım ayağında...

     İblisin devleti hedef aldığını göremeyenleri ve görmek istemeyenleri pişmanlık da kurtaramayacak.

     Vatana ihanet, mutlaka cezalandırmayı gerektiren bir suçtur, pişmanlıkla, şişmanlıkla filan geçiştirilemez!

     * * *

 Demiştim, tekrarlıyorum

----------------------------------------

     LÂFIMDAN dönecek değilim. Beşiktaş'ın bu sezon hem ligde, hem Avrupa Kupası'nda üstün başarı göstermesi lâzım.

     Aksi halde gönül verdiğim Kartal'ı başarısız kılanlar hakkında acımadan eleştiriler yapacağım...

     Demiştim, tekrarlıyorum...

     * * *

     Benfica maçından sonra "Olmasa da olur" dediğim futbolculara ek olarak Quaresma için de "Hiç olmasa da olur" diye yazmıştım...

     Akhisar maçında gördük; hiç olmasa da olur şeklindeki değerlendirmemizi berbat oyunuyla adeta doğruladı...

     Olmasa da olur dediklerimden biri de Aboubakar'dı...

     Benfica maçında Cenk'i kesti ama fazla bir varlık da gösteremedi...

     Adam sıradan bir futbolcu gibi geldi bana...

     * * *

     Değerli vekilimiz İlhan Kesici konuya ilişkin bir ileti yollamış, Aboubakar adının Ebubekir olarak kullanılmasının doğru olacağını hatırlatmış...

     Elbet de değerli dostumu kıracak değilim, başımla beraber dedim ama Ebubekir diyemedim. Çünkü adı Vincent Aboubakar, herhalde Müslüman değil, büyük ihtimal Hıristiyan. Ebubekir demem herhalde yakışmaz diye düşündüm...

     Okurlarımın ve değerli dostum Kesici'nin affına sığınarak saygıyla arz ediyorum... 

 

KOCAMAN SÖZLER

----------------------------------------

     AKILLI adam aklını kullanır. Daha akıllı adam, başkalarının da aklını kullanır. (Bernard Shaw)

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları